Türkiye'nin en iyi haber sitesi

HAŞMET BABAOĞLU

Baştan başlamak için fırsat

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Ne yapacağız?
Kendimize yalan mı söyleyeceğiz?
Modern insanın kazanma tutkusunu görmezden mi geleceğiz?
Sistem içinde kazananlar ile kaybedenler arasındaki uçurumun rahatsız edici biçimde büyüdüğünü görmezden gelebilir miyiz?
Ne kadar parıltılı laflar edersek edelim, işin esası tokat gibi çarpıyor yüzümüze...
Nedir o?
Yoluna köle olduğumuz kapitalizm kanaatkârlıktan nefret eder, tamahkârlığı kışkırtır ve "inanç"la (en güçlü ve geniş anlamıyla gelenekle) kavgası da budur.
Yaşadığımız şokun en derin yeri burasıdır...

***

Niye yazıya böyle girdim?
Çünkü artık bu meseleler gündeme geldiğinde hızla savuşturmak yerine konuşmak zorundayız, kaçamayız...
Gündelik hayatımızı teslim ettiğimiz hoyrat yarışma ve sömürü düzeninin bir geleceği kalmadı...

***

Fakat...
Her şeyden önce bu sistem içinde adaletin, bu sistem içinde iktisadi "denge"nin, bu sistem içinde sade insan ile yönetici sınıfı barıştırmanın yollarını aramayı öne almak gerekiyor.
Türkiye tam bu işin peşine düşmüştü ki...
Birden fon kriziyle karşı karşıya geldik.
Bana hiç spontane ve masum bir finans krizi gibi gelmiyor yaşadıklarımız...
Lakin madem bu tokadı yedik...
O hâlde bize özgü "çarpık çurpuk" finans-kapital düzeniyle artık kalıcı biçimde hesaplaşmak zorundayız...

***

Ben ekonomi veya finans uzmanı bir yazar değilim...
Bu alanda uzman arkadaşlardan kıvırmadan, lafı dolandırmadan haftalar boyu sürecek yorumlar, tahliller bekliyorum.
Bana gelince...
Ben insana ve topluma bakarım...
Kapitalizmin yıkıcı yanlarıyla kavga etmenin kolay olmadığını biliyorum...
Hele günümüzün tüketim toplumunda sade insanın acıklı durumunu inkâr edebilir miyiz?
Ama durum böyle diye...
Sistemin "namussuz" ve yıkıcı yönleriyle hem siyaseten hem de kültürel açıdan kavgayı bırakmak doğru olur mu?
Zengin bir ulus olalım, tamam ama aynı zamanda adil bir toplum da olalım...
Şimdi baştan başlamanın zamanı...
Sistemin dayatmalarını değil, ihtiyaçlarımızı savunmak için...
Açgözlüleri değil, kendi hâlindeki halkı koruyup kollayan bir düzen için yapılacaklar var...

***


NOT DEFTERİ
Dünyanın sonbaharı, insana mevsimlerin kısalan günlerini değil, hakikatin kısalan ömrünü haber verir. (ADEM İNCE / Dünyanın Sonbaharı)

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA