Öğretmenden bütün velilere mesaj:
"Kıymetli veliler, sizlerden bir ricam olacak...
Kız, erkek fark etmeksizin inanılmaz bir konuşma ve davranış bozuklukları ortamı var sınıfta...
Saygısızlık had safhada!
Birbirlerine karşı da çok saygısızlar.
Bu süreç benim için çok yıpratıcı olmaya başladı...
Benim işim öğrencilere çekidüzen vermekten çok ders anlatmak olsun istiyorum.
Böyle devam ederse, başka önlemler almak zorunda kalacağım. Desteklerinizi bekliyorum."
***
Bu ve benzeri mesajlara hiç şaşırmıyorum...
Eski öğretmenlerin hiç bilmedikleri problemler var artık...
Eskiler "Şu çocuk yaramaz, bu çocuk uslu" der, öğrencilerini kafasına göre tasnif eder ve yoluna devam ederdi...
Şimdi çocukların hiçbiri "uslu" değil...
Yaramazlıklar çeşit çeşit...
En önemlisi...
Küçücük çocuklarda bile
DERİN HUZURSUZLUKLAR var...
Ne öğretmenlik kurumu hazır bu yeni duruma ne de eğitim sistemi...
***
Bir...
Patırtılı aile ortamlarından patırtısız çocuk çıkar mı?
İki...
Toplumun yaşça küçük kesiminde hızla artan
hiperaktivite ve odaklanma sorunlarını bir türlü ciddiye almıyoruz.
Üç...
Babalar ilginç...
Ortalıkta ne yapacağını (hatta elini kolunu nereye koyacağını) bilemeyen, canı fena hâlde sıkılan, bir işi gücü olmasa ortalığı ayağa kaldıracak genç babalar görüyorum...
Onların çocuklarından sınıfta sükûnet beklemek mümkün mü?
Bağırıp çağırmak, dayılanmak, itişmeyi eğlence saymak...
Ön planda olan davranış kalıbı bunlar...
Dört...
Demode eğitim (okul) sistemi yeni çocuklarla baş edebilir mi? Cevabı biliyorsunuz aslında...
***
Bir ilkokulun bahçesindeyim...
Dersler bitti, zil çaldı.
Önce birinci sınıflar çıkıyor...
Anneler çok yorgun; birbirlerini görünce azıcık laflamaya çalışıyorlar ama hâlleri yok.
Dikkatimi çekiyor.
Oğlanlar bahçede gördükleri bütün kedilere saldırıyor, tekme atıyor, bağırıyorlar.
Kızlar da annelerinin itirazına rağmen eve gitmeden önce okul bahçesindeki kedileri sevmek istiyorlar.
Geleceğin toplumunun ayrışma çizgileri şimdiden belirginleşiyor...
***
Bu yazdıklarım bir başlangıç olsun...
Hem şu uzun zamandır horladığımız konuyu; sevgi meselelerini de konuşalım...
Sevgisizliği yani...
***
NOT DEFTERİ
Geçmişin yabancı bir ülke olduğunu yazıyorlar. Saçmalık. Geçmiş benim vatanım. Gelecek, yabancı yüzlerle dolu yabancı bir ülke, oraya adım atmam. (G. GOSPODINOV / Ve Her Şey Aya Büründü)