Türkiye'nin en iyi haber sitesi

DİLEK GÜNGÖR

Fon krizinden çıkarılacak dersler…

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Fon mağdurlarıyla ilgili krizin çözümü için devletin en üst kademesi devreye girdi. Malumunuz, dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Ankara'da Külliye'de bir toplantı yapıldı. Toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in yanı sıra SPK, BDDK, Borsa İstanbul, Takasbank, MKK, Emlak Katılım yetkilileri katıldı. Toplantının ilk bölümü yaklaşık 3 saat sürdü. Erdoğan tek tek ekonomi bürokratlarından yaşanan sıkıntıyı dinledi. Daha sonra toplantı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında devam etti.
Beştepe'den partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'na geçen Erdoğan, fon kriziyle ilgili yol haritasını belirlediklerini, bir kurul oluşturduklarını, Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirdiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı'nın şu sözleri de parti kurmayları açısından kritikti: "AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmiyle müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez. O aklığına leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın, adının yeni olması, eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye haksızlık ve vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanlarla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksüren varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin." Cumhurbaşkanı Erdoğan, sermaye piyasalarının çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacağına işaret etti.
Belli ki, hükümet kararlı… Bu kriz, Türkiye açısından bir fırsatı da beraberinde getirebilir. Uzun vadede sermaye piyasalarının daha şeffaf ve güçlü bir yapıya kavuşturulması açısından bir ders niteliği taşıyabilir. Mevzuatların eksik tarafları giderilebilir. Şeffaflık daha fazla yabancı yatırımcının Türk sermaye piyasalarına girişinin önünü açabilir.
Gelelim ne dersi alınacağına…
Yaklaşık 1 yıl önce gündeme getirmiştim. SPK, borsadaki manipülasyonlar konusunda yavaş hareket ediyor. Bence SPK Kanunu'nda bir değişiklik yapılması fon krizinden sonra daha da elzem hale geldi. Borsada piyasa bozucu durumlarla ilgili Cumhuriyet Başsavcılıkları'na resen soruşturma yetkisini tanıyacak bir yasal düzenlemenin ivedilikle çıkarılması gerekiyor.
Hatırlayın, fon soruşturması sırasında Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Yarız hakkında, 26 Şubat 2025'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından SPK'ya gönderilen müzekkere ortaya çıkmıştı. Yazıda, Yarız'ın Katılımevim, Birleşim Grup Enerji ve Mopaş hisselerindeki işlemlerine ilişkin iddiaların ayrıntılı araştırılması istenmişti. SPK'dan raporlar beklenmişti.
Çünkü, sermaye piyasası suçları, "özel dava şartına" tabi. Bu suçlar hakkında Cumhuriyet Savcıları doğrudan soruşturma başlatamıyor. Soruşturma açılabilmesi için SPK'nın Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazılı başvuruda bulunması zorunlu. Soruşturma, SPK uzmanlarınca hazırlanan teknik bir "Denetim Raporu" üzerinden yürütülüyor.
Cumhuriyet Başsavcılıkları'na yetki tartışması fon soruşturması öncesinde de ekonomi çevrelerinde tartışılan bir durumdu. O zaman Cumhuriyet Başsavcılıkları'na bu yetkinin verilmesinin sakıncalı olduğu, piyasada müdahale algısı oluşturabileceği, yatırımcıların ürkebileceği ekonomi yönetimi tarafından dile getirilmişti. Ancak bugün yaşadığımız fon krizi böyle bir düzenlemenin gerekliliğini bize gösteriyor.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA