Türkiye bu konuyu konuşuyor...
Diyarbakır'daydım... Yanık Çarşı'da, Suriçi'nde, lokantada, Hasan Paşa Hanı'nda herkesin dilinde aynı konu:
"Bir cemaat liderine operasyon... 1 milyar 340 milyon lira değerinde 200 külçe altın... Tutuklamalar... Şirketler... 100 milyar liranın üzerinde yurtdışına kaçırılan para hareketleri... Ruhsatsız silahlar... Kasalardan çıkan deste deste paralar."
İnsanlar birbirlerine soruyor: "Neler oluyor?"
***
'Hay atana rahmet'
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in televizyon ekranında söyledikleri çok değerli:
"İnanç ve dini değerler, hiçbir şekilde suç faaliyetlerinin aracı veya kalkanı haline getirilemez. Devletimiz, hukukun açıkça suç saydığı eylemlerle mücadelede kararlı olduğu gibi, vatandaşlarımızın inanç ve ibadet özgürlüğünü koruma konusunda da aynı kararlılığını sürdürmektedir."
Televizyon izliyorduk... Diyarbakır'da... Doktor, gazeteci, avukat, iş insanı, turizmci... Kalabalıktık.
Az ötemizde oturan gruptan biri sesini yükseltti: "Hay atana rahmetAdalet Bakanı."
***
Çok mu çok
Türkiye... Büyük bir ülke... İl sayısı 81. Tarikat, cemaat, dini grup, dini dernek, dini vakıf ve şirket sayısı ise... İl sayısının kat kat üzerinde.
Din... İslam... Kuran kursu... Manevi iklim... Hadis... Eğitim eksenli çalışan... Çok.
Para... Güç... Siyasette etkili olma peşinde koşan da çok mu çok.
***
Bir Türkiye gerçeği
Tarikatlar... Cemaatler... Din eksenli yapılanmalar... Bir Türkiye gerçeği. Ankara'nın Batı'sında da var, Doğu'sunda da.
İstanbul'da da var... Siirt, Kütahya, Trabzon, Bursa, Antalya, Şırnak, Bingöl, Ağrı, Niğde, Şanlıurfa, Diyarbakır, Batman'da da.
Siyasette de var, ticarette de.
Sağlık sektöründe... İnşaat sektöründe... Lojistikte, tekstilde... Her yerde.
"Yok" diyen parmağını kaldırsın.
***
STK... Nedir, ne değildir?
Sendikalar... Gönüllülük esasına katılımı gerektiren kuruluşlar... Sivil toplum kuruluşlarıdır.
Meslek odaları... Tıp olsun, ticaret olsun, mühendislik olsun... Üye olmak zorundasınız... Yasal zorunluktur... Aksi halde görev yapamazsınız.
Ve bu kuruluşlar sivil toplum kuruluşu değildir.
Siyaset bilimi bunu söylüyor.
Ama bizde... Bilim kimin umurunda?
Ağız alışkanlığı... Barolara da STK diyoruz, mimar/mühendislik odalarına da... Bütün meslek odalarına da.
Sözü din/tarikat/cemaat yapılanmalarına getireceğiz.
1. Katılım yasal bir mecburiyet midir? Hayır... Öyleyse... Siyaset bilimine göre bir sivil toplum örgütlenmesidir.
2. Siyasi bir baskı grubu mudur? Evet... Tarikat ve cemaat mensupları -ki içlerinde lider konumunda olanlar var- her ama her dönemde, çeşitli siyasi partilerden milletvekili olarak Meclis'e girmediler mi?
3. İçlerinde... Parti büyüğü olan, hatta bakan bile olanlar yok mu?
"Yalan" diyen parmağını kaldırsın.
***
Tek örnek... Yeter mi?
Sakın ha sakın... O siyasi parti, bu parti, şu parti... Hiç kimse, "Bizbu işlerin hiç içinde olmadık" demesin.
Parti parti, isim isim yazmaya kalksak yerimiz yetmez. Gereği de yok.
Ama dostumuz, arkadaşımız olan isimden... Kariyerinde gazetecilik ve yayıncılık da olan... CHP Ankara İl Başkanlığı, CHP Ankara Milletvekilliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekilliği yapan Yılmaz Ateş...
Bir televizyon programında... "CHP" ile "FETÖ" sözünü aynı cümle içinde kullanmıştı ve... Savunması bile alınmadan CHP'den ihraç edilivermişti.
Yılmaz Ateş... Allah sağlıklı ömür versin... Hayatta.
Onu ihraç edenler... Hayattalar.
Var mı itirazı olan? Var mı "Hayır, böyle bir olay yaşanmadı" diyen?
***
'Yaşa... Varol'
Diyarbakır'dan söz etmiştik... Yanık Çarşı'da esnafla sohbetteydik.
İçlerinden biri... "Dinleyin" dedi. Ve cep telefonundan... X'ten... Okumaya başladı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in paylaşımı:
"Türkiye Cumhuriyeti Devleti, suç örgütleri ve çetelerle mücadelesini, kim olduklarına veya hangi kisve altında faaliyet gösterdiklerine bakılmaksızın, hukuk devleti ilkeleri çerçevesi içinde kararlılıkla sürdürecektir."
Bir alkış koptu... "Yaşa... Varol" sözleri.
Bakan Akın Gürlek ile tanışıklığımız olsa... Cep telefonunu bilsek... Arayacaktık... Yanık Çarşı esnafıyla konuşturacaktık.
***
Ahtapotun kolları
Adına ne derseniz deyin... Bu yapılanmaların içinde şirketler de var... Hem de ne şirketler... Holdingler.
Bir kısmı adı bilinen... Vergi ödemede ilk 100 arasına giren... Markalaşmış şirketlerden/holdinglerden çok daha büyük.
İstihdam ettikleri işçi/beyaz yakalı sayısı en büyüklerle yarışır durumda.
Elleri kolları her yere uzanıyor... Amerika'ya... Avrupa'ya... Asya'daki Türk coğrafyasına.
Koruyanı, kollayanı... Avukatı... Çok mu çok.
İçimizde de çok... Dışımızda da.
***
Merak ediyoruz
Türkiye'de 208 üniversite mevcut... 129'u devlet üniversitesi.
Merak ediyoruz... Soruyoruz: Kaç üniversitemizde... Kaç araştırma enstitümüzde... Din ve siyaset üzerine... Din ve para ilişkileri hakkında... Kaç sosyolojik araştırma var?
Amerika-Stanford Üniversitesi'nde... Almanya-Hamburg Ortadoğu Araştırmalar Merkezi'nde, Türkiyeile ilgili böyle araştırmalar olduğunu biliyorum... Gittim... Gördüm...Uzmanlarıyla konuştum... Defalarca yazdım.
Almanya'da... Siyasi partilerin vakıfları... Araştırma merkezleri var. Araştırıyorlar... Raporlar yazıyorlar.
Ya bizde?
***
Yakın tarihten bir yaprak
Almanya'da... Almanya hükümetinin finanse ettiği bir merkez var: Türkiye Araştırmalar Merkezi.
2000 yılında bir araştırma yapmıştı... Almanya hükümetinin isteğiyle... Konu başlığı... "Yeşil sermaye" ile ilgili.
2001... Rapor, Alman hükümetine sunuldu... 201 sayfa.
Almanya... Bu raporu dönemin Türk hükümetine yollamıştı... Tepki sıfır.
10 defa yazdım... "Türkler soyuluyor" diye.
Meclis'imizde Almanya kökenli milletvekillerimiz var... İyi bilirler.
O dönemde bir "yeşil sermaye" olayı vardı... Ve Avrupa'daki Türk işçileri, yüksek kâr vaadiyle dolandırılmıştı... Milyarlarca euro.
Aradan çeyrek asır geçti... Dini duyguları istismar ederek dolandırıcılığa devam eden edene.
***
Nokta
Adalet Bakanı Akın Gürlek'i kutluyoruz... İşi zor... Allah yardımcısı olsun.
Teşekkür ediyoruz...
"Devletimiz, hukukun açıkça suç saydığı eylemlerle mücadelede kararlı olduğu gibi, vatandaşlarımızın inanç ve ibadet özgürlüğünü koruma konusunda da aynı kararlılığını sürdürmektedir" dediği için.