Türkiye'nin en iyi haber sitesi

OKAN MÜDERRİSOĞLU

‘Paranın doyum noktası’ yoktur!

Yaşadığımız fon hadisesinin (kriz değil, skandalın) idari, teknik, hukuki yönleri derinlemesine tartışılıyor. Burada dikkat edilmesi gereken husus, "mış veya miş" ile başlayan, kulaktan kulağa yayılan söylentilerin bir süre sonra "doğru kabul edilmesi" riskidir!
Meselenin okuyucuya fantastik gelebilecek başlıklarına dair teyide muhtaç hususlar yok değil!
Bana göre, mühim olan birinci konu, siyasi iradenin olaya el koyması ve tavizsiz yaklaşması. İkincisi ise siyasete yük olmayacak şekilde, doğal ve mümkünse az gürültü tarzda birilerinin kenara çekilmeyi bilmesi!
Yaşanan bu sorun ne ilk muhtemelen ne de son olacak. Bize özgü de kalmayacak. Gelişmiş piyasalarda da görülen, büyük bedeller ödenen benzeri problemlerin tekrar etmemesi için, onlardaki tedbirleri aratmayan katı önlemler getirilecek.
Ben bu aşamada olayı, "İslami ve İnsani" çerçevede ele almayı da gerekli buluyorum.
Temel bilgilerimle, (uzmanlara saygımı eksik etmeden) ilkesel ve vazgeçilmez değerleri hatırlatmak istiyorum.
İslam hukukunda, "malın" bir amaca hizmet etmesi gerekir. Zira malın tüketim, depolama ve kullanım sınırı, "doyma noktası" vardır. Dinimizin, lüksü ve israfı yasaklaması da malın "ihtiyaçla sınırlanan" doğasından kaynaklanır.
"Para" ise soyut bir gücü ve sınırsız satın alma potansiyelini bünyesinde barındırır. Bu nedenle (ve maalesef) insan nefsinde bir doyma noktasına ulaşmaz! Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) bir hadisinde bu durumu şöyle özetlemiştir:
"Âdemoğlunun bir vadi dolusu altını olsa, bir ikincisini ister. Onun gözünü ancak toprak doyurur!"
Özetle...
Mal, insanı doyurabilir ama rakamlar yani para insanı en azından gözünü doyurmaz. Ekonomiyi; paranın sınırsız hırsı üzerine değil de insanın gerçek ihtiyaçları ve reel ekonomi üzerine kurma mücadelemizin özü de budur!

***

Güncel tabloya gelince...
Sermaye piyasalarında yatırımcılara uyarı niteliğinde bir kavram söz konusudur:
"Caveat Emptor!.."
"Gözünü aç, uyanık ol, aklını başına al, her şeye balıklama atlama! Risk senin üzerine kalır, zaten kalmalı da!"
Ama öte yandan...
Devlet dediğimiz organizasyon, her türlü hesapsız riskin, fahiş kazanç kurgusunun frenlenmesi, oyunu bozanlara kırmızı gösterilmesi, samimi tasarruf sahibi ile yatırımcının hak ve menfaatlerinin korunup kollanması, piyasaların düzgün ve adil işlemesi için vardır. Finansal sahada; çapraşık ilişkilerin kesilmesi, meşru beklentilerin karşılanması için kurumlara, yasayla düzenleyici ve denetleyici kapasite tanınması bundandır.
Özerk kurumların temel varlık sebebi de (finans, telekomünikasyon, enerji, rekabet gibi) hassas sektörlerde dışsal etkilerden uzak biçimde, rasyonel ve adil kurallarla piyasa istikrarını sağlamaları yükümlülüğüdür.
Kurumların özerkliklerini ve saygınlıklarını koruyabilmelerinin ve kamuoyu nezdinde ellerindeki yetkiyi hak etmelerinin yegâne yolu, aldıkları kararlarda sergiledikleri başarı ve tarafsızlıktır.
Bugün sermaye piyasalarımızın bir bölümü, kurumları ve oyuncuları (!) ile sınıfta kalmıştır!"
Neden? Çünkü günün sonunda "baş ağrısı baştakinindir!"
Yetki ve sorumluluk sahibi yönetsel makamlar, görevlerini ifa ederken ana yoldan sapan aktörleri vaktinde görerek, ellerindeki kamusal kudretini caydırıcı araçlarla kullanmak zorundadır.
Şayet varsa...
"Aman idare et", "Aman süre ver!", "Aman balon patlamasın!"türü muhtelif çağrılar ile...
"İlgilileri önce sözlü olarak uyardık", "Sonra, denetçi gönderdik", "Hatta, para cezası yazdık", "Nihayetinde, işlem yasağı uyguladık" silsilesi arasındaki bağ koptu mu... Geçmiş olsun!
Demem o ki...
Özel olarak düzenlenen alanlarda; milyonların kaderini, siyasetin dengelerini ilgilendirebilecek kişi ve olaylarda "gibi yapmak", "yapıyor gibi görünmek", "günü kurtarmak" kitlesel maliyet üretir.
Siyasetin, bürokrasinin ve onlarla yolu kesişen iş dünyasının hiç akıldan çıkarmaması gereken gerçeklik budur!"

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA