Türkiye'nin en iyi haber sitesi

NEBİ MİŞ

İç kırılganlıklara dış müdahaleler kolaylaşıyor

Sesli dinlemek için tıklayınız.

İspanya'da konut krizi üzerinden büyük kitle gösterileri gerçekleşti. Sokaklar karıştı. Parlamentoda, kiracılar lehine verilen yasa teklifleri reddedildi. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bu gösterilerin ardından "reformları hayata geçirmek ve elitlerin direncini aşabilmek" için erken seçim kararı aldı. İspanya, 29 Kasım'da seçime gidecek.
Fransa'da okullardaki bakımsızlık, yatırım eksiliği ve öğretmen açığı gibi olumsuzluklar nedeniyle ülkenin tüm büyük şehirlerinde gösteriler yapıldı. Geçtiğimiz hafta içinde Sarı Yelekliler de hayat pahalılığını protesto ettiler. Kamu binalarını yakıp yıktılar. Yedi ay sonra yapılacak seçimlere kadar bu tür eylemlerin sürmesi bekleniyor.
İspanya ve Fransa'da sorunu analiz eden bazı çevreler, mevcut öfkenin dolaşımını, büyüklük algısını ve siyasi yönünü kimlerin hangi araçlarla etkilediğini tartışıyor. Bu olayların arkasında, seçimleri etkilemeye dönük bir motivasyonla hareket eden olağan şüphelilerin bulunmasından endişe ediyorlar.
Dünya 2015'ten bu yana, sosyal medya algoritmaları üzerinden seçmenlerin nasıl manipüle edildiğini tartışıyor. Cambridge Analytica skandalı ile somut olarak tespit edilen müdahale biçimlerinden sonra birçok ülkede seçimlere dış güçlerin müdahale ettiği kabul edilen bir hakikat.
Özellikle teknolojik olarak müdahale yetkinliğine sahip ülkelerin, kendi politikalarına karşıt olarak gördükleri yönetimlere, liderlere ve siyasetçilere karşı toplumsal muhalefeti büyütmesi artık tartışmanın dışında. Bunların yapılması olağanlaştırılıyor.
Toplumun rahatsız olduğu olaylara tepki göstermesi ve protestoların haklı gerekçelerinin bulunması, bu protestoların dış müdahaleye kapalı olduğu anlamına gelmiyor. Bu bağlamdaki dış müdahaleler, çoğu kez mevcut krizlerin büyütülmesi ve hedefe konulan siyasi anlayışlara ve liderlere öfkenin yükseltilmesi şeklinde oluyor.
Bir hükümeti zayıflatmak isteyen müdahalecinin, hükümetin destekçilerin güvenini aşındırması, kararsızları siyasetten uzaklaştırması ve farklı şikayetleri ortak bir "yönetememe" anlatısında toplaması beklenenden daha etkili siyasi sonuçlar üretiyor. Fonlanan medya mecraları, sosyal medya içeriklerini ana akıma taşıyor.
Yapay zekâ ile birlikte, manipülasyon ve dezenformasyonun maliyeti azaldı. Çok hızlı ve etkili bir şekilde sonuç alınabiliyor. Yerel kullanıcı gibi görünen hesaplar, sentetik ses, görüntü ve otomatik yorumlar kolayca üretilebiliyor. Müdahaleciler, önce tepki toplayacak mesajları dolaşıma sokuyor, ardından da yine farklı hesaplardan aynı içeriklere tepki verdirerek kamuoyu oluşturabiliyor.
İspanya ve Fransa'daki son gösterilerden sonra, dış müdahale ihtimali ana akım medyada da tartışılmaya başlandı. Bilindiği gibi, İspanya Başbakanı Sanchez, Batı'da İsrail'in Filistin soykırımına ilk andan itibaren en fazla tepki veren liderlerden biriydi.
Pedro Sanchez, 31 Ağustos 2026'da medyaya verdiği bir mülakatta, Ceuta krizinden (Afrika'dan binlerce göçmenin aynı anda İspanya sınırına gelmesi) sonra, İsrail bağlantılı sosyal medya ağlarının uluslararası aşırı sağla birlikte dezenformasyonu büyüttüğünü söyledi. El Pais başta olmak üzere birçok ana akım medya mecrası, "Sanchez'in Gazze tutumu nedeniyle cezalandırılmaya" çalışıldığını yazdı.
Geçtiğimiz haziran ayında Fransız dijital dış müdahale izleme kurumu, İsrail'de konumlanan BlackCore ile bağlantılı dijital mecraların Filistin yanlısı siyasetçileri hedef aldığını tespit etti. Eğitim sorunları nedeniyle düzenlenen son protestoları ve Sarı Yelekliler'in bu protestolara katılmasıyla gerçekleşen büyük gösterileri de Macron'un BM konuşması ile ilişkilendirenler var.
Hatırlanacağı gibi Cumhurbaşkanı Macron, BM konuşmasında Gazze'deki insani durumu ve İsrail'in Batı Şeria'daki uygulamalarını eleştirmiş ve İsrail, bu konuşmaya sert tepki vermişti.
Büyük güçlerin kendi çıkarları için ülkelerin iç kırılganlıklarını kullanmaları yeni değil. Yapay zeka ve dijital mecralar müdahaleyi ucuzlattı ve hızlandırdı. Müdahalenin kaynağını somut delillerle tespit etmek de giderek zorlaşıyor.
Bu bağlamda, seçim güvenliğini manipülasyon ve dezenformasyona karşı korumak devletlerin önceliği olmalı. Devletlerin kapasitelerini ve toplumsal direncini bu konularda güçlendirmeleri gerekiyor. Bu, ülkemiz için de geçerli.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA