Türkiye'nin en iyi haber sitesi

AHMET ALEMDAR

Milli Gemi Ekosistemi ve Model Ülke Türkiye

Türkiye'nin çeşitli güvenlik birimlerinin ihtiyaçlarının milli tasarım ve yerli üretim ile karşılanması maksadıyla Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı'nın yıllara sari çalışmaları Mavi Vatan'da boy göstermektedir. Çok yakın bir geçmişte, Türk Deniz Kuvvetleri için inşa faaliyetleri tamamlanan, artık teslim edilme noktasına gelen İstif sınıfı fırkateynlerin birlikte seyir tecrübesi yaptığı görüldü. Üç farklı geminin aynı rotada buluştuğu tecrübe seyri Türkiye'nin askeri denizcilikte geldiğini konumu göstermektedir. Hızlı inşa ve donatımın yanı sıra planlanan takvimde kullanıcıya kazandırmak için yüksek eforlu test faaliyetleri devam etmektedir.

Türkiye'nin denizlerdeki hak ve menfaatlerini koruması için yurt dışından vaktiyle aldığı deniz platformları yerlerini yavaş yavaş Türk mühendislerinin eserlerine bırakmaktadır. Türk Deniz Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarına yönelik projeleri birer birer hayata geçiren Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB); askeri tersaneler, özel sektör ve alt yüklenicilerin kusursuz bir uyumla çalıştığı nitelikli ekosistem tesis etti. Milli tasarımların Türk tersanelerinde inşa edilerek Mavi Vatan'la, Türk Deniz Kuvvetleri ile buluştuğu yolculuk Türkiye'nin denizlerdeki caydırıcılığını artırırken, askeri gemi inşasında oluşturulan ekosistem küresel çapta "model ülke" tanımlamaları yapılmaktadır.

MİLLİ GEMİ'NİN ARKASINDAKİ İRADE

Türk Deniz Kuvvetlerinin modern harp gemileri ile donatılmasına yönelik çeşitli projeler günümüzde birer birer hayata geçirilmektedir. Henüz yirmi yıl öncesinde Türkiye'de askeri gemi inşası için neredeyse hiçbir ilginin olmadığını söylemek yanlış olmayacaktır. O günlerde birkaç kıymetli ismin bireysel çabaları ve dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sergilediği irade ile Türkiye'de ciddi işler başarıldı. Hayata geçirilen MİLGEM yani Milli Gemi projesi ile Türk Donanmasının önce yaşlanan korvet filosu takviye edildi. Bahse konu ADA sınıfı korvetler ile Türkiye, modern anlamda harp gemisini tasarlamak ve üretmek gibi çetrefilli bir yola girdi. Bireysel emeklerin ve siyasi iradenin etkili olduğu süreçte ilk gemi TCG Heybeliada (F-511), 2008 yılında denize indirildi ve 2011 yılında Türk Deniz Kuvvetlerine kazandırıldı. Takip eden süreçte aynı sınıfta üç gemi daha inşa edilerek Türk Donanmasına teslim edildi.

Türk mühendisinin, arkasında irade olunca neler başarabildiği İstif sınıfı fırkateyn projesinde tekrar gözler önüne serildi. MİLGEM projesinde ikinci aşamaya yani Türk Donanmasının fırkateyn filosunun milli tasarım ve yerli üretim gemilerle donatılması için süreç başladı. Sadece bugünün değil yarının harp ortamında, Mavi Vatan'ın bekçisi olacak İstif sınıfı olarak adlandırılan fırkateynlerde çok daha yüksek yerlilik hedeflendi. Türk savunma sanayii geçen süreçte hayata geçirdiği gerek gelişmiş radar ve sensör ürünleri gerekse dikey atım sistemi, gemisavar ve deniz topu gibi silah sistemleri İstif sınıflarında kendilerine yer buldu.

BİRLİKTE SEYİR TECRÜBESİ

MİLGEM tecrübesinin olgunluk evresi olarak ifade edebileceğimiz İstif sınıfı fırkateyn projesi, ekosistemin süreç yönetimi ve sivil tersanelerin kapasitesinin kullanımındaki yetkinliği göstermektedir. Projenin ilk gemisi TCG İstanbul'un 2021 yılında Mavi Vatan ile buluşmasının ardından 2024 yılında Türk Donanmasına teslim edildi. Takiben; TCG İzmir, TCG İçel ve TCG İzmit fırkateynlerinin eş zamanlı olarak üç farklı özel tersanede inşa edilerek kısa aralıklarla deniz indirildiler. Bunların yanı sıra dört farklı geminin daha inşa süreçleri devam etmektedir. Yedi geminin aynı anda inşasına yönelik bir proje yönetiminin başarıyla uygulanması dünyada eşine az rastlanacak türdendir.

SSB'nin öncülüğünde kurulan yapının seri üretim kabiliyeti, tedarik zincirindeki direnci ve organizasyonel mükemmeliyeti ispatlamaktadır. İstif sınıfında inşa edilen gemiler ve denize indirilme tarihleri ise sürecin başarısını tasdiklemektedir; TCG İzmir (F-516) – 10 Ocak 2025, TCG İzmit (F-517) – 11 Ocak 2025, TCG İçel (F-518) – 1 Eylül 2025, TCG Akdeniz (F-519) – 2 Şubat 2026, TCG Karadeniz (F-520) – 27 Temmuz 2026 (iki fırkateynin daha inşası devam ediyor).

MİLLİ GEMİ EKOSİSTEMİ GENİŞLEDİ

MİLGEM Projesinin günümüzdeki çeşitliliğinin temelinde devasa endüstriyel ekosisteme evrilmesi yatmaktadır. SSB; askeri dizayn ofislerinden elektronik sensör üreticilerine, silah sistemlerinden sivil gemi inşa sanayisine kadar yüzlerce paydaşı tek bir hedefte buluşturan "stratejik akıl" oldu. Ekosistemi besleyen bahse konu nitelikli yönetim anlayışı sayesinde Türkiye, modern savaş gemisi tasarımından inşasına ve yazılımına kadar tüm aşamaları kendi imkanlarıyla gerçekleştirebilen dünyadaki elit ülkeler arasında yerini aldı.

Türk Donanmasının ihtiyaç duyduğu istihbarat gemisinden açık deniz karakol gemilerine kadar MİLGEM ekosistemi genişlik kazandı. Halihazırda Milli hücumbot projesi hayata geçirilirken yine çok gelişmiş radar ve sensör sistemleri ile yine uzun menzilli taarruz ve hava savunma kabiliyetlerine sahip harp gemisi ihtiyacına yönelik TEPE sınıfı ortaya çıktı. Milli tasarım geminin yerli olarak inşası devam ederken MUGEM (Milli Uçak Gemisi) gibi yüksek değerli stratejik unsurun dünya denizlerindeki bekası ise MİLGEM Tepe Sınıfı Muhrip (eski adıyla TF-2000) projesiyle tamamlanmaktadır. MİLDEN yani Milli Denizaltı projesi yine milli tasarım yerli üretim olarak inşa faaliyetleri devam eden bir diğer kritik askeri denizcilik projesidir. Tüm bu MİLGEM ekosistemin platformları birbirinden bağımsız değil, birbirini destekleyen sistemler bütünü olarak yapılandırılmaktadır.

DENİZLERDE MODEL ÜLKE TÜRKİYE

Yirmi yıl evvel siyasi irade ve bireysel gayretlerinin sonucunda askeri denizcilikte 'bir şeyler' yapılmaya çalışılmaktaydı. Gelinen noktada ise sivil tersanelerin askeri gemi inşa faaliyetlerinde yer almak için birbirleriyle yarıştıkları görülmektedir. Sivil tersanelerin askeri gemi dizayn ve inşası için yatırımlar yapmaya yönelmesi sadece ekonomik faydanın değil, daha temelde Türk savunma sanayii ekosistemine olan inancın sonucudur. Bu gelişim de ülkemizin 'denizcilik ülkesi' sloganını desteklemektedir. Bu noktada Türk Deniz Kuvvetleri yanında yurt dışında da Türk tersanelerde üretilen gemilerin kullanıldığı bir dönemdeyiz. Halihazırda Türkiye'den gemi tedarik eden ve etmekte olan ülkelerden bazıları şöyle; Malezya, Ukrayna, Pakistan, Türkmenistan, Nijerya, Katar, Romanya…

Türkiye'nin savunma sanayiindeki uygulamaları göstermektedir ki, Mavi Vatan stratejisi yalnızca diplomatik bir harita mücadelesi değildir. Milli Teknoloji Hamlesiyle iç içe geçen; endüstriyel üretim, mühendislik kapasitesi ve ihracat boyutlarıyla çok yönlü bir politikadır. Halihazırda Türk tersanelerinde ihracat projeleri dahil elliden fazla geminin inşa ve donatımları eş zamanlı olarak devam etmektedir. Bu kabiliyette inşa ve donatım kabiliyeti dünyada birkaç ülkede bulunmaktadır. Son yirmi yılda kurulan bu ekosistem ile 2002 yılında yüzde 20'lerde olan yerlilik oranını, deniz platformlarında yüzde 80-85 bandına taşıdı. Yıllar boyu işlenen sistemde günümüzde 4 bini aşkın firma entegre olarak çalışmaktadır. Bu ekosistemi yöneten aklın niteliği, Türkiye'yi platform ithalatçısı ülkeden, küresel pazarda milyar dolarlık ihaleler kazanan model ülke noktasına taşımıştır.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA