YAZARLAR
EMRE AKÖZ
EMRE AKÖZ
Yazıyı Dinle
Bu haberin ses dosyası henüz hazır değil.
İletişim
Fax: 0212 354 36 19
SMS: EA yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder.
BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
Darbecileri sinir eden personel kompozisyonu
"ABD'de garsonluk yapar Türkiye'de burun kıvırır"

Darbecileri sinir eden personel kompozisyonu

Dönemin I. Ordu Komutanı Org. Çetin Doğan ve şürekâsı tarafından hazırlanan Balyoz Planı'ndaki bir bölüm beni "mutlu" etti:
Eğer Balyoz Harekâtı uygulanıp başarılı olsaymış... I. Ordu bölgesindeki 832 personelin Silahlı Kuvvetler ile ilişiği kesilecekmiş.
Darbeciler tam 77 sayfadan oluşan bir liste ile bu personeli saptamışlar. Öyle ki bu 832 kişi arasında kurmay subaylar da vardı.
"İnsanların onca yıl emek verdikleri bir kurumdan atılacak olması mı seni mutlu ediyor" diye soracaksınız.
Elbette ki hayır!
Beni mutlu eden ne biliyor musunuz?
Listedekilerin atılma sebepleri!
EK-C listesindeki personel atılma nedenleri, adlarının hemen karşısındaki "açıklama" başlıklı sütunda şöyle yazılı:
"İrticai görüşü benimser", "siyasal İslami görüşleri benimser ve destekler", "eşi çağdışı kıyafet giyer", "mesai saatlerinde namaz kılar", "aşırı milliyetçi partiye müzahir", "Kürt milliyetçiliği yapar", "eşi irtica eğilimlidir" ve benzeri...
Bu lafların ne anlama gayet iyi biliniyor: Adamcağız, Hz. Muhammet'i överse, "irticai görüşü benimsemiş" olur.
"Hükümet inşallah başarılı olur" derse, "siyasal İslam'ı desteklemiş" olur.
"Eşi türban takan subay" şeriatçıdır.
"Bence Kürtlerin hakları verilmeli" diyen, Kürt milliyetçisi damgasını yer; vs., vs...
Beni mutlu eden durum işte bu:
Onca çabaya karşın TSK hâlâ "tek sesli", "tek görüşlü" olmamış. Belli ki kurumun içinde Kemalizm'e yüz vermeyen birçok personel bulunuyor.
Bu insanların varlığı, darbeci zihniyete engeldir. "Ergenekoncular iktidarı ele geçirirse vah halimize" diyerek, çeşitli biçimlerde direnirler.
Baştan aşağıya darbeci Kemalistlerle dolu bir ordu, Türkiye'yi tarumar ederdi.
İyi ki durum bu değil.
Not: Komutan eşleri 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Anıtkabir'i ziyaret etmiş. Bu hanımlar, Osmanlı'da feminist dergi ve gazeteler yayınlandığını, Cumhuriyet'teki kadın hareketinin ise Kemalistlerce bastırıldığını herhalde bilmiyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Bir genç için ayda 1000 lira kötü para mı? ( 09.03.2010 )
Yüksek yargıcılar verdikleri sözden neden cayıyor? ( 07.03.2010 )
Karanlık geçmişle yüzleşmekten kimler korkar? ( 06.03.2010 )
Çarşaflayan çağdaşlık! ( 05.03.2010 )
'Askerci' kalemlere acımak mümkün mü? ( 04.03.2010 )
Bu kadar da uçulmaz ki! ( 03.03.2010 )
Postal civelekleriyle uğraşmaya değer mi? ( 28.02.2010 )
Çağın değiştiğini yüksek yargıya kim anlatacak? ( 27.02.2010 )
'Kurum darbecilerden temizlensin ucu bana dokunmasın' ( 26.02.2010 )
Vesayet bitmişmiş: Güldürmeyin lütfen ( 25.02.2010 )