Türkiye'nin en iyi haber sitesi
OKUR TEMSİLCİSİ İBRAHİM ALTAY

Gazeteciler ve mantık

Robot resim ile fotoğraf arasında nasıl bir fark vardır?
Kısaca söyleyelim: Robot resim teorik ve kurgusaldır. Ne kadar mükemmel çizilirse çizilsin, ancak bir model sunabilir. Anlamlı ya da anlamsız olarak değerlendirilebilir.
En fazla, benzerliğinden ya da benzemezliğinden söz edilebilir.
Doğruluğu ya da yanlışlığı iddia edilemez.
Oysa fotoğraf, bir model ya da hipotez değil, bir durum tasviridir.
Tanıyorsanız, o kişiye ait olup olmadığını söyleyebilirsiniz. Burada da unutmamanız gereken şudur:
Elinizdeki obje, o kişi değildir, onun fotoğrafıdır. Onun belli bir anda, belli bir açıdan çekilmiş görüntüsü.
Daha net bir ifadeyle söylemek gerekirse fotoğraf bir keşif, robot resim bir tahmindir. Gazetecinin görevi olanı keşfedip olduğu şekilde aksettirmektir; ona kendi hayal ve hafıza gücünü katmak değil.

Dil ve mantık ilişkisi

Kanaatimce, Türkiye'de gazeteciliğin en önemli sorunlarından biri: mantık nosyonu eksikliği. Bunu, okuduğumuz birçok haber ve yazıda görmek mümkün. Özellikle son günlerde...
Wittgenstein dil ile mantık arasındaki ilişkiye dikkat çekmişti.
Kendisine katılmak anlamında şunu söyleyebilirim: Bir dilin ve kültürün mantığı o dilin gramerine gizlenir.
Hatta mantık açısından değerlendirdiğimizde bir dilin içerisinde birden çok gramer gizlenir. Ve bu mesele sadece zamanlardan, ön eklerden ve son eklerden ibaret değildir.
2006 yılında kaybettiğimiz Dr.
Şakir Kocabaş, Türkiye'nin öncü yapay zekâ uzmanlarındandı. Bilgi organizasyonu, buluşların modellendirilmesi ve simülasyon konularında 20'den fazla makale yazdı.
Yayımlanmış üç kitabından biri mantıkla ilgili... Adı: İfadelerin Gramatik Ayrımı.
Bu kitabında ifadeleri şu başlıklar altında tasnif ediyor Kocabaş:
Hayali ifadeler, mecaz ve benzeşim ifadeleri, hal ifadeleri, tarih ifadeleri, teorik ifadeler, temel inanç ifadeleri... Kocabaş'ın tasnifinde başka ifade biçimlerine de yer verilmiş ama biz onlara girmeyeceğiz.
Derdimizi anlatmak için bu kadarı yeterli.

İfadelerin tasnifi
Hayali ifadeler derken masal, roman ve hikâye ifadelerinden söz ediyoruz. Doğruluklarını ya da yanlışlıklarını ispat etmek gereksiz...
"Keloğlan'ın başı gerçekten kel miydi" demek gibi.
Mecazlar ve benzeşim ifadelerinde kesin olan şudur: Benzeyen ile benzetilen aynı şey değildir. Aksi takdirde 'gibi' sözcüğüne ihtiyacımız olmazdı.
Teorik, hipotetik ve ampirik modellerde bir teorinin doğruluğundan ya da yanlışlığından söz etmek anlamsızdır. Adı üzerinde; bu sadece belli durumlara uygulanabilen ya da uygulanmış bir modeldir.
Hal ifadeleri olayların tanıklık çerçevesinde yapılmış bir tasviridir.
Mantık olarak hiçbir açıklama içermemeleri gerekir. Görülenden ibarettir.
Temel inanç ifadeleri derken sadece dini inanışları değil sağlaması yapılamayan bütün ifadeleri kastediyoruz.
Bilimden politikaya, ekonomiden spora pek çok alanda bu ifadelere sıkça rastlıyoruz.
Tarih ifadeleri geçmişte olanları, kendisine bir referans noktası seçerek aktarır. Ne kadar genel kabul görmüş olurlarsa olsun referans noktaları belirtilmeden bu ifadeler mantıklı olmaz.

Kafa karışıklıkları

Türkiye'de ne yazık ki gazetecilerin önemlice bir kısmı ne bu ifade tarzlarının ne de bunlar arasındaki farkların bilincinde.
Bu yüzdendir; bir hayali ifade, durum tasvirine dönüşebiliyor.
Tahmin belirten cümlelerle, ampirik ifadeler aynı argümanın destekçisi haline gelebiliyor. Nedenler ve sonuçlar arasında hiçbir mantık örgüsü kurulmadığı halde, ortaya konulan anlatıların anlamlı bir bütün oluşturduğu zannediliyor.
Bu nedenledir ki temel inanç ifadelerinin teorik ya da bilimsel ifadeler gibi sunulmaya çalışıldığı illüzyonlara şahit oluyoruz. Ya da tek referanslı tarih ifadelerinin hali anlatmak için kullanılmaya çalışıldığına...
Bu sayededir ki birçok gazeteci, ifade biçimi birbirinden farklı olan önermelerden 'hakikat' olarak pazarladıkları aslında birer hipotez bile olamayacak yargılar çıkarabiliyor.
Tahminler, öngörüler ve gerçekler birbirine karışıyor.
Veri nedir, enformasyon nedir, bilgi nedir, bilgelik nedir; kimse umursamıyor. Postüla, aksiyom, paradigma, parametre gibi kavramlar arasındaki farklılıkları kimse önemsemiyor.
Sonuç olarak, bütün ifade biçimleri böylece birbirine giriyor ve bunun bir mantığı olmadığını artık kimse dert edinmiyor. Bu arada olan gazeteciliğimize ve insanlığımıza oluyor.
Ne demek istediğimizi ilerleyen haftalarda somut örneklerle anlatacağız.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA