X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Edirne’deki Büyük Sinagog Eski Dostları Buluşturdu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

’deki Büyük Sinagog Eski Dostları Buluşturdu

  • Giriş Tarihi: 27.3.2015 17:58 Güncelleme Tarihi: 27.3.2015 21:03

Büyük Sinagogu’nun açılışı için kente gelen Museviler, Edirne’de bulunan arkadaşları ve komşularıyla buluşmanın sevincini yaşadı.
Vakıflar Genel Müdürlüğü marifetiyle restore edilen, Avrupa’nın 3’üncü, Türkiye’nin en büyük sinagogu 46 yıl sonra dün ibadete açıldı. Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç’ın da katıldığı törenle ibadete açılan Büyük Edirne Sinagogu’nun açılışı için kente gelen Yahudiler, eski mahalle ve okul arkadaşlarıyla bir araya geldi.
1981 yılının Kırkpınar ağası, iş adamı Mehmet İriş, ticareti Yahudilerden öğrendiğini söyledi. Alipaşa çarşısında 1964’te tanıştığı ve dostu olduğu Selim ve Albert Özlevi kardeşlerle bir araya gelen Mehmet İriş, Yahudi dostlarıyla bir araya geldiği için mutlu olduğunu ifade etti. Arkadaşlarıyla uzun yıllardır dostluğunun sürdüğünü belirten İriş, "Bana ticarette her zaman kefil ve referans oldular. Museviler’de en önemli şey senet değil sözdür. Paran olmasa dahi yaptığın alışverişte örneğin Cuma günü ödeyeceğini söylediğinde o gün ödemen gerekmektedir. Ticaretlerinde her zaman dürüstlük ve söz ön plandadır. Bizim ticarette babamızdan ve bu kişilerden aldığımız ticaret ahlakı bize her zaman yardımcı oldu. Sinagogun açılışına gelen Albert ve Selim ile ayda bir kere de olsa telefonlarla birbirimizi arayarak hal ve hatırımızı sorarız. Albert ağabeyim bana ticarette özellikle eski dönemlerde ürün bulmada çok yardımcı olmuştur. O dönemlerde para da yoktu piyasada iyi çalışırdık. Mesela Albert arayıp bu kişi iyidir dediğinde kamyonla mal gelirdi" dedi.
"EDİRNE’DEN GİTMESELERDİ BUGÜN BÖLGE EKONOMİSİ DAHA FARKLI OLDURDU"
Edirne’de yaşayan Yahudiler’in yüzde 90’ının İstanbul’a gittiğini ifade eden İriş, "Bazılarının çocukları Amerika’ya eğitim için gitti, sonra anne babaları da onların yanına giderek Edirne’den koptular. Edirne’den keşke gitmeselerdi. Şu an burada Yahudiler halen yaşasaydı Trakya’nın ekonomik durumu daha farklı olurdu. Hem sosyal yönü hem de teknolojik ve ticari yatırımlar bakımından çevreye ve doğaya zarar vermeyen işletmeler, nano teknolojiler kullanılırdı. Yahudiler, Japonlar’la birlikte ticari hayatta ve itibarda bir numaradır. Bir telefonla binlerce kilometre uzaklıktan sipariş alarak gönderen insanlar. Başbakan Yardımcısı Arınç’ın da dün konuşmasında söylediği Fatih’in döneminden beri İstanbul’un ve Edirne’nin imarında büyük katkıları olan kişilerdir. Evren Paşa döneminde demokraside ve ekonomik anlamda ülkemizde yaşanan durgunluğa yine dünya ile aramızdaki köprüyü kuran Türkiye Yahudileri’dir. Yahudi vakıfları ve iş adamları bizim dünya ile bağlantımızda ön ayak olmuşlardır" şeklinde konuştu.
"BEYAZ PEYNİR VE BADEM EZMESİ ÜRETİMİNİ YAHUDİLER EDİRNE’YE BIRAKMIŞTIR"
İriş, "Bizim çocukluğumuzda bütün ürünlerimizi Yahudiler temin ediyorlardı. Mesela Edirne’ye bıraktıkları beyaz peynir, kaşkaval, badem ezmesi, badem kurabiyesi, pandispanya, İspanyol ekmeği gibi ürünleri üretirlerdi. Biz çiftçi çocuklarıydık, ama ticareti Yahudiler’den öğrendik. İyi bir Yahudi ile alışveriş yapan ticareti öğrenmiştir. Onlar ticarette az karla satış yapmayı tercih ederler. Sonradan ticarete bilmeden atılanlar yüzde 200 karla çok mal satmaya çalışırlar. Bu ticarette uzun vadeli bir gidiş yolu değildir" ifadelerini kullandı.