Editörün seçtiği 10 köşe yazısından…

    Giriş Tarihi: 21.12.2015 09:59
    • İsrail, Mart 2013'te, Başkan Obama'nın da bastırmasıyla özür dilemişti. Bu İsrail için büyük bir dönüm noktasıydı.
      Ancak Gezi kalkışmasıyla birlikte başlayan uluslararası kuşatma ve Erdoğan'ın düşürüleceği beklentisi bu özrün devamının gelmesini geciktirdi. %49.5'lik zafer, İsrail'e Mısır'da yapılanın Türkiye'de başarılamayacağını göstermiş olmalı ki yine masaya dönüldü ve Türkiye'nin sunduğu diğer iki önşart üzerinden konuşulmaya başlandı.
      Tazminat başlığı, ne verilirse verilsin Mavi Marmara şehitlerini döndürmeyeceği için maddi miktardan çok, yine İsrail'in sorumluluk alması ve suçunu kabullenip bedelini ödemesi açısından önemliydi. Nitekim bu başlıkta da yol alınmış olduğu görülüyor ve gerçekleşirse bu yine İsrail tarihinde bir ilk olacak.
      Gazze'ye ambargo noktasında ise Türkiye'den gelecek silah hariç her tür yardım malzemesinin ve malın geçişine kolaylık öneriliyor.
      Ancak Türk heyeti, bunun ambargonun aşılması için bir seçenek olacak görse de ablukayı tamamen bitirmediğinin ve İsrail'in yıkılmadığı sürece kısa vadede buna yanaşmayacağının farkında. O yüzden üçüncü şartın Gazze'nin nefes alması için kısmen gerçekleşecek olmasını önemsiyorlar. Nitekim görüşmelerin başından itibaren Hamas yönetimiyle irtibatlı gidiliyor ve onlardan da bu hususta kategorik bir karşı duruş gelmediği söyleniyor.
      Anlaşmaya dair önemsediğim iki nokta daha var. İlki, Türkiye, 'one minute' çıkışından beri beş yıldır önemli ölçüde İsrail'den 'arınmış' ve bir nevi 'hürleşmiş' bir ülke. Ne sonuç çıkarsa çıksın, mevcut Türkiye yönetimi de bunun hiçbir şey olmamış gibi 'nerde kalmıştık' tavrıyla devam etmeyecek bir ilişki olduğunun farkında. İkinci nokta ise, şu beş yıl içinde artan biçimde hissettiğimiz üzere, İsrail'le hiçbir diplomatik ilişkisi olmayan bir Türkiye'den çok İsrail'le teması süren bir Türkiye'nin Filistin davasına daha aktif hizmet edebileceğidir. İsrail'in kaybetmeyi göze alamadığı bir ülke olduğumuzu artık daha net görüyoruz ve bu özgüvenli güçle Filistin'in sorunlarına sahip çıkmamız eminim Hamas'ın da Fetih'in de tercih ettiği bir durum olacak.

      Hilal Kaplan/Sabah