Editörün seçtiği 10 köşe yazısından…

    Giriş Tarihi: 27.01.2016 10:10
    • Şahsen Zana'nın klasik bir HDP'li tipolojisinden farklılık arz ettiğini düşünüyorum. Zira 10 yıl hapis dahil belli bedeller ödeyerek, devletin 'Kürt yoktur' anlayışını benimsediği ilk gençlik yıllarından itibaren Kürt hakları için mücadele ederek bugünlere gelmiş olması, onu çoğu 'nevzuhur HDP'liden ya da tuzu kuru Türk solcusu HDP'li profilinden ayırıyor. Zaten bu yüzden 2012'de yaptığı 'Bu sorunu çözerse Erdoğan çözer' açıklamasıyla, çözüm sürecine evrilen atmosferin oluşmasına katkı sağlamıştı.
      Peki, Erdoğan-Zana görüşmesi ne anlama gelir? Açıkçası bazı yazarların iddia ettiği kadar büyük anlamlar yüklemeye gerek olduğunu iddia edip daha olmadan toplantıyı yok saymaya da karşıyım. Böylesi bir görüşme en başta, bölge dinamiklerini yakından bilen Zana'nın Erdoğan'a bunları aktarmasına vesile olacağı, bölgede PKK'nın şiddetine karşı olmasına rağmen endişeleri olan Kürtlerin en zirvede seslerinin duyulduğunu hissetmeleri açısından için kıymetlidir.
      Ayrıca görüşme, HDP'nin 'şeytanlaştırma' efekti olmadan ağızlarına alamadığı Erdoğan'ın hâlen bu ülkenin başı ve yöneticisi olduğunu hatırlamalarına yardımcı olacaktır. Zana'nın da sorumlu bir siyasetçi olarak Erdoğan'la görüşmesi, Kandil tarafından da yasaklandığı için düşmanlaştırıcı söylemlerden başkasına dili varmayan HDP'li siyasetçilerden farklı bir yol izlenebileceğini göstereceği için de değerlidir. Ancak bir görüşmenin, devletin bölgede hâkimiyet kurmaya çalışan vatandaşının yaşam, eğitim, çalışma gibi haklarına da kast eden PKK ile mücadelesinde bir paradigma kırılmasına yol açacağını düşünmek abesle iştigaldir. PKK tüm unsurlarıyla sınır dışına çekilip, silahsızlanma kongresini toplayarak Türkiye'ye karşı silah bırakacağını açıklamadan devletin mücadeleye son vereceği kanaatinde değilim. Durum bu olsa bile, devletin artık PKK ile sadece silah bırakmasının koşulları üzerine konuşacağı da açık. Nitekim Erdoğan'ın konuşmalarından alınan izlenim bu yönde. Umarım bu görüşme hayra vesile olur.

      Hilal Kaplan/Sabah