X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Cumhurbaşkanlığı'ndan Netanyahu açıklaması
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Cumhurbaşkanlığı'ndan Netanyahu açıklaması

  • Giriş Tarihi: 15.1.2015 14:04 Güncelleme Tarihi: 15.1.2015 14:23
Cumhurbaşkanlığı'ndan Netanyahu açıklaması
Cumhurbaşkanlığı'ndan Netanyahu açıklaması

İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Türkiye için kullandığı sözlerin ardından Cumhurbaşkanlığı'ndan sert bir yanıt geldi. Açıklamada İsrail Başbakanı Netanyahu'dan ırkçı açıklamara son verilmesi istendi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi İbrahim Kalın, "İsrail Başbakanının, Paris'te teröre karşı düzenlenen yürüyüşü kendi siyasi amaçları için istismar etmeye çalışması, Gazze'de öldürülen masum sivillerin hatıralarına saygısızlık olduğu gibi, uluslararası kamuoyuna karşı da zavallıca bir siyasi şov yapma arzusundan başka bir anlam taşımamaktadır" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sözleri hakkında yazılı açıklama yayımladı.

NETANYAHU'DAN ERDOĞAN'IN SÖZLERİNE KÜSTAH CEVAP - TIKLAYIN

Kalın açıklamasında, şunları kaydetti:

"Sayın Cumhurbaşkanımız, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile birlikte 12 Ocak'ta Ankara'da düzenledikleri basın toplantısında Filistin'de geçen yıl yaşanan yıkım ve katliamın hafızalarda tazeliğini koruduğuna işaretle, binlerce masum Filistin vatandaşının hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına yol açan saldırıların etkilerinin bugün de devam ettiğine dikkati çekmiştir."

Açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Netanyahu'nun İsrail'in Gazze'de katlettiği kadın, çocuk ve gazetecilerin hesabını vermek yerine Fransa'da yaşanan elim terör olayını kınamak üzere gerçekleştirilen yürüyüşe katılma cüretini gösterebilmesini anlaşılamaz bulduğu ifade edilerek İsrail'in 2014 yılının Temmuz ve Ağustos aylarında, Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ne karşı sivil, kadın ve çocuk ayrımı gözetmeksizin düzenlediği saldırılar sonucunda bin 483'ü sivil 2 bin 205 Filistinlinin hayatını kaybettiği ve 11 binden fazla Filistinlinin yaralandığı hatırlatıldı.

Açıklamada,

"Ölenlerin 521'i çocuk, 283'ü kadındır. İsrail'in saldırıları sonucunda 20 bin Filistinlinin evi tahrip edilmiş, 110 bin kişi evsiz kalmıştır. İsrail'in saldırıları neticesinde 14 gazeteci de hayatını kaybetmiştir. İsrail; BM binalarını, okulları ve hastaneleri bombalamış, yaralıların tedavi edildiği kliniklere bile saldırmaktan geri durmamıştır"
ifadesi kullanıldı.

Sahilde oynayan çocukların hunharca katledilmesi, 21. yüzyılda insanlığın hafızasına kara bir leke olarak kazındığı belirtilen açıklamada, "Ayrıca İsrail hükümeti, Gazze'ye insani yardım götüren Mavi Marmara gemisine uluslararası sularda saldırmış ve 10 vatandaşımızı katletmiştir. Bu katliam bütün dünya tarafından en şiddetli şekilde kınanmıştır" denildi.

Açıklamada, Netanyahu'nun, Paris'te teröre karşı düzenlenen yürüyüşü kendi siyasi amaçları için istismar etmeye çalışmasının, Gazze'de öldürülen masum sivillerin hatıralarına saygısızlık olduğu gibi, uluslararası kamuoyuna karşı da zavallıca bir siyasi şov yapma arzusundan başka bir anlam taşımadığı vurgulandı.

Açıklamada şunlar kaydedildi:
"Bu çerçevede, İsrail Başbakanının 14 Ocak günü Sayın Cumhurbaşkanımızın beyanının kınanması yolunda çağrıda bulunması ve Gazze'de işlediği suçları unutturmaya çalışması, insanlık adına utanç verici ve ikiyüzlü bir durumdur."

Kalın, açıklamasında, başta Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande olmak üzere önde gelen tüm dünya liderlerinin Paris'teki terör olaylarını İslam ile ilişkilendirmekten özenle imtina ettiği bir dönemde, Netanyahu'nun "İslami terör" ifadesini kullanarak bu saldırıları açıkça İslam'la ilişkilendirmeye çalışmasının tek kelimeyle islamofobik bir tavır olduğunun ve kabul edilemez olduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "İsrail Başbakanı'nın Paris saldırısını ve terör karşıtı yürüyüşü kendi siyasi çıkarları için kullanmaya çalışması esef vericidir ve herkes tarafından kınanmalıdır" ifadesini kullandı.

Açıklamada ayrıca İsrail hükümetinin, antisemitizmin arkasına sığınarak başkalarına saldırmak yerine kendi saldırgan ve ırkçı politikalarına son vermesi ve Filistin halkının hak ve hukukuna saygı göstermeyi öğrenmesi gerektiğine dikkati çekildi.