X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Davutoğlu: Bu milleti bölmek isteyen kahrolsun!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Davutoğlu: Bu milleti bölmek isteyen kahrolsun!

  • Giriş Tarihi: 20.9.2015 17:21 Güncelleme Tarihi: 20.9.2015 19:44
Davutoğlu: Bu milleti bölmek isteyen kahrolsun!
Davutoğlu: Bu milleti bölmek isteyen kahrolsun!

"Milyonlarca Nefes Teröre Karşı Tek Ses" mitinginde Başbakan Ahmet Davutoğlu konuştu. Davutoğlu yaptığı konuşmadı, "Bu milleti bölmek isteyenler kahrolsun" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bu milleti bölmek isteyen, bu milleti parçalayarak eti kemikten ayırmak isteyen herkes kahrolsun, kahrolacak inşallah. Çanakkale'ye, Yemen'e yürüyen yiğitlerin torunlarını bölmek isteyenler kahrolacak ve söz veriyoruz size onların hak ettiği cezayı vermek için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz" dedi.



Davutoğlu, Sivil Dayanışma Platformu'nca Yenikapı'da düzenlenen "Milyonlarca Nefes, Teröre Karşı Tek Ses" mitingindeki konuşmasına, "Asırlarca yedi iklimde barış ve adalet arayışının merkezi olmuş aziz İstanbul, yine bugün barış ve adalet arayışı için kardeşlik için nefesi nefese, gönlü gönle vermeye gelmiş aziz İstanbullular, değerli hemşehrilerim, aziz milletim, hepinizi saygıyla, muhabbetle, selamların en güzeliyle selamlıyorum. Allah'ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun" sözleriyle başladı.


Davutoğlu, "Ne güzel bir ifade, milyonlarca nefes... Şimdi karşımda al bayraklarıyla bir al bayrak bahçesi kurmuş olan her bir kardeşimin nefesini nefesimde, yüreğini yüreğimde hissediyorum. Bu ne muhteşem bir manzara, bu ne muhteşem bir buluşma, bu ne güzel bayrak, bu ne güzel millet, bu ne güzel kardeşlik. Allah aşkına hangi milletin böyle asil bir bayrağı, hangi milletin böyle tek bir yürek gibi çarpan kardeşleri, fertleri var?" diye konuştu.

"Nefesimize nefes katan herkesten Allah razı olsun" diyen Davutoğlu, bu muhteşem kalabalık içindekilerin bir kısmının Fırat, Dicle kenarında Kürtçe, bir kısmının Meriç'te Rumeli, bir kısmının Kızılırmak'ta Orta Anadolu, bir kısmının Aras kenarında Karadeniz, Kafkas lehçesiyle, ninnileriyle büyüdüğünü ama bugün Kafkasya, Mezopotamya, Rumeli çocuklarının, tüm Anadolu çocuklarının tek bir nefes ve yürek olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

"Her birinizin nefesini hissediyorum. O nefes Kelime-i Tevhid ile birlikte kardeşlik diyor. Her birinizin nefesini hissediyorum, doğduğunuz, büyüdüğünüz dağların esintisi olan nefesinizi... İşte burada sadece kardeşlik nefesi var. Sadece Yenikapı Meydanı'ndaki milyonlarca nefes değil, Türkiye'nin her bir köşesindeki 78 milyon nefes bugün aynı ritmle çarpıyor. Birlik, birlik, kardeşlik... Bugün her biriniz 78 milyonu temsil ediyorsunuz. Sanmayın ki burada sadece Yenikapı'da buluşanlar var. Burada İlahi Kelam'ın ölmez dediği şehitlerin nefesi var. Burada son nefesinde kelime-i şehadet getirerek Hakka yürüyen Mehmetçiği son nefesi var, son emaneti var. Mehmetçiği son nefesi için kardeşliği birleştirmeye hazır mısınız? Son anda kelime-i şehadet getiren o aziz Mehmetçiği emanetine sahip çıkmaya hazır mısınız? Bu milleti bölmeye isteyenlere karşı, inadına kardeşlik, inadına kardeşlik, kıyamete kadar kardeşlik demeye hazır mısınız? Mehmetçiğin son nefesinin hakkı için bir daha söyleyin, kıyamete kadar kardeşlik demeye hazır mısınız? İşte nefes bu. Allah Mehmetçiğin o son nefesiyle emanet ettiği bu aziz vatana sahip çıkmak kudretini bize nasip eylesin."

#Sayfa#


- "KÜRT VE TÜRK ÇOCUKLARININ NEFESİNİ BİRLEŞTİRİYORUZ"

Başbakan Davutoğlu, "İstanbul surlarının önünde şehit düşen Ulubatlı Hasan'ın çocukları ve dahi Marmara, Boğaziçi, Yeditepe şahit olsun, Mehmetçiğin son nefesine sahip çıktık, sahip çıkacağız" ifadelerini kullandı.

Burada, "Suya ağıt yakan, suya Kürtçe şiirle seslenen Feqiye Teyran'ın, çiçeğe Türkçe şiirle seslenen Yunus Emre'nin nefesini duyduğunu" aktaran Davutoğlu, o nefesleri birleştirmeye hazır olduklarını dile getirdi.

Davutoğlu, "Biz burada Alpaslan Gazi'nin yanında Malazgirt'e yürüyen Kürt ve Türk çocuklarının nefesini birleştiriyoruz. Biz burada Resulullah'ın müjdesine mazhar olmak için İstanbul surlarının önüne gelen aziz Anadolu çocuklarının son nefeslerinin kardeşliği çağrısında bulunuyoruz" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Sadece şehitlerimiz değil, şu anda ben burada Silvan'da 30 Ağustos günü annesinin 'Ekmek al, alışveriş yap' diye sokağa gönderdiği Fırat'ın, yolda o hainlerce Silvan Barajı'na gidecek araçlar için döşenen patlayıcılarla vücudu paramparça edilen Fırat'ın, 12 yaşındaki o kardeşimizin nefesini hissediyorum. Ben burada Diyarbakır'da yetişip, sonra Diyarbakırlıya hizmet için dönen aziz doktor, aracı taranarak öldürülen Abdullah Biroğul'un nefesini hissediyorum. Ben burada evine rızık götürmek için Diyarbakır Yenişehir'de çalıştığı çorbacıda şehit edilen Diyarbakırlı Şehmuz'un nefesini görüyorum. Ben burada Erzincan-Kemah yolu arasında aracı taranarak öldürülen 64 yaşındaki Makbule teyzemin nefesini görüyorum. İşte artık o Diyarbakırlı, o Hakkariliyi savunmak için giden şehitlerimizin nefesiyle bu hain terör örgütünün baskısı ve zulmüyle şehit edilen o masum Kürt kardeşlerimizin nefesi birleşmiştir. Ebediyen birleşmiştir. Onlar ayrılamaz. Ben burada huzurlarında bulunduğumuz şehit annelerimizin, babalarımızın, çocukları kaçırılan Diyarbakır annelerinin birleşen nefesini görüyorum."

- "ONLARIN HAK ETTİĞİ CEZAYI VERMEK İÇİN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ"


Başbakan Davutoğlu, "Bu milleti bölmek isteyen, bu milleti parçalayarak eti kemikten ayırmak isteyen herkes kahrolsun, kahrolacak inşallah. Çanakkale'ye, Yemen'e yürüyen yiğitlerin torunlarını bölmek isteyenler kahrolacak ve söz veriyoruz size onların hak ettiği cezayı vermek için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. Buradan Diyarbakır'a, Hakkari'ye bir kardeşlik selamı göndermeye hazır mısınız? 'Türkü Kürtten, Sünniyi Aleviden kimse ayıramaz' demeye hazır mısınız? Selam olsun Peygamberler diyarı Diyarbakır'a, selam olsun yaylarıyla güzel Hakkari'ye ve dahi selam olsun bütün 789 bin kilometrekaredeki vatan toprağına" diye konuştu.

#Sayfa#

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Yürütülen teröre karşı mücadele operasyonları için sayın Cumhurbaşkanımızı, bendenizi, AK Parti'yi itham edenlere hatırlatıyorum. Daha 9 Temmuz'da görev bize verildikten hemen sonra ayaklanma çağrısı yaptılar. Eş başkanlar gerekirse sırtımızı terör örgütüne dayıyoruz, gerekirse ayaklanırız dediler" ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, Sivil Dayanışma Platformunca Yenikapı'da düzenlenen "Milyonlarca Nefes, Teröre Karşı Tek Ses" mitinginde yaptığı konuşmada, şu anda Türkiye'de iki farklı yaklaşım olduğunu belirterek, "Bir nefesleri birleştiren, yürekleri birleştiren bir anlayış, Bir de nefesleri bölen, yürekleri parçalayan bir anlayış" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğü ile başlayan AK Parti iktidarları döneminde tek bir şey hedeflediklerini aktaran Davutoğlu, "Yürekleri birleştirmek, gönülleri birleştirmek, nefesleri birleştirmek. 2002'de, sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle AK Parti iktidara geldiğinde, olağanüstü hal vardı kaldırdık. O yıllarda Kürtçe şarkı dahi yasaktı, bütün yasakları kaldırdık. Yaylalar, mezralar Anadolu insanına kapatılmıştı, hepsini açtık. Yaylalarda halaylar, türküler söylenmeye başlandı" diye konuştu.

Davutoğlu, bu süreçte Kürtçe yayın yapan TRT Kurdi'yi kurduklarını anlatarak, "Her türlü yasağı kaldırdık, çünkü bizim inancımızca, ırkçılığın her türü ayaklarımızın altındadır" ifadelerini kullandı.

- "HİÇBİR IRKÇILIĞA, AYRIMCILIĞA İZİN VERMEDİK"

Hiçbir ırkçılığa, hiçbir ayrımcılığa izin vermediklerini, önce 'demokratikleşme' dediklerini kaydeden Davutoğlu, şunları söyledi:

"Cumhurbaşkanımız, başbakan olarak Diyarbakır'da 2005'te tarihi bir konuşma yaptı. Bütün ret politikalarını, asimilasyon politikalarını, 12 Eylül zihniyetini yere çalan bir meydan okuma konuşmasıydı. O konuşmadan bugüne kadar biz vatandaşlarımıza ne söz verdiysek hepsini yaptık. Yasakların hepsini kaldırdık. Kardeşliği ihdas edecek şekilde her türlü adımı attık ve sonra milli birlik ve kardeşlik projesi, arkasından çözüm süreciyle tek bir şeyi hedefledik. Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlığının onurunu taşıyan herkes eşittir. Türkü, Kürdü, Rumelilisi, Mezopotamyalısı, Kafkası, herkes eşittir. Biz vatandaşımızı gördük mü, işte buradaki mübarek kardeşlerimizin yüzlerini gördük mü, 'Nerelisin' diye sormayız. Atan nereden geldi diye sormayız. Kökün, kökenin nedir diye sormayız. Biz herkesi Allah için sevdik, Allah için seviyoruz. Biz, her vatandaşımıza aynı izzet ve onurla yaklaştık."

Davutoğlu, Türkiye'de 13 yıl içinde millet arasındaki bütün ayrımcılığı ortadan kaldırmak için her türlü çabayı gösterdiklerini ifade ederek, "Her türlü ayrımcılığa karşı milletin kardeşliği için gece gündüz çalıştığımıza şahit misiniz? Kürtçe üzerindeki yasakları, anadiller üzerindeki birtakım kısıtlamaları, her türlü ayrımcılığı, ötekileştirmeyi kaldırmak için çalıştığımıza şahit misiniz? Anadolu'nun, Güneydoğu'nun Doğu Anadolu'nun yaylalarını barış türkülerine açtığımıza şahit misiniz?" dedi.

Parti olarak bu aşkla çalışırken, çözüm sürecinde tek bir şeyin en önemli talep olarak gündeme getirildiğini kaydeden Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dedik ki, Türkiye'de artık herkes, her türlü görüşü ortaya koyabiliyor. Herkes fikrini açıkça söyleyebiliyor. Gelin 'Bu silahları terkedin' dedik. Sayın Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde çözüm sürecinin tohumu böyle atıldı. Artık silahları gömün, silahlı gruplar Türkiye'yi terketsin dedik. 2013 başları, 27 Aralık'ta yaptığı konuşmayla bunu ilan etti sayın Cumhurbaşkanımız. Ama nevruz mesajına rağmen, mayıs ayından itibaren çekilmesi gereken silahlı gruplar, Türkiye'yi terketmedi. Çözüm süreci doğru istikametinde yürürken dış odaklar, kardeşi kardeşe kırdırmak isteyen odaklar gezi provokasyonlarını başlattı. Çekilmeye başlayan gruplar, çekilmeyi bıraktılar. Daha sonra 17-25 Aralık kumpası kuruldu, hedefleri bir ve açıktı. Milletin birliği ve beraberliğini yok etmek."

#Sayfa#

- "AYAKLANMA ÇAĞRILARI YAPTILAR"

Başbakan Davutoğlu, buna rağmen çözüm süreci içinde her türlü adımı attıklarını, gerekli yasal düzenlemeleri yaptıklarını belirterek, kamu düzeninin tesisi için her türlü çalışmayı yürüttüklerini ve 7 Haziran seçimlerine geldiklerini söyledi.

Fetih mitinginde yine Cumhurbaşkanı Erdoğan'la halka hitap ettiklerinde, 7 Haziran perspektifini verirken, aynı zamanda çözüm süreci üzerinden kardeşlik perspektifi de verdiklerini kaydeden Davutoğlu, "Ama onlar ne yaptı. 7 Haziran'dan hemen sonra, 8-9 Haziran'dan itibaren silahlanma çağrıları yaptılar. Ayaklanma çağrıları yaptılar. Her yerde olan çetelere, harekete geçin dediler. Bunu diyenler onlar değildi, onlar piyon. Bunu diyenler bu piyonları kullanan bazı dış odaklar. Şimdi bu dış odaklara karşı bu piyonlarla mücadele etmeye var mısınız?" şeklinde konuştu.

Davutoğlu, kendilerine karşı kurulan bu tuzaklar karşısında her türlü tedbiri aldıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Yürütülen teröre karşı mücadele operasyonları için sayın Cumhurbaşkanımızı, bendenizi, AK Parti'yi itham edenlere hatırlatıyorum. Daha 9 Temmuz'da görev bize verildikten hemen sonra ayaklanma çağrısı yaptılar. Eş başkanlar gerekirse sırtımızı terör örgütüne dayıyoruz, gerekirse ayaklanırız dediler. Terör örgütüne dayanıyoruz diyen eş başkana buradan sesleniyorum. Onlar terör örgütüne dayanabilirler ama biz milletimize sırtımızı vermişiz. Diyarbakır'a, Hakkari'ye, orada yaşayan kardeşlerimize sırtımızı vermişiz."

Başbakan Ahmet Davutoğlu, 20 Temmuz'da DAEŞ terör örgütünün 32 vatandaşı katlettiğini, aynı gün PKK terör örgütünün de Adıyaman'da askerleri şehit ettiğini hatırlatarak, şunları söyledi:

"DHKP-C denilen terör örgütü İstanbul sokaklarında şov yapmaya kalktı. 23 Temmuz'a kadar bunları sabırla takip ettik ve bir taraftan da hazırlıklarımızı sürdürdük. 22 Temmuz günü Ceylanpınar'da 2 aziz polisimiz uyurken şehit edildiğinde işte kararımızı verdik. Mademki bize savaş ilan edilmiştir, mademki terör örgütleri bir düğmeye basmışcasına bize karşı harekete geçirilmiştir, hakettikleri cevabı alacaklar dedik ve 23 Temmuz günü huzur ve demokrasi operasyonunu başlattık. Şimdi bizi suçlayanlar, şimdi bizi 1 Kasım seçimlerine giderken, terör operasyonları başlattı diyenler, 22 Temmuz sabahında o iki masum polisimiz uyurken şehit eden hainlere cevap verdiğimizi, vereceğimizi bir kez daha bilsinler."

#Sayfa#

Başbakan Ahmet Davutoğlu, her türlü demokratik şartlar içinde her şeyi tartışmaya hazır olduklarını ancak millete silah çekenler karşısında hiçbir zaman baş eğmediklerini ve eğmeyeceklerini belirterek, "1 Kasım'da çok çalışacaksınız ve bunları baraj altında bırakacaksınız. Mecliste yeniden birliğin sembolü olan AK Parti'yi tekrar iktidara getireceksiniz" dedi.

Davutoğlu, Sivil Dayanışma Platformunca Yenikapı miting alanında düzenlenen "Milyonlarca Nefes, Teröre Karşı Tek Ses" mitinginde yaptığı konuşmada, Türkiye'de geçici bir hükümet ya da bir hükümet boşluğu olduğunu zannedenlerin "şimdi darbe vakti" diyerek, harekete geçtiğini söyledi.

Yönetim boşluğuna izin vermediklerini vurgulayan Davutoğlu, "7 Haziran'dan bu yana ülkenin birliği ve beraberliği için hiçbir yönetim boşluğu olmadan gece gündüz demeden çalıştığımıza şahit misiniz?" diye sordu.

Davutoğlu, 23 Temmuz sabahından bugüne kadar üç ayaklı bir operasyonla önce Suriye'de Mehmetçiği şehit eden DAEŞ mevzilerinin, sonra da Ceylanpınar ve Adıyaman'da polis ile askeri şehit edenlerin Kandil ve çevresindeki bütün kamplarının yerle bir edildiğini ifade etti.

Hiç kimsenin kendilerinin rehavete kapıldığını, yavaşladığını ya da milleti tehdit eden terör örgütüne karşı işin yavaşlatılacağını düşünmemesi gerektiğini belirten Davutoğlu, "Bu mücadeleyi sonuna kadar, silahlar bırakılana kadar sürdürmeye kararlıyız. Her türlü demokratik şartlar içinde her şeyi tartışmaya hazırız. Milleti silah çekenler karşısında hiçbir zaman başımızı eğmedik, eğmeyeceğiz. 1 Kasım'da çok çalışacaksınız ve bunları baraj altında bırakacaksınız. Mecliste yeniden birliğin sembolü olan AK Parti'yi tekrar iktidara getireceksiniz. O günden bugüne Türkiye'nin her yerinde bölücü terör örgütüne, DAEŞ ve DHKP-C'ye karşı mücadelemizi yürüttük. Zannettiler ki geçiş döneminde hızımız kesilecek. Bir kez daha söylüyorum, dağlarımız bu çetelerden temizlenene kadar, şehirlerimizin etrafı haraç alan, baskı yapan zalim ve teröristlerden temizlenene kadar bu mücadele gece ve gündüz aralıksız devam edecek" diye konuştu.

Davutoğlu, 1 Kasım'a doğru giderken bir taraftan seçim güvenliğinin sağlanacağını bir taraftan da huzur ve demokrasi operasyonlarına devam edileceğini kaydetti.

Ülkenin her yerinde mutlak anlamda huzur hakim olana kadar mücadelenin süreceğini anlatan Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Hiçbir sivil vatandaşımız, Doğu ve Güneydoğulu kardeşlerimiz merak etmesin, devletine milletine güvensin. Bu operasyonlar sırasında hiçbir vatandaşımızın zarar görmemesi için bütün güvenlik güçlerimiz büyük bir titizlikle çalışıyor. Bütün vatandaşlarımızın tek bir kılı bile bize emanettir. Kutsal bir emanettir. Tek bir saç teline dahi dünyayı feda ederiz. Ülke genelinde operasyonları yürütürken vatandaşlarımızın özgürlük alanına mutlak saygı gösterilecek. Onun için bu operasyonun diğer bir ayağı huzur ve demokrasi. Bu çeteler hem huzur hem demokrasi hem de birliğimize kastetmişlerdir. Şimdi biz seçim güvenliğini de sağlayarak, 1 Kasım'a doğru demokrasiyi yeniden ayakları üstünde kalıcı kılacağız. "

-"NEFİSLERİMİZİ KURBAN EDELİM AMA KARDEŞLERİMİZİ KURBAN ETMEYELİM"

Davutoğlu, 3 mesaj vermek isteğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir, kim ne yaparsa yapsın kardeşliğimizi pekiştirelim, kardeşliğimizi hakim kılalım. Kimse bir diğer kardeşine 'sen Türk müsün, Kürt müsün, Doğulu musun Batılı mısın, Kuzeyli mi Güneyli misin?' diye sormasın. Allah'ın sormadığı soruyu siz sormayın. Bazı çeteler Doğu'da Güneydoğu'da, oradaki kardeşlerimize zulüm ederken, batılı şehirlerdeki Kürt kardeşlerinizi potansiyel bir suçlu olarak görmeyin, aksine bağrınıza, yüreğinize basın. Türk-Kürt kardeştir deyin. Kürt kardeşlerim kendilerinin hiçbir şekilde ayrımcılığa tabi kalmayacaklarını bilsin. Türk-Kürt kardeştir ayrım yapan kalleştir. İşte en güzel slogan. Kardeşliğimizi pekiştirelim. Mübarek Kurban Bayramı yaklaşıyor. Nefislerimizi kurban edelim ama kardeşlerimizi kurban etmeyelim. Herkes bir komşusuna selamla mukabelede bulunsun. Bayram ziyaretleri yapalım. Doğulu Batılıya, Batılı Doğuluya, Sünni Alevi'ye, Türk Kürt'e bayram da bir başka güzel baksın. Deyiniz ki eti tırnaktan kim ayırabilir? Allah için kardeşlik deyin."

İkinci mesajının "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin her vatandaşına eşit baktığı" olduğunu anlatan Davutoğlu, "Devletimiz her bir vatandaşını aziz bilir, onları korumak için ne gerekiyorsa yapar. Türkiye üzerinde operasyon yapmak isteyenler bilsinler ki biz buradayken Türkiye'nin bir santimetre karesini bile böldürtmeyiz ve ayırmayız. İşte milyonlarca nefes ve albayraklar böyle diyor. Biz nefes alıp verirken bu ülkenin üzerinde oynanacak her türlü oyunu bozarız" değerlendirmesinde bulundu.

Davutoğlu, üçüncü mesajının ise "özgürlükleri mutlak anlamda yaşatmak" olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle tamamladı:

"1 Kasım seçimlerine gidiyoruz. Herkes özgürce oyunu kullanacak. Kimse geçen seçimlerde Doğu ve Güneydoğu'da olduğu gibi baskı altında oy vermeyecek. Her kardeşimin iradesini kullanmasını istiyorum. İşte şimdi gün bugündür. Ayağa kalkmaya var mısınız, ey Mezopotamya, Fırat, Dicle, Rumeli, Kafkasya ve Orta Asya'nın çocukları ayağa kalmaya hazır mısınız, kardeşlik demeye var mısınız, hep beraber özgür Türkiye'de omuz omuza eşit bir şekilde yürümeye ve büyük Türkiye'yi inşa etmeye hazır mısınız, albayrağı dünyanın her yerinde gururla dalgalandırmaya, nefesleri nefeslere katmaya, yürekleri yüreklerle buluşturmaya hazır mısınız? Allah yüreğinizi kavi, nefesinizi daim kılsın."