X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Ev alıp dönecektim 15 yıldır buradayım'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Ev alıp dönecektim 15 yıldır buradayım'

  • Giriş Tarihi: 26.1.2014

Onunki tam bir Pamuk Prenses masalı. Çocukluk hayallerini süsleyen hayata ve şöhrete genç yaşta sahip olabildiği için çok şanslı. Ama fırsatlar altın tepside de sunulmamış önüne. Çalışması, çabalaması, sabır göstermesi, risk alması gerekmiş. Türkiye'nin sevilen isimlerinden Ivana Sert'i, Ivana Sert'ten dinledik

Ivana Smiljkovic; ya da bilinen ismiyle Ivana Sert tam 15 yıldır hayatımızda. Sırbistan doğumlu Ivana, asker bir babayla çalışan bir annenin kızı. 16 yaşına kadar müzik, bale ve spor eğitimi aldı, bu alanlarda birçok madalya ve ödülün sahibi oldu. Çocukluğundan itibaren güzelliğiyle hep övgü topladı. Belki de bu nedenle annesinin de desteğiyle katıldığı güzellik yarışmasında Miss Belgrad seçildi ve hayatı değişti! Türkiye'de düzenlenen Miss Globe'a katılmak için İstanbul'a geldiğinde ailesine bir ev aldıktan sonra Sırbistan'a dönme hayalleri kuruyordu. Ama hayatı, planları gibi ilerlemedi. O şimdi, ev alma niyetiyle geldiği Türkiye'de, ikoncanlıktan ekranlarda ev hanımlarının en sevdiği karaktere dönüşmeyi başardı. İşte Anadolu kadınının yeni Seda Sayan'ı Ivana Sert'in hikayesi...

- Nasıl bir çocukluk geçirdiniz Sırbistan'da?
- Çocukluğumdan itibaren okulda ve çevremde en popüler kız bendim. Hep ekstra ilgi gördüm. Hayatım boyunca da bu ilgiyi besleyecek işler yapmak istedim. Mankenlik, şarkıcılık, ekran önünde olma gibi... Küçücüktüm kendi kendime müzik okuluna yazıldım. Ailem bu ilgimden çok memnun oldu. Maddi durumları çok iyi olmamasına rağmen babam beni desteklemek için piyano satın aldı. O küçük yaşta ödüller de kazandım.

BABAM ÇOK DİSİPLİNLİYDİ
- Anne ve babanız o dönem ne iş yapıyordu?
- Babam askerdi ve çok disiplinliydi. Annem bir mağazada çalışıyordu. Annemin tüm ilgisi bizim üzerimizdeydi. Babam çalışma saatlerine göre eve gelir, giderdi. Babamın bize kattığı en büyük şey disiplin oldu. Evde olmadığı zamanlarda bile eve kaçta girip çıktığımızı kontrol ederdi. 16-17 yaşımdayken 24:00'ten sonra evde değilsem cezalandırılırdım. Bayağı zor bir genç kızlık yaşadık ablamla birlikte. Öte yandan babamın bu disiplini bana çok şey öğretti; istediğim hedeflere nasıl ulaşacağımı, 'yapamayacağım' dememeyi... Sporun önemli olduğunu bile babamdan öğrendim, beni her sabah koştururdu. Sonra madalyalar kazandım. Hâlâ sporu ve koşmayı severim. Özetle müzik, spor ve disiplinle büyüdüm. Oğlum Ateş'i de böyle büyütüyorum. Gün gelip peşini bırakmamalısın hedeflerinin... Açık ve güzel bir kalple, içtenlikle başladığın zaman bir işe, kötü niyet de barındırmazsan her şey iyi gidiyor.

- Güzellik yarışmasına katılmak nereden aklınıza geldi?
- Annem, benim ve ablamın fotoğraflarını Miss Yugoslavya için gönderdi. Bu tür şeylere meraklıydı. Güzelliğimizle gurur duyuyor ve bunu insanlara göstermek istiyordu. Yarışmada ablam ve ben finale kaldık. Rakip olduk yani... O yarışmada Belgrad Güzeli seçildim. İyi ki de yarışmaya katılmışım, bana çok kapı açtı. Yurtdışına gidip çalışma imkanı buldum. Miss Globe için Türkiye'ye davet edildim. Ama bir sürü de talihsizlik yaşadım.