X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Haysiyetli bir maç olacak
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Haysiyetli bir maç olacak

  • Giriş Tarihi: 3.4.2013

Pendik'in F.Bahçe'yi, 1461 Trabzon'un G.Saray'ı elediğini hatırlatan Başkan Ünal Aysal, kendilerinin de Real Madrid'i yenebileceklerini belirtti ve ekledi:

"Adamlar bizden çok güçlü, bütçeleri bizim üç katımız ama kıran kırana bir mücadele ve 1-0, 1-1, 2-1 gibi bir skor bekliyorum. En fazla 2-0 olur."

Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, Şampiyonlar Ligi'nde Real Madrid ile oynayacakları zorlu maç için İspanya'ya uçmadan önce SABAH'ı Akmerkez'deki çalışma ofisinde konuk etti. Aysal'a Real Madrid'den transfere, meşhur çilekten hedeflerine kadar pek çok şey sorduk o da çok içten cevaplar verdi: "G.Birliği maçını 7-0 kazanabilirdik ama 1-0 kaybettik. Şimdi aynı şey Real Madrid'in başına gelmez mi? Adamlar bizden daha güçlü, daha pahalı, bizim bütçemiz 200 milyon Dolar onların bütçesi bizim 3 mislimiz. Pendik'e yenilen bir Fenerbahçe hatırası var önümüzde. 1461 Trabzon'a yenilen bir G.Saray var. Bunlarla mukayese edersem Real Madrid karşısında G.Saray'ın şansı olduğu ortada. Schalke'den elimiz boş döneceğimize inanmıyordum. Ama doğru ya da yanlış ben Real Madrid'le de haysiyetli bir maç oynayacağımıza inanıyorum. Haysiyetli bir maçtan sonra 1-0, 1-1, 2-1 böyle kıran kırana bir maç geçecektir. Maksimum 2-0 olabilir. Çok farklı bir mağlubiyet veya çok farklı bir galibiyet mevzu bahis olmayacak. Teslimiyetçi olmayacağız. Savaşarak, mücadele ederek bir takım yenilebilir ama aksi olursa buna üzülürüm ve onu sorgularım. Kendi sahamızda kendi seyircimiz önünde çok rahat ters sonuçlar alabiliyoruz. Ama dışarıda iyi futbol oynuyoruz. Yanlış olan bu iç rekabeti dışarıya taşıyoruz. Bunu yapmamamız lazım. Televizyonlardaki futbol programlarını seyretmiyorum. Moral olarak da iyi oluyor. Futbolun paparazi servisi ortaya çıktı. Bunlar futbol programı değil.

BURAK'I PARA İÇİN SATMAM
Uzun soluklu düşünmek zorundayız. 16'ya girmekle bu seneki hedefimi gerçekleştirdim. Ama benim gelecek seneki hedefim ilk 4'e girmek. İnşallah bu sene 4'e girerim ama bu sene hangi kategoriye girdiysem bunun üstüne çıkmalıyım. Takımı güçsüzleştirmem değil güçlendirmem gerekir. O yüzden oyuncu satışlarına da çok dikkat etmek gerekir. 15-20 milyon lira kar edeceğim diye bir oyuncuyu satıp üzerine bir oyuncuyu alamıyorsam olmaz. Oyuncumu para için satmam. Gerçi ben tüccarım para kazanmayı da satmayı da severim. Burak daha çok genç o yüzden bir iki sene daha oynayıp fiyatını ikiye katlayacak. Lig bitince oturup bir değerlendirme yapacağız.

KAKA'YI ALMADIK ÇÜNKÜ...
BİR basketbol maçında seyirciye söz vermiştim. Sonra Drogba'nın sıkıntıda olduğunu öğrenince haberleştik o iş bitti. Sneijder'i de ben istiyordum. Şimdi hoca da mutlu. Gazetelerde 'Sneijder mi yoksa Kaka mı' diye bir polemik oldu. İlk önerim Kaka'ydı ama ailesi istemedi. Real Madrid'in patronu Perez vermeye razıydı. "Parasını ben vereyim alın oynatın" dedi. Vergi maliyetlerinden kurtulacaklardı. Eğrisi doğrusuna geldi bence iyi ki de almadık. Çünkü Sneijder daha iyi bizim için. Daha genç. Milan'ın başkanı bana dedi ki 'İyi ki almadınız, beyin olarak sıkıntısı var eski Kaka değil.' Almamamızın sebeplerinden biri de Kaka'yı Şampiyonlar Ligi'nde oynatamayacak olmamızdı.

YABANCIDA SINIR OLMAMALI
Yabancı sayısının inmesi Türkiye'nin Avrupa sınavlarında bizi sıkıntıya sokar. Biz bunu sadece Türkiye'deki Türk oyuncuları geliştirme olarak görüyoruz. Yabancı oyuncu eğitiyor. Drogba geldi takımı içeriden çok güzel yönetiyor, liderlik yapıyor. Hagi, Emre Belözoğlu'nu, Arda'yı yetiştirdi. Hangi Türk futbolcusu hangi Türk futbolcusunu yetiştirdi bana bir tane örnek verebilir misiniz; yok.

TERİM DOLDURUŞA GELMİŞ OLABİLİR
Fatih Terim ile aramızdaki sorunlar dıştan doldurmalardan kaynaklandı. Fatih Hoca'yla ilk günden beri hiç bir sorunumuz olmadı. Güvendiğimiz bir isim ve Türkiye'nin en iyi teknik direktörü. Aramızda bir sorun olması tek kelimeyle komik ve ayıp olur. Ben dolduruşa gelmedim. Bana kalırsa Fatih Hoca bir dolduruşa gelmiş olabilir. O da çok zeki bir insan bunun hemen farkına vardı ve fazla uzatmadı.

O KUŞ UÇMALI YERE İNDİREMEYİZ
Mayıs 2011 senesinde biz yeni G.Saray'ı yeniden kurma durumuna gelebilirdik. G.Saray kayyuma gidebilirdi. Bunların hepsini teğet geçtik. 2 senedir personelimiz ayın 28'inde maaşlarını alıyor. Büyük paralar alan sporcularımıza ödeme 3 aylık formatlarla yapılıyor. Bir öykü vardır, adam kartalın üstüne binmiş, okyanusu geçiyor. Kartal'ın uçması için yem vermesi gerek. Yem bitmesin diye parçaları idareli bölüyor. Yoksa denize düşecek. Biz de ara sıra bu durumlara düşüyoruz ama sesimizi çıkartamıyoruz. O kuşun uçması lazım, yere inderecek halimiz yok. Profesyonelleşme bir mucize değil. Bir arkadaşım bana "G.Saray zaten kurum ne kurumsallaştırıyorsunuz" dedi. Kurumsun ama işlemiyor. Sistemin aksamadan yürüyor olması lazım.

AZiZ BEYLE MAÇ İZLERDİM AMA...
Aysal, Murat Özbostan'ın, "Bir hayalim var. G.Saray ile F.Bahçe Avrupa'da ülkemizi başarıyla temsil ederken Aziz Bey ile sizi yan yana Avrupa Kupası'nda bir maç izlerken görebilecek miyiz?" sözlerine şöyle yanıt verdi: "Olması gereken sizin düşündüğünüz. Dünyanın her yerinde böyle. Ben Aziz Beyle maç izlerdim. Kimseyle kişisel sorunum yok. Ama iş başına geldiğimden 2 ay sonra şike olayları patladı. G.Saraylılar'a "Sakın bu şike olayında taraf olmayalım" dedim ama korktuğum başıma geldi 10 gün geçmeden Aziz Bey bir beyanat verdi ve "Şikenin alasını G.Saray yapmıştır" dedi. Ben de açıklama yapmak zorunda kaldım ve artık muhatap almayacağımızı söyledim. Böylece ok yaydan çıktı. Aziz Bey gider, ben giderim gelecek olan başkanlar muhakkak dostluk ilişkisini kurmalılar."

TÜRK SPORU GS-FB'YE MUHTAÇ
"Türk sporu bu iki kulübün gücüne muhtaç. İki kulüp Türk futbolunu ileriye götürecek güce sahip. Ben elimden geleni yapıyorum. Bunları yaparken dil sürçmelerim olabilir. Ama kötü niyetli bir şey yapmadım."

LEVENT BEY'E TEŞEKKÜR EDERİM
Levent Bey, 'Galatasaray'da aileler kaç defa toplandı?' diye yazdı. Bu haberle bana bir şey hatırlattı. Kendisine teşekkür edecektim bu yüzden. Hakikaten düşündüm biz o kadar düştük ki yani, bu çocukları toparlayıp bir araya getirip yemek yediremedim. Bu uyarıyı hemen aldım ondan sonra farkındaysanız kaç yemek oldu.

SONUNDA ÇİLEĞİ AFİYETLE YEDİ
Transfer döneminde yaptığı "Çilek" benzetmesi adeta üzerine yapışan Başkan Ünal Aysal, çilek ikramımızı büyük bir kibarlıkla kabul etti. Başkan, "Söz verdim ve tuttum. Herkes söz ettiğim çilekleri gördü. Şimdi de bu çileği afiyetle yiyorum ve bu mevzuyu gönül rahatlığıyla kapatıyorum" dedi.

DROGBA, 2020 İÇİN DE ÖNEMLİ
Drogba
transferi sadece Galatasaray için değil, 2020 Olimpiyatları için de önemli. Türkiye'deki sporun kalitesini yükselmesi bu şekilde oluyor. Olimpiyat komitesi buraya geldi konuştuk adamlar İstanbul'u beğendi ama en büyük sıkıntı trafik. Denizden ulaşımını anlattık. Adamlar dedi ki: 'Türkiye skor ülkesi. Nasıl oluyor bu?' Dedim ki, bir ülkede iç politika yönünde bir denge varsa ve iç politikada güçlü bir hükümet varsa ve her şey yolunda gidiyorsa halkın zaten telaş edecek başka bir şeyi kalmıyor. İlgi odağı spor oluyor. Çünkü dengeli bir ülkeyiz, sorunlarımız her gün daha iyi çözülüyor. İyi bir hükümetimiz var iyi yönetiliyoruz.

TRABZONSPOR'U ÇOK SEVİYORUZ
Biz
Trabzon camiasını da, yöneticilerini de çok seviyoruz. Aramızda bir sorun yok. Burak olayı da suni geliştirilmiş bir olay. Burak zaten Lokomotiv'e satılmış bir oyuncu. Burak bugün satılırsa karın bir kısmı da Trabzon'a gidecek. Lokomotiv'e gitse Lokomotiv Avrupa'da nereye kadar gidebilirdi? G.Saray'ın gideceği bir yer var. Sadri (Şener) Bey ile aramızda hiçbir problem yok bilakis çok sempatik bulduğum bir yönetici.

BAŞKANLAR YEMEK YİYEBİLİR!
Bizim
Yıldırım Demirören ile yiyeceğimiz yemek hep ileri tarihlere atıldı. Başkanların yemek yemeleri normal olmalı. Öbür türlü biz seyircilerimizi nasıl bir araya getireceğiz. Biz yan yana gelemiyorsak.

GAZETEYİ OKUMAYA SONDAN BAŞLIYORUM
Eskiden
bir sayfa spor sayfası çıkardı. Şimdi 5-6-7 sayfa spor sayfası çıkıyor. Gazeteler arkadan öne doğru okunmaya başladı. Gazetelerin spor sayfaları ne kadar güçlü olursa tirajı o kadar artıyor. Şu anda çok kaliteli spor yazarlarımız var. Biz iyi oyuncu, iyi yönetici arıyorsak gazeteler de tirajını artırmak için böyle elemanlar bulmalı. Araştırmadan konuşan ağızlara ihtiyaç yok. Türk sporunun gerçekten bu işi bilen gerçekten bu işi yapabilecek insanlara ihtiyacı var. Gazete okuyacak vaktim yok ama sabahları kalktığım zaman güvendiğim 4-5 spor yazarını okuyorum. Gazeteyi okumaya en son sayfadan başlıyorum. Diğer yazarlar kafalarıyla değil heyecanlarıyla yazıyorlar. Ama objektif, maçı okuyan kulüplerin iç durumunu bilen, takip eden yazarları okuyorum.

kalan karakter 1000

trakyalı trakyalı

mencester maçı gibi

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 03.04.2013 08:44

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.