X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "2 yüz"lü Fenerbahçe
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"2 yüz"lü Fenerbahçe

  • Giriş Tarihi: 22.4.2013 10:51 Güncelleme Tarihi: 22.4.2013 10:54

F.Bahçe'nin lig performansındaki hataları söylemek, Avrupa başarısına gölge düşürmez asla. 3 kulvar söylemi bir yerden sonra "feda" etkisi yaratmıştır takım üzerinde. Ve bu takımın içeride de dışarıda 2 farklı yüzü vardır

Sonda söyleyeceğimizi baştan söyleyelim: Fenerbahçe'de sağlıklı akıl yürütmenin önündeki en büyük engel, "Ya kayıtsız şartsız onayla ya da herşeyiyle eleştir" psikolojisi. Ortası yok... Ya tapacaksın ya da herşeye burun kıvıracaksın...
Bu keskin bakış açısının ne camiaya ne de kulübü yöneten futbol aklına bir katkısı yok, olamaz da...
Bazı yanlışları ortaya koymak, yapılan iyi işlerin hakkını teslim etmeye engel değil.
Ne doğruları alkışlayan fanatiktir ne de hataları söyleyen hain...
GELİYORUM DEMİŞTİ
Dün akşam zaten çok zayıf olan şampiyonluk şansını da yitirdi Fenerbahçe.
Aslında Ordu'da ilk 20 dakika, öncesinde Antalya deplasmanı ve en son Eskişehir maçı vermişti böylesi bir tökezlemenin sinyallerini.
Maçın çok derin analiz edilecek tarafı da yok.
Erken geri düştüler. Kanatlardan gelip oyunu hızlandırmaktı tek çare... Kanattan gelme işini birkaç kez becerdiler zaten onda da tehlikeli oldular. Ama oyunu hızlandırmak, yazılımlarında olmadığı için zorlandılar. Webo hiç top tutamayıp rakip stoper gibi oynayınca da oyunu yıkamadılar rakip sahaya.
Topu kapar kapmaz hızla kanatlara oynamaktı Gençlerbirliği'nin taktiği. Tuttu da... Haftalardır, hayalet rolünde Patrick Swayze'e taş çıkartan Baroni ne öne oynayabildi ne de merkezi tutabildi. Bir kişi eksik kaldı pratikte Fenerbahçe.
2-0'dan sonra ise zaten bilinç altında Benfica'ya kilitlenmiş akıllar, ayaklara laf geçiremez hale geldi. Fenerbahçe, sonucu kabullendi ve lig defterini bir mucize olmazsa hepten kapattı.
ÖNEMLİ OLAN PASIN NİTELİĞİ
Fenerbahçe'nin yüzde 62'lik topla oynama oranı, pas sayısında sağladığı 554'ye 292'lik üstünlük, buna karşılık rakibin 8'de 6 gibi bir şut yüzdesi tutturması ve 2-0'lik skor bir gerçeği bir kez daha ortaya koydu.
Pasın niceliğinden önemlisi niteliğidir...
Oyun kontrolü, dar alanlarda top hakimiyeti sağlayıp presi çözmek, üretkenlik gibi amaçlara hizmet etmedikten sonra, ritmik ve efektif olmadıktan sonra, pas sadece rakibe yerleşme zamanı tanıyor. Kuru bir istatistik olmaktan öteye geçmiyor.
Fenerbahçe'nin, taraftarın, şu ayrımı yapması lazım:
Süper Lig'de Fenerbahçe başarısızdır.
Beşiktaş ve Trabzon'un bugünkü durumlarında, ikincilik zaten olmazsa olmazdır.
Ve bu tespit Avrupa'daki performansa gölge düşürmez.
Tam aksine açıklamaya yardımcı olur olan biteni.
Fenerbahçe'nin 2 yüzü vardır. Türkiye ligi ve Avrupa Ligi...
Daha doğrusu tek yüzle 2 kulvarı götürme yöntemi ligdeki tabloyu getirmiştir.
Zira içerideki futbol dinamiklerine göre yanlış kurulup yönlendirilmiştir bu kadro.
Avrupa düzleminin önceliklerine uygun taktik anlayışı yüksek konsantrasyonla birleşince de Edirne ötesinde Fenerbahçe önemli bir iş başarmıştır. Potansiyeliyle daha doğru orantılı yol almıştır.
Avrupa Ligi'nde gösterilen arzu, ciddiyet ve karakter, kaybedilen Antalya, Karabük, Kasımpaşa, Galatasaray gibi maçlarda sahaya hiç yansımamıştır.
3 KULVAR SÖYLEMİ FEDA ETKİSİ YAPTI
Rakamlar da yoruma gerek bırakmıyor zaten.
Bu takım zorluklarla, kısıtlı imkanlarla kurulmuş mütevazı bir kadro değildir.
150 milyon euroyu geçen bir değeri vardır ancak binbir güçlükle boğuşan, eleştirilen Beşiktaş'la mağlubiyet sayısı aynıdır.
3 Temmuz sezonunda 30. haftada aldığı puandan da 5 puan geridedir.
30 maçtan ancak yarısını kazanabilmiştir (16).
Kendi tarihindeki en uzun gol yeme serisi bu sezon gerçekleşmiştir.
En mühimi de 3 kulvarda yürümek yeterliymiş havası yaratılması, "Feda" piskolojisinin Beşiktaşlı oyuncular üzerindeki yarattığına benzer, tehlikeli bir psikoloji yaratmıştır.
Sonuçta ezeli rakibe hem maddi hem de psikolojik olarak çok ciddi bir avantaj sunulmuştur.
BENFICA MAÇINA KADAR HERŞEY ERTELENMELİ
Aslında Kocaman'ın maç sonrası "Ligi aslında ilk devrede kaybettik" sözleri üzerine çok laf edilebilir, edilmelidir de... Ama şimdi değil...
Ligdeki tabloya daha enine boyuna bakılabilir elbet ama şimdi değil.
Zira Fenerbahçe'nin önünde, hayati bir sınav var bu hafta.
Tarih yazmak, hataları unutturmak için çok büyük bir fırsat var.
O ana kadar tek motivasyon, tek öncelik destek olmaktır. Yüzleşmeler, eleştiriler bekleyebilir.
Herşey bittikten sonra hesap kitap yapılır.
Ama şimdilik en mühim hesap Benfica ile olandır...
degerlibulent/twitter.com

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.