X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ölümsüzlük yarınlarda
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ölümsüzlük yarınlarda

  • Giriş Tarihi: 3.5.2013 10:54 Güncelleme Tarihi: 3.5.2013 11:43

F.Bahçe, kendisini buralara taşıyan takım savunmasını işletemeyip çok bireysel hata yapınca finalden oldu. Oyuncular "insani kaliteleriyle" "oyuncu kalitelerinin" üzerinde bir işe imza attı Avrupa'da. Ve bu yarı final, yarının F.Bahçesi için bir sıçrama tahtası haline getirilirse başarı olur, aksi takdirde teselliden öteye geçemez.

Fenerbahçe hem kendi tarihini hem de Türk futbol tarihini baştan yazmanın eşiğinden döndü..
Üstelik Benfica gibi bir rakip karşısında maç içindekilerle beraber omurgasındaki 5 isimden ve Avrupa çapındaki bekinden yoksun kalıyor... Sistemini işleten dişlileri yitiriyor. Buna rağmen sadece 1 golle Amsterdam biletini kaçırıyor.
Teşekkürü hak ettiler fazlasıyla.
Ölümsüzlük geri sayımı yarım kaldı belki.
Fakat şimdilik kaçan ölümsüzlük bileti hala Fenerbahçe'nin cebinde… Yeter ki bu performans, yarınların yol haritasına ışık tutsun, gelecek planlarının temeli olsun.

SELÇUK GÖMÜLDÜ, HATLAR ARASI DERİN VADİLER OLUŞTU
* Fenerbahçe buralara defansif kalitesi ve oyun disipliniyle geldi. Hücum gücüyle değil. Ve dün akşam bu kimliğini-eksiklerin de etkisiyle- sahaya koyamayınca Avrupa Ligi'nde kaybettiği ilk deplasman, finale mal oldu.
Orta sahadaki 2 pivot Selçuk-Baroni arasındaki uyum sorunu, hem top yapmayı engelledi hem de defansif kurguyu bozdu. Kolay top kaybedip çok baskı yiyerek başladılar maça. Ve bu dominasyonu kıramadılar. Selçuk her zamanki gibi stoperlerin arasına fazla girince öndeki blokla arka taraf arasında 30-40 metreye varan derin boşuklar oluştu. Benfica da o boşluklara girerek çok adamla geldi.
Oysa ilk maçtaki tok ve etkili futbolun anahtarlarından biri Meireles-Topal ikilisinin merkezi doğru konumlandırmasıydı.
Bu durumun bir diğer yan tesiri, pratikte 4-2-4 gibi oynayan rakibe karşı orta alanda üstünlük sağlama şansının kullanılamaması oldu.

RAKİBE ÇOK UZAK DURDULAR
* Çoğu pozisyonda rakibe çok uzak kaldılar. Cardozo başta olmak üzere rakip fazla kolay top aldı, yüzünü fazla kolay döndü kaleye. Caner kanat savunmasına gerekli desteği vermeyip önündeki beke set çekmeyince de sağ kanattan çok hırpaladı Portekizliler. Ceza alanı önüne hatta içine kadar çok kolay sokuldular. Zaten ilk gol de bu baskı sonucu çok çabuk geldi.

* Penaltı böyle bir ortamda yetişti imdada. Fenerbahçe eşitlikten sonra daha güvenli oynamaya, pas yapmaya başladı. Oyuna psikolojik denge geldi. En azından devreye bu skorla gidilmesi büyük avantaj getirecekti.
Ancak hocanın da dediği gibi bu düzeyde çok basit hatta acemice yenilen 2. gol tüm oyunun şeklini değiştirdi. Duran topun çabuk kullanlmasını engeleyemediler, Cardozo yine çok kolay döndü ve çevresinde 4 oyuncu olmasına rağmen plase şansı buldu.

* O andan itibaren Benfica neredeyse kesintisiz bir hücum devamlılığı sağladı. Fenerbahçe tempoyu düsürmek için en azından profesyonelce "zaman öldürme jokeri"ni kullanmalıydı. Yapamadı, hatlar arasında boşluklar oluştu ve film başa sarıldı.

3'LÜ DEFANS VE KUYT-SOW FORVETİ DENENEBİLİRDİ
* İkinci yarı beklendiği kadar yüksek tempo yapamadı Benfica belki. Ancak oyun o denli tek taraflı bir hale dönüştü ki Benfica golü geliyorum diye bağırmaya başladı. Salih'in göbeğe Topuz'un da forvet arkasına çekilmesi ise sahadaki düzeni ve pas trafiğini hepten bozdu. Ribauntları hep Benfica topladı. Uzun atılan topları indirip nefes aldıracak, takımı öne taşıyacak Webo da olmayınca Fenerbahçe taktiksel olarak seçeneksiz, Sow da fizikli stoperlerin arasında etkisiz kaldı.

* Bekir'in hatasından 3. gol de gelince, zaten çok eksik kalmış Fenerbahçe şişirme toplarla final bileti aradı. Belki bu arada 3'lü defansa dönüp, kanatlarda Caner ile Mehmet Topuz ve Kuyt-Sow hatta Egemen'i de katıp 3'lü forvet denenebilirdi.

OMURGASIZ KALINCA KIRILDILAR
* Fenerbahçe, bir Avrupa Ligi yarı finali için fazla basit gollerin faturasını ödedi dün akşam. Omurgadaki eksikler hem defansif hem de ofansif organizasyonu imkansız kıldı. Tüm hafifletici sebeplere rağmen yine de defansta rakibe bu kadar uzak kalmamalı, bu kadar bireysel hata yapmamalı ve oyunu bu kadar arkada kabul etmemeliydi.
Evet, futbol acımsız bir oyun ve sadece kazananları yazıyor. Evet, camia büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor.
Ancak buraya kadarki mücadele de övgüyü hak ediyor. Hele ki sezonun ilk aylarında yaşanan krizler, 3 Temmuz travmasının bıraktığı derin izler düşünülürse...

BİR VİZYON KATARSA YARI FİNAL BAŞARI OLUR
Oyuncular "insani kaliteleriyle" "oyuncu kalitelerinin" üzerinde bir işe imza atmıştır bu düzlemde.
Bu yarı finalin asıl önemi, domestik açıdan kötü geçen bir sezonda camiaya umut, enerji ve kenetlenme aşılamış olmasıdır... Özgüven kazandırmasıdır. Geleceği planlamak adına daha sağlam bir zemin hazırlamış olmasıdır.
Yönetim ve Aykut Hoca yarım kalan bu rüyayı, daha sistemli bir proje için sıçrama tahtası haline getirdiği takdirde bu yolculuk bir anlam kazanır.
Kadro mühendisliğine ve oyun felsefesine ışık tutarsa, ancak bir başarı olur.
Hatalara kılıf değil, yeni Fenerbahçe için bir vizyon sağlarsa ancak başarı olur.
Yarı final bir başlangıç olmalıdır, sonuç değil.
"Fenerbahçe bu sene başarılı mı" sorusunun cevabı ancak o zaman "Evet" olur.
Aksi takdirde bir kerelik bir başkaldırı, bir teselli olmaktan öteye geçemez.

degerlibulent/twitter.com

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.