"Galatasaray’a başkan olacağım”

Giriş Tarihi: 21.11.2013 11:43 Güncelleme Tarihi: 21.11.2013 11:45

Ebru Köksal, TFF'den ayrılma süreci, Galatasaray'da yaşadıkları, Mancini'nin göreve gelmesi, ve Türkiye'deki güncel olaylar hakkında sorulan sorulara içtenlikle cevaplar verirken, hedefinin ise başkanlık olduğunu söyledi.

FIFA Başkanı Joseph S. Blatter ve Juventus Başkanı Andrea Agnelli gibi Avrupa futbolunun önde gelen kulüplerinin temsilcilerinin bulunduğu konferastaki tek kadın katılımcı olan Ebru Köksal, TFF'den ayrılma süreci, Galatasaray'da yaşadıkları, Mancini'nin göreve gelmesi, ve Türkiye'deki güncel olaylar hakkında sorulan sorulara içtenlikle cevaplar verirken, hedefinin ise başkanlık olduğunu söyledi.

İşte Köksal'ın sözleri...

"BEN BİR SURVIVORIM"

Futbol dünyasında bir kadın olmanın nasıl olduğu sorulan Köksal, "Çok zor oldu. Ben bir 'survivor'ım. Futbolun içinde bulunduğum 13 yıl boyunca, Galatasaray'da İcra Kurulu'nun yöneticilerinden biri olana kadar 8 başkan ve 11 yönetim ile birlikte çalştım. Zorlu bir süreçten geçtim. Her seçim yapıldığında ve yeni bir başkan ile birlikte yeni bir yönetimin gelmesi benim rolümün sorgulanmasına neden oldu. Tabii ki cinsiyetim de sorgulanırken, benim bir kadın olarak o pozisyon için yeterli olup olmadığım konusu masaya yatırıldı" cevabını verdi.

'Neden Galatasaray'ın açıklamasını da yapan yönetici, "Doğduğumdan bu yana Galatasaray taraftarıyım. Babam Galatasaray genç basketbol takımında kaptandı. Türkiye'deki ilk kadın su topu takımında oynadım. İlk şampiyon biz olduk" sözlerini kullandı.

"6 AYLIĞINA GELDİM, 13 YILDIR BURADAYIM"

Ebru Köksal, Galatasaray'a yönetici olma sürecini de şu şekilde anlattı:

"Galatasaray'ın yatırım yaptığı bir şirkette başkan yardımcısıydım. 6 aylığına kulübe yatırımında yardımcı olmak amacıyla geldim ve sonrasında tek bildiğim 13 yıldır burada olduğum"

"Dönemin başkanı çok yardımcı ve destekleyiciydi. İlk başta fazla kalmak istemedim çünkü yatırım bankacılığı ile ilgilenmem gerektiğini düşündüm. Ancak başkan ileri görüşlüydü. Bana, 'Futbolun içinde bir kadınsın. Buna tutunmalısın, burada kalmalısın. Bu endüstri çok hızlı büyüyor ve buna bir şans vermelisin. Seveceğini düşünüyorum' dedi. Ve haklı da çıktı"

Galatasaray'daki başarılarından da bahseden Köksal, "Galatasaray'ın stadyum projesi için sorumluydum, inşaat sürecinden açılışa, yönetiminden satışına her şeyle ilgilendim. Muhteşem bir iş yaptım. Stadyum işlerinden yılın yöneticisi ödülünü aldım. Avrupa Kulüpler Birliği'nde de yönetim kurulunda yer almam bir başka cesaret verici öğe oldu" ifadelerini kullandı

"ERKEKLERİN ARASINDA SEÇİME GİRDİM"


Avrupa Kulüpler Birliği'nde yönetim kuruluna girişinde Karl-Heinz Rummenigge'nin desteğini aldığını vurgulayan yönetici, o günler ile ilgili, "Erkeklerin arasında seçime girmek zorunda kaldım. Adaylığımı koyduğumda herkes, 'Ah, bu bir kadın' diye düşündü. 3 koltuk için 7 aday vardı ve diğer 6'sı daha yaşlı beyaz erkeklerdi. Herhangi bir ülkeden bir kadım yoktu, hele bir Türk kadını hiç yoktu"

"Sonunda en yüksek oyu aldım. Kazandığımda şaşırdılar. Benim kazanabileceğimi düşünmüyorlardı. Seçimin yapıldığı odaya girdiğimde herkesin yüzü düşmüştü. Fakat Karl-Heinz Rummenigge muhteşemdi. Benim kazandığımı gördüğünde, beni bir departmanda başkan yardımcısı yaptı. Beni terfi ettirmek için çok uğraştı. Beni bazı konularda görevlendirdi ve gerçekten destekleyiciydi" diye konuştu.

"İNANMADIĞIM KİŞİLERLE ÇALIŞMAK İSTEMEDİM"

G.Saray öncesinde Türkiye Futbol Federasyonu'nda görev alan Köksal, Mehmet Ali Aydınlar'ın istifa ettiği dönem ile ilgil çarpıcı ifadeler kullanırken, "O zaman iyi bir fikir olduğunu düşündüm, ama çok da muhteşem bir fikir olmadığı ortaya çıktı. Ben geldikten 3 ay sonra başkan istifa etti. Ayrıldıktan sonra bir süre daha görevde kaldım, fakat tam olarak güvenmediğim insanlarla çalışmak istemedim. Ya da liderliğine inanmadığım kişilerle çalışmak istemedim diyelim" açıklamasını yaptı.

"FEDERASYONDAN İYİ BİR ŞEKİLDE AYRILMADIM"

Federasyonda cinsiyeti nedeniyle yorumlar alıp almadığı sorulan Ebru Köksal, "Benim cinsiyetim hakkında yorumlar yoktu, fakat yeteneklerimi ispatlamam oldukça zor oldu. Elimi kaldırarak, 'Ben bunu yapabilirim, bu görevi bana niye vermiyorsunuz' dediğim her anda otomatik olarak insanlar, 'Tamam, bir kadın olarak o bununla başa çıkamaz' diye düşündü. Federasyondan çok iyi bir şekilde ayrılmadım ve bu benim kariyerim açısından bir darbe oldu. Yıldırım Demirören bana güvenmediklerini söylediler."

"Kulübümde ya da federasyonda bir uluslararası pozisyon için aday gösterilmem çok zordu, çünkü ben yalnız bir kadındım ve benim yerimde olmak isteyen 15 diğer erkek vardı. Seni ileri görüşlü bir başkanın desteklemesi gerekir." dedi.

"CEO POZİSYONU DOLMUŞTU"

TFF'deki görevden ayrıldıktan sonra G.Saray'da danışman olarak göreve başlayan Köksal, "Türkiye Futbol Federasyonu'ndan ayrıldığımda, CEO pozisyonu dolmuştu ve ben 'tamam, artık üst yönetim düzeyinde şansımı denemenin zamanı geldi' dedim" şeklinde konuştu

"BANA EL UZATAN BAŞKA KADIN OLMADI"


Köksal, şirketlerde kadınların önemine ve daha çok kadın olması gerekliliğine şu sözlerle dikkat çekti:

"Madeleine Albright'ın ünlü bir sözünde; 'Cehennemde bir başka kadına yardım etmeyen kadın için özel bir yer var' der. Sheryl Sandberg'in Facebook'un CEO'su ve şirket dünyasında bir kadın olarak tecrübelerini anlattığı kitabı Lean In'i okuyordum. Onun kitabında teknoloji dünyasında kariyer planlayan genç kadınlara yardımcı olacağını belirttiği bir bölüm var. Sebebini ise şöyle belirtiyor; ki ben de bunu çok kullanırım, 'bu endüstride bana el uzatan başka kadın olmadı'."

"Her şeyi kendim için yapmalıydım ve bana yardım eden başka bir kadın olmadı. Benim şu anda görevim, daha fazla kadını bu endüstriye özendirmek, çünkü biz başarılarımızı pazarlamada iyi değiliz. Futbol otoritelerinin kadınları futbolun karar mekanizmasına katmaları fikri gerçekten muhteşem. Ancak dışarıda daha birçok yetenekli kadın var. Bizim onları özendirdiğimizden ve doğru şansları verdiğimizden emin olmamız gerekir."

"POLİTİK BİR HAREKET"

Kadınların yönetimlerde yer almasının gerekliliğini savunmasına rağmen, şu anda kadınlara yer verilmesini samimi bulmadığını vurgulayan Köksal, "Çok da samimi bulmuyorum. Bu daha çok bir politik hareket. Açıkca bir kadına yönetimde sahip olmanın karar mekanizmasında, stratejide ve operasyonda vereceği katkıların değerine inanmıyorlar." sözlerini kullandı.

OLİMPİYATLAR İÇİN YORUM...

Olimpiyatları alamamızın Müslüman ülkelere olan önyargıdan kaynaklandığını belirten Köksal, "Olimpiyatlar bir İslam ülkesinde hiçbir zaman düzenlenmedi. 2020 için de bizim Olimpiyat Komitesi'ne yapabilirliğimizi göstermek için yapılan lobi çalışmaları işe yaramadı ve teklifi kabul etmediler. Eğer seçim sadece bizim tesisleri hazırlamak için verdiğimiz finansal vaatlerle olsaydı İstanbul kazanırdı. Ancak, insanların önyargılı, yerleşmiş düşünceleri olduğunu düşünüyorum"

"Bir örnek vereyim. İnsanlara, 'sizin yönetim kurulunuzda neden kadın yok' diye sorduğumda; 'Çünkü bulamıyoruz' diyorlar. Aynı şekilde, 'Türkiye'ye neden oy vermediniz?' diye sorduğumda da; 'Yani, biliyorsunuz, Müslümansınız ve biz yüksek standartları yakalayabileceğinizden emin değiliz' diyorlar. Bu sadece insanların aklındaki yerleşmiş fikirlerden kaynaklanıyor ve bizim işimiz de bunu kırmak" dedi ve "Sportif açıdan bakarsak, şike olayları, doping problemi ve biraz da maçlardaki şiddet" sözleri ile başka problemler olduğunu da söyledi.

ARKADAŞINA GÖNDER
"Galatasaray’a başkan olacağım”
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz