X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kökten değişim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kökten değişim

  • Giriş Tarihi: 15.11.2014
Kökten değişim
Kökten değişim

En son 2008 Avrupa Şampiyonası'nda yarı final oynayarak göğsümüzü kabartan A Milli Takım'ın, o savaşarak kazanan ruhu nasıl geri gelir?

- Türkiye'nin futbol politikası yeni baştan, sıfırdan ele alınmalı
- Değişime saha dışından başlayıp sonra saha içine gelinmeli
- Lotomotif takımlarımız, milli takımın da iskeletini oluşturmalı
- Taraftarlığı bir tarafa bırakıp artık futbol kültürü oluşturulmalı

RIDVAN DİLMEN

Bunlar bir sayfada yazılacak, bir iki günde halledilecek sorunlar değil. Türk futbolunun genel sorunu. Çok ama çok uzun toplantılar, fikir alışverişleriyle radikal çözümlerle halledilebilecek sorunlar. Yoksa daha önce dünya üçüncüsü olduk, Avrupa Şampiyonası'nda yarı final oynadık. Bunu sadece jenerasyona bağlamak çok doğru değil. Buna saha dışından başlamak lazım. Saha dışını halledemediğimiz sürece saha içine gelemeyiz.

AHMET ÇAKAR

Kökten değişiklik şart. Türkiye'nin futbol politikası tamamıyla sıfırdan ele alınmalı. Altyapılara ciddi önem vermediğiniz sürece nesil ya da nesiller yakalama şansınız yok. Dolayısıyla Türk futboluna giren yarım milyar dolar paraya yazık oluyor. Bu para sadece ve sadece transferlere ödenip gün kurtarılmaya çalışılıyor. Bu işin artık sürdürülebilir tarafı yoktur.

ERMAN TOROĞLU

"Ey ruh" diye diye ruh çağırma seansları yapsınlar. Eğer yanlış hatırlamıyorsam şike operasyonundan sonra program yaptığım televizyonda bir ruh çağırma seansı yapmıştım. Orada neler söylemişim, bulun okuyun ve Türk futbolunun halini görün. İnternete tıklarsanız da ruh çağırma gelir. Onun yanında cacık yaptığım da gelir, onun yanında mide ağrılarını geçirmek için Gökmen Özdenak'a muz yedirdiğim de gelir... Türk futbolunun halini herkesin suratına kara mizah yaparak vurdum ama tabii ki anlayana. Çünkü bu günleri o günlerden görüyordum. İşin kötüsü 4x4'lere alıştık. Yanlışlıkla Kazakistan'ı yenersek yöneticilerimiz, futbolcularımız ve teknik adamlarımız yine devam ederler. Onun için Kazak maçı bizim için çok önemli. Yere yapışmamız için. Galibiyet iyiliğimize olmaz.

LEVENT TÜZEMEN

Milli Takım kadrosu, milli formaya aidiyet duygusunu yaşayacak oyunculardan oluşmalı. Türkiye'de yıldız konumunda büyük paralar kazanan oyuncular kanımca Milli Takım'da oynamayı angarya görüyorlar ama ifade etmiyorlar. Çünkü vatan haini damgası yemekten korkuyorlar. Ayrıca bu ruhu yakalamak toplama takım zihniyetiyle mümkün değil. Tıpkı Bayern Münih, Dortmund örneğindeki gibi lokomotif olacak takımlar Milli Takım'ın iskeletini oluşturmalıdır. 2000'de F.Bahçe, G.Saray, Beşiktaş karması çeyrek final oynadı. 2002'de G.Saray'ın UEFA Kupası'nı alan kadrosu Milli Takım'ı dünya üçüncüsü yaptı, 2008'de Galatasaray, F.Bahçe ve formda lejyonerlerle Avrupa üçüncüsü olduk.

ÖMER ÜRÜNDÜL

Ruhun geri gelmesi için öncelikle günümüz futbolunun istediği ilkeleri mümkün olduğunca sahaya yansıtacak bir takım oluşması lazım. Bu futbolu sergileyemediğimiz zaman özgüven de tamamen kaybolur. Bu şekilde de istediğiniz kadar zihinsel olarak motive olmaya çalışın o ruhu geri getiremezsiniz. G.Saray'ın UEFA Kupası'nı kazandıktan sonraki jenerasyon bizi genelin de üstünde belli bir yere kadar taşıdı. Ancak ondan sonra geriye hızla gidiş devam etti.

GÜRCAN BİLGİÇ

Sorunu zaten soruda yaşıyoruz. Her şeyi ruh ve motivasyona bağlayarak, çözümün burada olacağını sanıyoruz. "Ben prim verdim, şampiyon oldular" diyen başkan var. "Futbolcuları motive ediyor, oynatıyor" denilen teknik adam da var. Halbuki çok yetenekli olduğuna inandığımız oyuncuların, aslında öyle olmadıklarını anlamalıyız. "Hadi koçum" demenin sadece anlık olduğu, gücün, yeteneğin varsa, pozitif katkı getireceğini bilmeliyiz. 2008 sonrası yeterli kalitede bir futbolcu grubu yakalayamadık, yaratamadık. Mevcutlar da gelişmek yerine, mevcutlar hem kendilerini, hem de bizi aldattılar.

İSKENDER GÜNEN

"Nedensiz başarısızlık olmaz" diye düşünüyorum. 2002 ve 2008 yıllarında Türk Milli Takımı'nın ortaya koyduğu performansın en önemli nedeni birbirlerini tamamlayan bir jenerasyon yakalanmasıydı. Anımsanacağı gibi 2002 yılında Dünya üçüncüsü olduğumuz takımda 11'de oynayan 8 oyuncu aynı takımdan oluşmuştu. Geçen yıllar ise özellikle genç oyuncuların eğitimleri konusunda önemli yetersizlikler olduğu gerçeğini hiçbir zaman düşünmedik. Günlük çözümlerle uğraştık. Örneğin Almanya 2000'de neden altyapıya bir milyon Euro'luk ödenek ayırdı? Bunu bile sorgulamadık. Çünkü bizde hiçbir zaman bir futbol kültürü oluşmadı. Sadece tuttuğumuz takımların durumuyla ilgilendik. Şu an görünen o ki deniz tamamen bitmiş. Siz buna ister ruh deyin ki bu ruh ne menem şeydir ki herkes bu ruhun yeniden geri gelmesi için konuşmalar yapıyor. Ama bilimin egemen olduğu dünyada ruh gibi soyut kavramlar değil somut fikirler öne çıkmadığı sürece bugünleri bile ararız.

METİN TEKİN

Her mağlubiyetten sonra "Ne oluyoruz" deniyor. Öncelikle önümüzdeki turnuvaya gidip gidemeyeceğimizi bir görelim, ondan sonra kapsamlı olarak planlar yapılır. Şu an 2016'ya gitmek için yarışıyoruz. Bizim için Brezilya değim Kazakistan maçı önemli. Türk futbolunun durumu ayrı ve geniş bir konu.

MURAT ÖZBOSTAN

Gurbetçi oyuncular, Türk Milli Takımı'nı seçtiklerinde bunun büyük bir fedakarlık olmadığını anladıkları gün; Milli Takım'da ve milli maçların tribünlerinde kulüpçülük bittiği gün; Her kaybettiğimizde kimin ne kazandığının muhasebesini yapmaktan vazgeçtiğimiz gün; Yılda 5-6 milli maçta 90 dakika mücadele etmeyecek, koşmayacak olan isimlerin bu formadan uzak olduğu gün; Ve de adı ne olursa olsun teknik adamlar ve futbolcular, o formayı giydiklerinde arkalarında Türk halkının desteğini gerçekten hissettikleri gün; Milli Takım'ın ruhu geri gelir.



kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.