X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Vitor Pereira: O maç sonrası bir gün Türkiye'de çalışmalıyım dedim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Vitor Pereira: O maç sonrası bir gün Türkiye'de çalışmalıyım dedim

  • Giriş Tarihi: 4.7.2015 19:26 Güncelleme Tarihi: 4.7.2015 19:29
Vitor Pereira: O maç sonrası bir gün Türkiye'de çalışmalıyım dedim
Vitor Pereira:  O maç sonrası bir gün Türkiye'de çalışmalıyım dedim

Fenerbahçe Teknik Direktörü Vitor Pereira UEFA Şampiyonlar Ligi ön eleme maçlarını değerlendirdi. Pereira; Porto'nun başındayken İstanbul'da Beşiktaş ile bir maç oynadıklarını ve Türkiye'deki futbol tutkusuna o maçta hayran kaldığını söyledi.

Fenerbahçe Teknik Direktörü Vitor Pereira, kısa bir süre kalmasına rağmen UEFA Şampiyonlar Ligi ön eleme maçlarına en yüksek seviyede hazır olacaklarını söyledi.

Kulübün Düzce'nin Kaynaşlı ilçesinde bulunan Topuk Yaylası Tesisleri'nde basın mensuplarıyla sohbet toplantısı düzenleyen Pereira, UEFA Şampiyonlar Ligi'ne katılmak için önemli maçlar oynayacaklarını vurgulayarak, "Önümüzde çok uzun bir süre yok. Biz hazır olmak zorundayız o maça olabilecek en yüksek seviyede hazır olacağız" dedi.

Takıma yeni transferler edilen oyuncular hakkında değerlendirmelerde bulunan Portekizli teknik adam, şunları kaydetti: "Yeni transferler hakkında konuşmam. Ancak önce sözleşmeyi görüp önüme oyuncuyu getirsinler ben o zaman konuşurum. Mesela Nani daha imzalamadı. İmzalamış olsaydı hakkında konuşurdum. Ben konuştum, oyuncu geldi sonra başka kulübe gitti, boşuna boşuna fikir belirtmiş olurum. Bana desinler imzaladı gelsin bundan önce inanmıyorum. İmzalasın sonra konuşacağım."

"BEŞİKTAŞ MAÇI SONRASI 'TÜRKİYE'DE BİR GÜN ÇALIŞACAĞIM' DEDİM"

Porto'nun başındayken İstanbul'da Beşiktaş ile bir maç oynadıklarını ve Türkiye'deki futbol tutkusuna o maçta hayran kaldığını anlatan Pereira, sözlerine şöyle devam etti:

"Porto ile burada Beşiktaş'a karşı bir maç yapmıştık. O maçtan sonra 'ben bir gün gelip bu ülkede çalışacağım' dedim. Buradaki tutku, coşku, futbola duyulan aşktan çok fazlasıyla etkilendim. Buradaki taraftardan fazlasıyla etkilendim. Türk taraftarların beni büyülemesiyle İstanbul gibi güzel bir şehri gördükten sonra, bir gün Türkiye'ye gelip çalışacağım dedim."

"ATLETİZM ANTRENMANI DEĞİL, FUTBOL ANTRENMANI YAPIYORUZ"

Takımın çok uzun bir zamana ihtiyacının bulunmadığını söyleyen Pereira, "Antrenmanlarla asla zaman kaybetmiyoruz. Hiçbir şekilde zamanı boşa harcamadan atletizm antrenmanı değil futbol antrenmanı yapıyoruz. Bu şekilde devam ediyoruz. Benim takımdan istediklerim fikirlerim net. Onlarla bunu paylaşıyorum. Aynı gazetecilik gibi teknik direktörlük de hem yetenek gerekir hem tecrübe gerekir. Tecrübe de yıllarla edinilir, tecrübemi bu takıma katmaya gayret gösteriyorum. Takımın şu andaki seviyesine baktığımda çok fazla zamana ihtiyacı yok" diye konuştu.

"BEN FUTBOLA AŞIĞIM"

Başarılı çalıştırıcı tam bir futbol tutkunu olduğunu vurgulayarak, "Ben futbola aşığım. Futbol benim tutkum. Beni yıl içinde eleştireceksiniz. Bazen sizin bir fikriniz olacak ben sizden farklı düşüneceğim. Ama bir şeye emin olabilirsiniz. Ben burada iyi futbol oynatmak için her şeyi yapacağım. Ofansif ve agresif oynamaya çalışacağız. Burada bulunduğum ilk günden son güne kadar yapmaya çalışacağım en önemli şey bu olacak. Bundan emin olabilirsiniz. İnsanız istediklerimizi bazen yapabiliriz bazen yapamayız. Ama net olan bir şey var benim felsefem iyi futbola saygı duyan bir felsefe" dedi.

Agresif bir kişiliğe sahip olduğunu anlatan tecrübeli çalıştırıcı, "Antrenmanda ve maçta sonuna kadar agresifliğimi göstermeye çalışıyorum. Benim için duyguları göstermenin, futbolu oynamanın tek yolu bu. Başka bir yol bilmiyorum. Eğer bir agresif takım istiyorsam, bunu kendimden başlatmak gerekiyor. Kendi agresifliğimi, kendi isteğimi oyuncularıma göstermek zorundayım. Tüm antrenmanlarımız bir yarışma şeklinde geçiyor" şeklinde konuştu.

Portekiz'de balıkçıların olduğu bir bölgede doğduğunu anlatan Pereira, şunları kaydetti: "Benim büyüdüğüm yerde yarışma vardı her zaman birbirimizle mücadele içindeydik en küçük şey için de aramızda bir mücadele olurdu. Çocukluğumdan beri bu mücadeleci yapıya alıştım. Ekmeğimizi taştan çıkarır, en küçük şeye ulaşmak için birbirimizi alt etme çabası gösterirdik. Çok fakir bölgeydi hiç kimse üniversite okuma şansı bulamazdı sürekli mücadele etmek zorundaydık sabahtan akşama herkes çalışmak zorundaydı ailesine bakmak için. Şu andaki karakterim bu şekilde oluştu."

"HİÇBİR ŞEYDEN KORKUM YOK"

Futbolda kendisine oldukça güvendiğini iddia eden Pereira, şunları söyledi: "Futbolla ilgili hiçbir korkum yok. Hayatımdaki tek korkum çocuklarımın ailenin sağlığına bir şey olacak mı. Futbol keyif alınması gereken bir oyundur. Benim için haftanın en iyi günü maç günüdür. Ben her maç günü sadece ilk defa oyun oynayacak arkadaşlarıyla sokağa çıkıp top oynayacak bir çocuk gibi heyecanlanırım. Ben kupalar kazanmak istiyorum başarılı olmak maç kazanmak hedefe ulaşmak istiyorum. Bu çalıştığım her kulüpte böyle oldu, böyle olmaya devam edecek. Ben hırsımı her yere taşıdım kendime olan güvenimi hiçbir zaman kaybetmedim asla hiçbir korkum yok. Sizle bir maç yapsak ben o maça bile kazanmak için çıkarım. Benim doğam bu, bunu asla değiştiremezsiniz."

İYİ FUTBOL OYNAYARAK TARAFTARIMIZI MEMNUN EDECEĞİZ

Eğer bir taraftar olsa, tuttuğu takımın ofansif agresif bir oyun oynamasını isteyeceğini anlatan Pereira, son olarak şunları kaydetti: "Ben taraftarın yerine koyduğumda böyle düşünüyorum. Stattan ayrılırken takımımla gurur duyarak ayrılmak isterdim. Mücadele ederek büyüdüm bugünlere geldim. Taraftarı lafla değil, oynayacağımız oyunla ikna edeceğiz. İyi oynamak zorundayız ki taraftar gelsin. Takım iyiyse taraftar gelir takım kötüyse gelmez. İyi sonuçlar alırsak iyi oyun oynarsak taraftarımızın desteği arkamızda olacak. Futbolda yolumuzu seçmek zorundasınız. Futbolda kesin doğru, kesin yanlış diyemeyiz. Hedefe farklı yollardan ulaşabilirsiniz. Örneğin, bir piyanist saatlerce piyanonun başında çalar ama kalkıp hiçbir zaman piyanonun etrafında koşmaya başlamaz. Futbol da aynı şekildedir. Sahanın içinde koşmak lazım ama sahanın etrafında değil."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.