X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yazarlar Astana-Galatasaray maçını yorumladı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yazarlar Astana-Galatasaray maçını yorumladı

  • Giriş Tarihi: 1.10.2015 01:37 Güncelleme Tarihi: 1.10.2015 16:05
Yazarlar Astana-Galatasaray maçını yorumladı
Yazarlar Astana-Galatasaray maçını yorumladı

Galatasaray, tarihinde ilk kez Şampiyonlar Ligi’nde mücadele eden Kazakistan temsilcisi Astana ile deplasmanda 2-2 berabere kaldı. Usta kalemler bu karşılaşmayı yorumladı.

LEVENT TÜZEMEN: 'Biz' yok!

Astana maçı Galatasaray'ın kadrosunun kalite olarak hızla kan kaybettiğinin belgesidir. Bunu skora bakıp söylemiyorum. Galatasaray kazanabilirdi. Ancak değişen kadronun verimliliği, uyumu, yardımlaşması arkadaşlık ilişkileri çok zayıf. Maç boyu taraftarlarının müthiş desteğini alan, yüreğini ortaya koyan, koşan tekmeye kafa sokan Astanalı oyuncular kısıtlı kalitelerine rağmen Galatasaray'ı yerle bir ettiler. Hamza Hoca ve futbolcular, kötü oyuna asla zemini bahane gösteremezler. G.Saray ile Astana arasında en büyük fark Kazaklar'ın "Biz" diye düşünmesiydi. Astanalı oyuncuların saha içinde ortak aklına, ortak mücadelesine "Bireysel assolist" şeklinde hareket eden Galatasaraylı oyuncular karşılık bile veremedikleri gibi "Acemi" hatalar yaptı. Galatasaraylı oyuncular "Biz" kavramını kaybettikleri gibi yeni gelenler de sadece oynamak için oynuyor. G.Saray'da "Biz" duygusunun eksildiğinin en güzel örneği Hakan'ın kendi kalesine attığı golden sonra hiçbir takım arkadaşının teselliye gelmemesidir. Başarıda kucaklaşan bir takım hatada kenetlenmezse kaybetmeye mahkumdur...

Hamza hoca eleştirenlere kızıyor. Biz tribünden Astana'nın baskı yaptığını ve gole yaklaştığını görüyoruz. Fiziksel çöküntü yaşayan ve yorulan oyuncuları göremediği gibi oyuna müdahale de etmiyor. Podolski vasat oynuyordu ama Astana ve seyirci üzerinde ciddi bir baskıydı. Podolski çıkıyor dünya yıldızı (!) Rodriguez giriyor. Bu büyük hataydı. Podolski varsa sonuna kadar oynar. Semih-Hakan ikilisi baskıdan dolayı top kullanamıyor, Chedjou kulübede oturuyor. Yasin dili dışarı çıkmış koşuyor final anında ne yapacağını bilmiyor. Sneijder'e yazık oluyor. Çünkü oyun zekası ve pas yüzdesi yüksek oyuncunun azlığından çıldıracak konuma geliyor.

Yıllarca Türk oyuncuların basit düşünememesi yüzünden kulüp takımları olarak çok kaybettik. Çünkü bu oyuncular "Ayıplanma" duygusuyla topu taca atmayı, kornere vurmayı düşünmüyor. Semih bu tanıma son örnek. Semih'in ayağındaki topu kornere vurmaması Galatasaray'a gol oldu. Baskı anında en sakin kalması gereken Muslera yaşadığı panikle çok şaşırttı.