Türkiye'nin en iyi haber sitesi

"Quaresma'ya rağmen"

Giriş Tarihi: 20.3.2016 12:17
Quaresma'ya rağmen

Sabah Gazetesi yazarlarından Beşiktaş-Antalyaspor maçı ile ilgili yorumlar

FATİH DOĞAN - El serbest

Beşiktaş'ın rakiplerine duyurulur! Ceza alanı içinde kaleci dışında da topu elle kesebilir, pozisyonu bozabilirsiniz! Rakip Beşiktaş ise cezai müeyyidesi yoktur! Bunu ben değil hakemler söylüyor. Trabzonspor maçında Mustafa Yumlu'nun eliyle kestiği topa Bülent Yıldırım ve ekibi devam demişti. Dün de Antalya maçındaki Hüseyin Göçek 54'de Olcay'ın ortasında Diego'nun eline çarpıp bozulan pozisyona 'Devam' dedi. Hakemler ne tesadüftür iki haftadır elleri kolları görmeyince doğal olarak böyle bir sonuç ortaya çıkıyor.

Hüseyin Göçek, 5. dakikada Necip-Eto'o pozisyonuna emin olamayıp bu penaltıyı vermediyse daha vahim. Tribünden emin olamayınca güvendiğim iki hakem hocasını aradım. Biri "Penaltı çok ağır olurdu. Karar doğru", diğeri "Penaltıyı vermeliydi" dedi.
Konu şu; Kararın doğruysa arkasında dur. Yanlış olduğunu düşünüyorsan bir başka penaltıyı vermeyerek dengeleme. Yani eyyam yapma.. Atiba'nın yaka paça tutulmasına da birçok hakem tarafından penaltı kararı verilirdi ama Hüseyin Göçek görmemeyi tercih etti.
Futbol kuralları açık. Ceza alanının içinde kalecinin dokunulmazlığı var. Oyuncu girerken kontrollü olmak zorunda. Mbilla topu kontrol eden Boyko'ya öyle bir giriyor ki, kafası kanayıp 3 dikiş atılıyor. Karşılığı kontrolsüz giriş ve yüze-kafaya tehlikeli hareketten direk kırmızı. Ancak Göçek sarıyla geçiştirerek büyük hata yapıyor.

Nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan ikiyüzlü standartsızlık... Isınırken Tolga sakatlandı, Quaresma erkenden sarardı. Herşeye rağmen Beşiktaş, Şenol Güneş'in doğru hamleleriyle kazandı. Gomez vuruş tercihlerinde hatalar yaptı. Oyunu kanatlara indirmeyi başaran Beşiktaş'ta oyuncuların ortaları ezbere, hesapsız yapması gol sayısının artmamasındaki diğer faktörlerdi.
Maçtan önce taraftarın iki güzelliği vardı. Teröre lanet ve teröristlere meydan okuma. Diğeri bütün tribünlerin Eto'o'yu çağırıp alkışlaması ve onurlandırması. Güzellik ve Fair Play arayan buraya baksın...

METİN TEKİN - Kolay maç yok

Evet dün akşam Beşiktaş kazandı, üç puan aldı ama zor olduğunu da söylemek gerekir

Karadeniz'den iki galibiyetle dönen Beşiktaş, Antalya'yı da yendi.
Şampiyonluk göründü diyebilir miyiz?

Tabi ki diyemeyiz... Daha geride 8 hafta var ki özellikle bu maça bakarak daha da net söyleyebiliriz. Çünkü çok emin olduğunuz ve garanti gördüğünüz üç puanın hiç de kolay gelmediğini dün akşam gördük. Daha doğrusu Antalya gösterdi. Şampiyonluk yarışında kalan maçlar da her türlü bu tip oyunlara açıktır. Evet dün akşam Beşiktaş kazandı, üç puanı aldı ama çok zor olduğunu da söylemek gerekir.
Beşiktaş bilinen futbolundan uzak da oynasa kazandı. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Öncelikle Antalyaspor'un performansına bağlamak lazım çünkü öndeki baskıyı kırarak çok rahat çıktılar ve oyuna hep ortak oldular. Bunu söylemek lazım. Beşiktaş'ın alışılagelmiş pozisyon üretkenliğini kıran bir Antalyaspor vardı. Her bölümde her anında maça ortaktılar. Yani Beşiktaş'ın yapamadıklarından çok rakibin yaptıklarından bahsetmemiz lazım. Ben açıkçası dün akşam Antalyaspor'u beğendiğimi söyleyebilirim... Çok mu pozisyona girdiler? Hayır. Çok mu pozisyon verdiler? Ona da hayır. Ama topa sahip olmada oyuna hakim olmada hep Beşiktaş ile kafa kafaya idiler.

Güneş'in Necip'i ilk 11'e koyması doğru bir tercih miydi?

Tabii ki enteresan bir tercihti. Tabi bunun iki sebebi var. Biri Trabzon deplasmanında Necip'in peformansını beğenmesi. İkincisi öyle veya böyle Delgado için Güneş'in kafasında soru işaretleri olması. Bence 11'de oynatmasının sebepleri buydu Güneş'in. Yine de beklenen bir tercih değildi.
Fenerbahçe şimdi 4 puan geride... Bu galibiyet derbiye etki eder mi?

Kalan haftalarda önce oynayıp, kazanan her takım rakibi üzerinde baskı oluşturacaktır. Çünkü "Zor da olsa ben 3 puanımı aldım.
Bakalım sen ne yapacaksın" bakışı hep baskı yaratacaktır Fenerbahçe üzerinde. Derbiye bakarsak, performans olarak Fenerbahçe önde görünüyor ama bu tip derbilerde bugünden çok tarihsel kapışmalar oluyor. O yüzden F.Bahçe'nin işi hiç de kolay değil.

RIDVAN DİLMEN - Bu maçlara alışmalı

Beklediğim gibi liglerin sonuna doğru takımların direnci arttı. Mesela Osmanlıspor şu anki sonuçlara göre Avrupa kupalarına katılıyor. Beşiktaş son dönemde hep tek farklı kazanıyor. Tıpkı geçen sezon şampiyon olan Galatasaray... Daha emniyetli oynamak zorunda kalıyorsun. Bu da Beşiktaş'ı normal tarzının dışına çıkarıyor. 12 korner kullanan, rakibe korner vermeyen bir Beşiktaş, ikinci yarıda oyunun hakimi olmuş. Korner ve duran toplarda bireysel performanslar öne çıkıyor.

Ben duran top organizasyonunu yeterli bulmuyorum Beşiktaş'ın, ligin zirvesindeki bir takım için yeterli değil. Beşiktaş'ta aynı 11 oynamaya başladı, bu da yorgunluğa yol açabiliyor. Gökhan Töre'ye ihtiyaç var, ortada yok. İsmail sürekli deparlı oynamak zorunda kalıyor. Bu skorlar normal, Beşiktaş tarzının dışında, rakiplere pozisyon vermeden ve farka gidemeden bitirdiler maçı. Bundan sonra skor maçları oynanacak. Beşiktaş için bu iyi bir şey değil aslında. Beşiktaş'ın alışkanlıkları var. Tolgay Arslan girmeye başladı yavaş yavaş, son 20 dakikalarda giriyor.

Tabii futbol rakiple oynanan bir oyun... Ne ligin ilk devresindeki Mersin İdmanyurdu var, ne Eskişehirspor, ne de Antalyaspor... Ben de Anadolu takımında oynadım, 1-0 seni hep ümitlendirir. Bir tane sıkıştırırsam diye düşünürsün, zihnen maçta diri kalırsın.

Mario Gomez gibi çok tecrübeli bir oyuncunun bazı pozisyonlarda tereddütte olduğunu, kararsız kaldığını gördüm. 4 haftadır falan gol de atsa çok iyi değildi. Yorgunluğu da var üzerinde ama yine de önemli bir silah Gomez. Kerim Frei çok pasör bir oyuncu olmasa bile rakipleri rahatsız edici bir özelliği var.

Necip ve Marcelo dün süper maç çıkardılar. Necip bütün hamlelerinde, kademe anlayışlarında problem çıkarmadı. Benim tahminim şu, Necip Uysal iki maçtır iyi oynuyor ve haftaya yine o devam edecektir. Alexis kötü oyuncu olduğu için değil. Geçen hafta mecburiyetten de olsa Necip oynadığı için, performansını beğendirdiği için devam ediyor.Marcelo'yu kesmiyor, Tosic'i de oynatmadı. Alexis ile Necip arasında fark görmediği için bu tercihi yaptığını düşünüyorum.

İki tane tartışmalı penaltı pozisyonu kararı oldu hakemin. Kime sorsan daha net dedikleri penaltı el pozisyonu denir. Bence kornerde Celutska'nın Atiba'yı çekmesi daha net bir pozisyon. Sürekli çekiyor Celutska. İki penaltıya da "Neden vermedin" demem ama ikinciye "Bunu niye vermedin?" diye sorarım. Hüseyin Göçek bu pozisyonda tahmin ediyorum ki topa bakıyordu. Bakarak görmediyse büyük hata yapmış olur. Orada operasyon yapıyorlar resmen Atiba'ya. Çekerek oyuncunun sıçramasını engelliyor çünkü. Normalde oyunculara bakman lazım... Topa niye bakılır ki, kuşlarla mı çarpışacak top? Pozisyon çok net penaltı...

PSİKOLOJİ ŞİMDİ ÖNEMLİ

İlk kez Fenerbahçe takımı baskı altında kalacak bu maçın ardından. Beşiktaşlı oyuncu, "Saat 20.00'ye kadar şöyle bir dinleneceğim" deyip sonra derbiyi izleyecek. Fenerbahçe ne kadar tecrübeli takım olursa olsun, "Eyvah" diyecek. Artık psikolojik şartlar şimdi başladı. Beşiktaş'ın oyununu etkilemedi mi? Etkiledi. Artık 8 hafta kalacak. Gerçekten psikolojik avantaj yoktu bugüne dek. Artık maçlar üzerinde etkili olacak.


ERMAN TOROĞLU - Quaresma'ya rağmen...

Son 100 metreye girildi. İki takım da kemanın telleri gibi gerildi. En ufak hata birini ağaçtan düşürecek. Buradaki en büyük tehlike ne? Saçma sapan sarı veya kırmızı görmek.Takımın menfaati için bu kartı görürsen kimse bir şey diyemez. Ama dün gece Quaresma'nın yaptığı gibi hakeme tepki gösterip aptalca topa vurursan kartı görür, takımının da teknik direktörünün de hareket kabiliyetini engellersin.

Bizde bir laf vardır "7'sinde neyse 70'inde de odur" diye. Bu demek ki Portekiz için de geçerli. Dün gece takım berabere çıksaydı bu sahadan bunun tek sorumlusu Quaresma olurdu. Niye mi? Çünkü sen belli bir sistemin içine girmişsin, hiç alakasız yerde bu sistemi bozuyorsun. Sonra da bir başka maçta oyundan alınınca kızıyorsun.

Siyah-Beyazlılar öne geçtikten sonra oyunu soğutmakta zorlanıyor. Burada en önemli faktör topun kaleye en uzak yerde oynanmasıdır. Bunu da kim yapacak; Gomez. Ama Gomez'de bu özellik yok. Yani topu tutacak, basacak, rakibi geçecek, ikiye bir yapacak, faul alacak ve defans dinlenecek. Bunu Cenk de yapamıyor. Ama top Beşiktaş atağında ileriye gidiyor, aynen geri geliyor. Yani arka tarafın hazırlanmasına izin vermiyor Beşiktaş'ın hücumcuları. Aslında Şenol'un buna çözüm bulması gerekir. Mesela bunu Atiba yapıyor ama yaptığı yer çok tehlikeli. Çünkü Atiba bunu on defa yapar, bir defa yapamazsa o topu kaleden çıkarırsın.

Beşiktaş'ın bir avantajı var. Şenol Güneş iyi oynayanı kesmiyor. Mesela Necip. Ama aynı Necip hiç yeri ve alakası yokken öyle bir faul yapıyor ki ceza alanının 5 metre dışında, Beşiktaşlıların yüreğini ağzına getiriyor.

Antalyaspor, Beşiktaş karşısında akıllı top oynadı. Siyah-Beyazlıların gerginliğinden de iyi faydalandı.

Hüseyin Göçek bildiğiniz gibi... Ne uzuyor, ne kısalıyor. Bir Beşiktaş'a, bir de Antalya'ya iki tane penaltı pozisyonu var. Beşiktaş'ın lehine olan daha net. Bence yorumsuz. Ötekinde yorum yapılabilir. Ama Göçek ikisini de 'Gördüm' dedi ve devam kararı verdi. Günahı, vebali onun boynuna...
Öyle bir hale geldi ki olay 'Kazanan haklı' diyoruz. Beşiktaş iyi futbol oynuyordu, çok beğeniyorduk. O da Fenerbahçe'ye döndü. Skora oynamaya başladı. Haklılar mı, haksızlar mı o da size ait. Ama şu var kim kazanırsa bir gün sonra oynayacak olanın kucağına bombayı bırakıyor. Yani şimdi bomba Fenerbahçe'nin kucağında.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
"Quaresma'ya rağmen"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz