X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sabah yazarları Beşiktaş - Benfica maçını yorumladı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sabah yazarları Beşiktaş - Benfica maçını yorumladı

  • Giriş Tarihi: 24.11.2016 01:27
Sabah yazarları Beşiktaş - Benfica maçını yorumladı
Sabah yazarları Beşiktaş - Benfica maçını yorumladı

Sabah'ın usta yazarları Şampiyonlar Ligi'nde Beşiktaş ile Benfica arasında oynanan önemli mücadeleyi yorumladı.

Ömer ÜRÜNDÜL

Mucize gerçekleşti

UEFA Şampiyonlar Ligi kulvarında çok güçlü takımlar var. Bunların saha içi düzeni oturmuş, fizik ve teknik kapasiteleri yüksek. Dün gece bu tip bir rakibi direkt ilgilendiren çok kritik maça, taktik açıdan ve motivasyon olarak çok iyi hazırlanmak lazım. Takım tertibi de çok önemli... Ancak Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş'in takım tertibi çok yanlıştı. Öncelikle zorluk derecesi yüksek maçlarda Oğuzhan ve Tolgay ile birlikte başlamak doğru değil. Ayrıca bana göre bek oyuncularını ters ayaklı bölgelerde kullanmamak lazım. Örneğin; Gökhan Gönül ve Beck, sol bek, Adriano da sağ bek oynamaz. Maçın ilk bölümünde, kontrollü anlayışın yanında takım savunması da her zaman birinci planda olmalı. Tıpkı İstanbul'daki Napoli maçı gibi... Beşiktaş dün gece oyuna çok tutuk ve de rakibe büyük alanlar bırakarak başladı. Benfica da 'Ben kendime güvenen iyi bir takımım' diyerek deplasmanda kendi sahasındaki gibi hırslı, organize ve atak başladı. Erken gelen birinci gol şok yarattı. Sonrasında ikinci gol geldi. Moraller iyice bozuldu. Bir de üçüncü gol olunca, artık umutlar tükenmişti. Ama Beşiktaş'ın öylesine bir seyircisi var ki bence dünyada benzeri yok. Takım 3-0 mağlup, ikinci yarının ilk 10 dakikası sahada yalnız Benfica var, bir de net dördüncü golü kaçırıyorlar ama 40 bin kişi takıma destek veriyor. Sonra Cenk Tosun, belki de hayatının en güzel golünü attı. Ancak takıma öyle bir hava geldi ki bu his 'son da kikaya kada r bitm eyecek' dediler ve de mucize gerçekleşti. Şenol Güneş,
devre arasında hatasından döndü ve çok doğru iki hamle yaptı. Çıkan oyuncular ve giren oyuncular doğru karardı. Ama ilk takım tertibinde yaptığı hatayı da iyi analiz yapması gerekiyor. Beşiktaş'ı dün gece Benfica'ya karşı ortaya koydukları bu mücadeleden ötürü canı yürekten kutlamak lazım. Ben siyah-beyazlı seyirciye inanılmaz bir saygı duydum. ne olursa olsun maçı hiç bırakmadılar. Tek kelime ile tribünde müthiştiler..

Murat ÖZBOSTAN

Güneş'in ustalık dönemi...

Müthiş bir gece oldu... Beşiktaş'ın bu geri dönüşü tarihin yapraklarındaki yerini alacak.. Siyah-beyazlı takımın sezon başından beri yaşadığı bir hastalık vardı.. 90 dakika değil, 45 dakika oynadığı iyi futbol. Bunun bir çok örneğini hem Süper Lig'de hem de Şampiyonlar Ligi'nde gördük, izledik. Dün gece de aynı film vardı.. Benfica genç ve enerjik bir takım.. İlk yarıda futbolun doğrularını konuk takım, yanlışlarını ise Beşiktaş yaptı.. İlk yarıda yenen 3 gol.. Teslim olmuş, moralmen çökmüş, her golde inanılmaz hatalar yapan bir takım.. Kısacası siyah-beyazın sadece siyahını izledik. Beşiktaş nasıl olur da böyle bir futbol oynar hiç savaşmadan teslim olur dedik.. İlk yarı bittiğinde 3-0 gerideydik. Acaba ikinci yarı ne olacaktı? Bir umut var mıydı? Beşiktaş soyunma odasından çıktığında önce Vodafone Arena'da 12. Adam devreye girdi.. Ardından büyük usta Şenol Güneş, yaptığı hamlelerle Kartal'ı kanatlandırdı.. Oyuna giren Gökhan İnler, orta sahada pas istasyonu oldu ve takımını yönlendirip Benfica'nın yüksek ateşini kıvılcıma söndürdü.. Rakibin sağını çökerten Cenk Tosun ise 58'de attığı muhteşem golle geri dönüşün ilk meşalesini Arena'da ateşledi.. Futbol sanatçılığını, savaşçılığı ile birleştiren Quaresma ve İnatçılığı ve hiçbir zaman pes etmeyen ruhuyla Aboubakar da tarihi geceye damga vuran isimlerdi.. Beşiktaş dünkü futbol gösterisi ve pes etmeyen mücadeleci ruhuyla Şampiyonlar Ligi'nde yeni bir hikaye yazacağını herkese gösterdi. Şimdi son maçında Ukrayna'da Dinamo Kiev ile oynayacak. Kazanırsa çok büyük bir ihtimalle Devler Ligi'nde yoluna devam edecek. Beşiktaş'ın bu inanç, bu hırs ve bu mücadeleyle bir üst tura adını yazdıracağına inanıyorun.


METİN TEKİN

Deneme-deneyim

30 dakikada 3 gol yiyen Beşiktaş'tan ikinci yarıda rakibini ezip 3 gol atan Beşiktaş'a nasıl gelindi? Futbolda bazen teknik adamlar kararlarını, deneme-yanılma yoluyla değil, deneyimleriyle vermeliler. Belki ilk yarıda Benfica karşısında 3-0 geriye düşmeyi buna bağlayamayız ama ilk yarıya sol savunmada Beck ve önünde Adriano tercihi ile başlaması, Şenol Hoca'yı ilk yarı için çözülemez bir duruma götürdü. İlk yarının bitimine doğru en son baktığımda Gökhan Gönül sol açıkta oynuyordu. Bu kadar karmaşadan böyle bir sonuç çıkması bazen kaçınılmaz oluyor. İlk 45 dakika bittiğinde başka bir şey daha oluyordu Vodafone Arena'da... O da 3-0'lık skora rağmen coşkulu Beşiktaş seyircisi futbolcularını tribüne çağırıyor ve bu maçın daha bitmediğini hatırlatıyordu onlara... İkinci yarıda doğru değişiklikler de gelince işler Beşiktaş için kolaylaştı... Şenol Hoca, "Oyunu tutar ve kontrollü oynarım" diye tuttuğu Adriano'nun bölgesine Cenk'i alıyor ve artık oyunu öne doğru taşıyordu. Önce 3-1, sonra penaltı 3-2'ye taşıdı. Aboubakar'ın golüyle de bana göre; Beşiktaş'ın tarihindeki önemli skorlardan biri oluşuyor ve maç 3-3'e geliyordu. Avrupa'da daha önce Beşiktaş'ın yakalandığı skorları hatırlıyorum ama böyle geriden geldiği maçlar var mıydı bilemiyorum.
Bu puan, o kadar önemli ki; belki Şampiyonlar Ligi'nde son maçta bir üst tura çıkacaklar. Futbolda bu tarz geri dönüşleri kolay kolay yakalayamazsınız. Saha içi doğrularının yanında sizi oraya taşıyan büyük bir tribün coşkusu da gerekir ki bu dün Vodafone Arena'da fazlasıyla vardı. Hakikaten bu tip sonuçlarda taraftarın nasıl bir katkı yaptığını zaman zaman tartıştığımızda bir kez daha görmüş olduk. Diğer gördüğümüz şey de teknik anlamda bir rakibe karşı gardımı farklı alacağım derken takımın doğrusundan vazgeçmek çok pahalıya mal oluyor. Sanırım Şenol Hoca da bu anlamda farklı düşünecektir. Artık herşey Kiev'de Beşiktaş'ın ne yapacağına bağlı.


Erman TOROĞLU

Başarı ayrıntıda gizlidir

Futbol maçlarında başlama düdüğü çok önemlidir. Seyirci bu düdükle beraber ağırlığını ve etkisini ortaya koyar, rakip de hakem de bundan yüzde 100 etkilenir. Ama sen "Şov yapacağım" diye çıkıp da 'sessiz' bir gösteri yaparsan rakip bundan faydalanır. Sen bu gösteriyi maçın ortalarında daha önce belirleyeceğin bir dakikada, mesela 30. dakikada yap. Maç bir başladı tribünde çıt yok. Benfica çatır çatır oynuyor, Beşiktaşlı futbolcular şaşırmışlar, 25-30 dakika gidiyor. Zaten bu 30 dakikada bu şaşkınlıkla Beşiktaş 3 tane gol yiyor. Siyah-beyazlılar öyle şaşkın ki, o bildiğimiz Beşiktaş gitmiş, başka bir takım gelmiş. Oyunun hakimi Benfica ve maç 3-0. "Maç bitti" diyorsunuz. İkinci yarı başlıyor... Bu maçın dönmesindeki en etkili adam Cenk Tosun. Kendisine inanılmaz güvenli, "Ben bu takımda bazı şeyler yapacağım kardeşim" der gibi. Aferin ona... Bundan evvel hep tedirgin oynuyordu. Dün yere sağlam basa basa oynadı. "Bu takımda oynarım kardeşim" der gibi bağırıyordu. Aferin Cenk, aynen devam. Gökhan Gönül sahte oynadı, devrede Şenol Güneş de kemendi attı. Aslında Şenol'a da bir şey diyemiyorum. Çünkü Caner ve Talisca'nın sakatlanması, geçen seneden gidenler, kolay iş değil. Şampiyonlar Ligi'nde oynuyorsun. Herkesteki hava şuydu: 3-1 olursa iyi olur. İlk yarı boyunca top hep Benficalılar'a gidiyordu. Bu bir tesadüf müydü? Hayır. Peki topla oynama Beşiktaş'ta daha fazla. Beşiktaş nasıl oynuyor? Korkak... İlk yarı Beşiktaş ileride Aboubakar'ı adamların ortasında tek başına bırakmış, yanına giden yok. Arka da kalabalık. Böyle olduğu zaman bile Benfica üç tane gol atıyor. Demek ki sahanın içinde bazıları ya sahte oynuyor ya da Şenol Güneş akordu tam yapamamış. Şenol, akordu yapmaya başlayınca işin rengi değişiyor. Gelen 1 gol zaten bütün havayı değiştirmeye yetti. 10 dakika daha olsa Beşiktaş kazanırdı. Bunun sebebi ne? Beşiktaşlı oyuncular, "Yahu kardeşim, öyle de yenileceğiz böyle de yenileceğiz. Hiç olmazsa adam gibi mağlup olalım" dediler. Sonrasında da maçı 3-3'e getirdiler. Kiev'de işi bitirirler mi, bence bitirirler. Ama şu da unutulmamalı: Kulüp başkanı da, teknik direktör de, seyirci de dikkatli konuşmalı, dikkatle haraket etmeli, işin nereye varacağını iyice düşünmeliler. Başarı ayrıntıda gizlidir! Hakem son 3-4 yıldır seyrettiğim en iyi hakem. Beğendiğim de şu oldu; çatır çatır oynattı. Hem futbolcular oynadıkları futboldan keyif alıyor, hem seyirci... Beşiktaş'ın ilk attığı gol ofsayt mı tartışılır. 2 nolu yardımcı hakeme bakmak lazım. Penaltı, penaltı... Kendisi çözemedi çizgi hakemi çözdü. Aslında çizgi hakemine bırakmadan penaltı vermesi gerekirdi. Hakemde bunlara bakmıyorum. Futbol anlayışına bakıyorum

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.