Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Futbolun acı röntgeni

Giriş Tarihi: 5.6.2017
Futbolun acı röntgeni

A Milli Takım ve Galatasaray’ın bir dönem psikolojik danışmanlığını yapan Prof. Dr. Acar Baltaş Türk futbolunun acı gerçeklerini ortaya serdi

Türkiye'nin önde gelen psikologlarından, A Milli Takım ve Galatasaray'da uzun bir dönem psikolojik danışmanlık da yapan Prof. Dr. Acar Baltaş, aylık yayınlanan ekonomi dergisi Platin'in Haziran sayısında "Türk futbolu neden ilerle(ye)mez" başlıklı makalesinde futbolumuzun sıkıntılarını ortaya koydu. İşte Prof. Dr. Acar Baltaş'ın kaleminden çıkan teknik adamlar, futbolcular, yöneticiler, federasyon ve medyayla ilgili yaptığı analiz şöyle:

TEKNİK ADAM LAR
Türk futbolunun öncelikli ve en önemli sorunu antrenörlerdir. Türkiye'de profesyonel liglerde takım yönetme yetkisi veren "prolisans belgesine" sahip antrenörlerin hatırı sayılır bir bölümü ancak "okur yazar" düzeyindedir. En üst düzeydeki takımlardan birinin yardımcı hocasının, kendi yazısını okuyamadığının tanığıyım. Türkiye'de yabancı dildeki literatürü izleyecek eğitim ve dil düzeyindeki hocaların sayısı iki elin parmağını zor bulur. Bu konuda alternatif oluşturacak beden eğitimi yüksek okulu veya spor akademisi mezunu gençler, futbolculuk geçmişi olmadıkları gerekçesiyle, bu ilişki yumağı içinde kendilerine yer bulamazlar

FUTBOLCULAR
Futbolu meslek olarak seçme başarısına ulaşan Türk gençleri, "şöhretli olur ve para kazanırlarsa" hiçbir sorunları kalmayacağına inanır. Esas mücadelenin bu aşamadan sonra başlayacağını bilmezler. Şöhreti yönetmenin, baskı altında performans gösterecek direnci kazanmanın, rakibe saygı göstermenin, duyguları denetlemenin ve futbolun bütün paydaşlarıyla sağlıklı ilişki kurmanın yollarının öğrenileceği yer alt yapıdır. Tamamına yakını eğitimsiz ve dar gelirli ailelerden gelen ve böyle bir hazırlığa sahip olmayan gençlerin, çok kısa zamanda kazandıkları para ve şöhretin altında ezilmeleri kaçınılmaz olmaktadır.

YÖNETİCİLER
Futbolu yönetenlerin büyük çoğunluğu yöneticilik pozisyonunu, kendi kişisel çıkarları için araç yapmak veya bilinirliklerini artırmak için kullanırlar. Amaç kısa yoldan başarı kazanmaktır. Bu kişiler kendi işleri için yapmayacakları harcamaları yapar, paraları keyfi bir şekilde harcarlar. İşler içinden çıkılmaz hale gelip; başarısızlık hakemleri, federasyonu veya birilerini suçlayarak örtülemez duruma gelince de bırakıp giderler.

FEDERASYON
Futbola yön vermesi, altyapıları desteklemesi, futbolun ülkenin bütününde bilimsel yöntemlerle gelişmesinin sağlanmasından sorumlu olan bu en yüksek organ, varlığını, bir ölçüde birinci ligdeki hakemlerin performansına, esas olarak da A Milli Takım'ın başarısına bağlamıştır. Oysa A Milli Takım'ın başarısı yukarıda çok kısaca değindiğimiz başlıklarda yapılacak düzenlemelerin sonucudur. Federasyona seçilenler, Türk futbolunun değil, kendilerinin seçilmesini sağlayan kulüplerin çıkarlarını korumayı misyon edinirler.

YABANCI OYUNCULAR
Yabancı oyuncuların Türkiye'ye sadece para için geldiği ve duygusal hiçbir bağ yaşamadıkları açıktır. Bu bağı sağlayacak ilişki çerçevesini oluşturacak yönetim anlayışı henüz kulüplerimize uğramamıştır

YABANCI HOCALAR
Türkiye futbol kamuoyu, başarısını en üst düzeyde kanıtlamış dünyanın üst düzey lig ve takımlarında kulüp ve milli takım çalıştıracak hocaları gördüğü gibi, son derece sıradan hocaların da performansına tanık olmuştur. Türkiye'ye gelen hocaların en önemli sorunu kültürel farklılıkları algılayacak entelektüel birikimden ve farkındalıktan yoksun olmalarıdır. Türkiye'ye gönül verecek Jupp Derwall, Gordon Milne gibi hocalar bulmak, özellikle günümüz koşularında hiç kolay değildir.

MEDYA
Gerek yazılı gerekse görsel medyada, futbolun özüne dönük, dünya futbolunu bilen ve anlayarak yorum yapan, yanlılıktan uzak medya mensubu sayısı bir elin parmağını zor geçer. Dünyanın en iyileri arasında olduğunu kanıtlamış hocaları "futbolu bilmemekle" suçlar, onların fizikleriyle alay eder (Yeniköy Kasabı) ve kamuoyu böylece, bu kişilerin engin kültürü ile aydınlanmış olur!

SONUÇ
Başarıya giden kestirme bir yol veya hedefi mutlaka vuracak "sihirli bir kurşun" yoktur. Her sorunun hızlı, kolay ve ucuz bir çözümü vardır ve bu çözüm sonraki daha büyük bir sorunun kaynağını oluşturur. Bugün aramızdaki farkın açıldığı ülkelerin birçoğunda futbol için yazılmış bilgisayar programları kullanılmaktadır. Bu programlar sayesinde bir hocanın kendi oyuncularını, rakiplerinin oyun planlarını ve transfer listelerindeki futbolcuların özelliklerini kusursuz şekilde analiz etmesi mümkündür. Ancak Türkiye'deki antrenörlerin önemli bir bölümü bilgisayardan korktukları için bu programları kullanmaları söz konusu değildir. Bu alanda kendilerine yardımcı olacak kişilerden de rahatsızlık duyar ve onları etkisizleştirirler. Üst düzey kulüplerde görev yapan ancak mail adresi olmayan hocalar vardır.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Futbolun acı röntgeni
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz