X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Artık bizim kızlar da oynuyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Artık bizim kızlar da oynuyor

  • Giriş Tarihi: 15.4.2013 17:34 Güncelleme Tarihi: 15.4.2013 19:14

Yeni Zelanda, Avustralya, İngiltere, Fransa, İrlanda, İskoçya, Galler ve Güney Afrika gibi ülkelerde oynanan, futbol ve kriketten sonra en çok seyircisi olduğu belirtilen ragbi, ülkemizde de erkek takımlarının yanı sıra 9 kadın takımı ile dikkat çekiyor.

Türkiye'de 15 erkek, 9 kadın ragbi takımı bulunuyor. Bunlardan biri de Ankara'da Orta Doğu Teknik Üniversitesi bünyesinde kurulan Kadın Ragbi Takımı. AA ekibi, üniversite kampüsü içerisinde yer alan statta antrenman yapan kadın ragbi takımının çalışmalarını görüntüledi.

18-25 yaş arasında ragbi takımı oyuncuları, kadın olmanın gereklerini de ihmal etmeden antrenmana hazırlanıyorlar. Kramponlarını ojeli parmaklarıyla bağlayan sporcular, saçlarını toplayıp, aynada son kez kendilerine çeki düzen verdikten sonra sahaya çıkıyorlar. Antrenmana çıkan kızların gözlerinden yaptıkları sporun verdiği hırs okunuyor.

Kadın Ragbi Takımı Yardımcı Antrenörü ve oyuncusu Başak Yüncü, takımın 2010'da kurulduğunu ve bir yıl sonra turnuvalara katılmaya başladığını söyledi. Ragbinin sert bir spor olarak algılandığına işaret eden Yüncü, olası sakatlanmaları önlemek için antrenmanlarını savunma taktikleri üzerine geliştirdiklerini ifade etti. Yüncü, ısınma ve savunma hareketlerinden sonra taktik antrenmanına geçtiklerini belirterek, şunları anlattı:

''Ragbi, dışardan tehlikeli gözükebilir ama tekniğini doğru öğrendiğiniz zaman sorun yaşanmıyor. Antrenmana önce tempolu koşu ve ısınma hareketleri ile başlıyoruz. Ardından oyuncuların sakatlanmaması için geliştirdiğimiz hareket egzersizlerini yapıyoruz. Antrenmanlarımızı, özellikle sakatlanmalara karşı geliştirdik. Zaten ilk önce doğru durmayı ve darbeye karşı korunmayı öğretiyoruz. Vücudunuzu yeterince korursanız, kontrol ederseniz maç sırasında da herhangi bir sakatlık olmuyor.''

Başak Yüncü, bütçe yetersizliği nedeniyle forma, top ve kamp alanı bulmakta sıkıntı yaşadıklarını dile getirerek şöyle konuştu:
''ODTÜ Spor Kulübü'nün yaklaşık 50 takımı var. Her takıma yardım etmeye çalışsa da verilen bütçe yeterli olmuyor. Formalarımızı kendi ayarladığımız sponsorla, olmazsa kendi aramızda para toplayarak temin edeceğiz. İlk maaşımla topları aldım. Daha sonra sevgililer günü hediyesi olarak antrenman kıyafetlerini yaptırdım. Elime para geçince, takıma nasıl bir yararım olabilir diye düşünüyorum.
Kamp yeri konusunda çok sıkıntı çekiyoruz. Gerçekten kamp yapmak istiyoruz. Okul bize yardım etmek istiyor. Ama imkanlar kısıtlı. Türkiye'de ragbi sahası yok, futbol sahasının üzerine ragbi sahası çizgileri çekerek oynuyoruz. Kale direği yok, futbol kalesinin üzerinden gol atmaya çalışıyoruz. Ragbi de iki kale direği vardır, şut atılır. Takımlar maçlara kendi kale direklerini getirir.''

Avrupa'da Türkiye'ye temsil edecekler

Yüncü, 26-28 Nisan'da Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde düzenlenecek Türkiye Bayanlar Ragbi Şampiyonası'nda Ragbi Milli Takımı'nın seçileceğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

''Daha sonra seçilen oyuncular kamp yapacak. Türkiye 7'li Kadın Milli Takımı, 26-28 Mayıs'ta Slovakya'nın başkenti Bratislava'da yapılacak Avrupa Bayanlar Ragbi Şampiyonası'nda ilk defa Avrupa'da Türkiye'yi temsil edecek. Bu çok önemli bir şampiyona. Ragbide olimpiyatlara Türkiye'nin attığı ilk adım. Türkiye, olimpiyatlarda 12 takım arasına girebilirse, Rio 2016 Olimpiyatları'na katılma şansı yakalayacak. Önümüzde 3 yıl var, disiplinli bir şekilde çalışırsak ragbide Türkiye'nin önemli noktalara geleceğini düşünüyorum.''

Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu'nun, geniş katılımlı aktiviteler düzenleyebileceğini ifade eden Başak Yüncü, bu tür organizasyonların Türkiye'de ragbinin gelişmesine katkı sağlayacağını söyledi. Yüncü, ''Erkek ragbisi 1800'lerin sonunda İngiltere'de başlamış. Ragbiye 7-8 yaşında başlamış oyuncular ve çok ilerlemiş takımlar var. Yani erkeklerde seviye çok yüksek. O yüzden Türk takımlarının yükselmesi çok zor. Ama kadın takımlarının şansı daha yüksek. Çünkü ilk defa 1990'lar kadınlar arası 7'li ragbi oynanmış. Yani kadınlarda köklü değil yeni bir spor'' diye konuştu.

''Ragbi, beyzbolun sopasızı mı?''

Ragbi sporuna başladığında farklı tepkilerle karşılaştığını anlatan Yüncü, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Çocukluğumda arkadaşlarımla dışarı çıkıp top oynuyormuşum gibi hissettim. Ragbinin en önemli özelliği, ileri pas atmak yasak, hep geriye pas atamak zorundasınız. Bu yüzden oyun oynarken eğer elinizde top varsa, takımınız arkanızda sizi destekliyor demektir. Ve bu çok güzel bir duygu, herhalde başka hiçbir branşta böyle bir destek hissedemezsiniz.

Ragbi oynayacağımı ilk kez babama söyledim, izlettim o da eski bir judocu olduğundan hoşuna gitti. Ama ragbi sert bir spor olduğu için 'kızım tenis falan oynasaydın keşke' dedi. Çevremden de 'Ragbi Türkiye'ye geldi mi? Ragbi beyzbolun sopasızı mı? Amerikan Futbolu gibi bir şey mi?' gibi sorulara maruz kaldım.''

Yüncü, ragbinin oval bir topla oynandığını belirterek, şu bilgileri verdi:

''Sahası, futbol sahası ile aynı boyutlarda. Ragbinin 7'li, 10'lu, 13'lü, 15'li oynanan çeşitleri var, biz 7'li ragbi oynuyoruz. 15'li ragbi de erkekler ligi var ve bu ligde 15 takım mücadele ediyor. Ancak en popüler olan 7'li ragbiyi, hem erkekler hem de kadınlar oynuyor. 15'li ragbi, 40'ar dakikadan 80 dakika oynanıyor. 7'li ragbi ise 7'şer dakikadan 14 dakika oynanıyor bu nedenle ligi olmuyor. Turnuva, şampiyona ya da grand prix şeklinde oynanıyor. Türkiye'de şu anda ODTÜ, Hacettepe, Samsun, Eskişehir Aqua, Eskişehir 222, Galatasaray Üniversitesi, Trakya, Bostanlı Spor (İzmir) ve Lions (İstanbul) olmak üzere 9 kadın ragbi takımı var.''

-''En çok ilgimi çeken, ragbi''-

Takım oyuncularından Hacer Çetin (25) de 1,5 yıldır ragbi oynadığını ifade ederek, şunları anlattı:

''Hem antrenörüm, hem de ilkokul arkadaşım Başak Yüncü sayesinde ragbiyle tanıştım ve çok sevdim. Daha önceden voleybol, basketbol, jimnastik, sırıklı yüksek atlamayla uğraştım. Ama en çok ragbiyi sevdim. En büyük amacımız olimpiyatlar. Onun için çok çalışıyoruz, çabalıyoruz. Çok fazla antrenman yapıyoruz, inşallah hedefimize ulaşacağız. Çevremden aldığım tepkileri soracak olursanız, ragbi oynuyorum dediğimde 'Ragbi mi? o ne?' diyenler oluyor. Ragbi sporundan haberdar olanlar da 'Başka spor bulamadınız mı?, yüzme, tenis, jimnastik yapsaydınız' diyorlar. Ragbi dışarıdan bakıldığında çok sert bir spor olarak görülebilir. Sevmek için ragbinin içinde bulunmak lazım. Önemli olan sevmek. Şu anda hayatımda bir sürü şey var ama en çok ilgimi çeken şey ragbi.''

Oyunculardan Hazal Sıla Aras (21) da ragbiye başlayalı 1 yıl olduğunu ifade ederek, ''Biraz sert bir spor ama çok seviyorum. İlk başladığımda annemden, babamdan ve ikizimden olumsuz tepkiler aldım ama ragbi oynamak çok hoşuma gidiyor. İyi olduğumu düşünüyorum, umarım milli takıma da seçilirim'' dedi.

Pelin Yılmazer (20) ise 2 yıldır oynadığını belirterek, ''Ragbi ne? Amerikan Futbolu mu? Kızlar ragbi mi oynarmış'' gibi tepkiler aldığını söyledi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.