YAZARA MAİL GÖNDER Etnisitesiz bir millet anlayışı mümkün mü?

YAZARLAR

Star gazetesinden Fadime Özkan, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. İsmail Coşkun ile milliyetçilik üzerine bir söyleşi yapmış. (4 Mart)
Prof. Coşkun, "Türklüğe yapılacak en büyük kötülük, etnisiteye indirgemektir" diyor.
Buradaki temel fikri şöyle özetleyebiliriz: Türkiye, Osmanlı'nın devamıdır... Birçok etnik grubu barındıran bir ülkedir... Dolayısıyla sadece bir etnik grubu öne çıkarmak yanlıştır...
Peki, tamam... Ancak bir sorum var: Türk etnisitesine gönderme yapmayan bir Türk milleti tanımı mümkün mü?

Onlarınki vatanseverlik
Örneğin Amerika Birleşik Devletleri'nin kendine has tarihi, belli bir etnik grubun öne çıkarılmasını engelliyor. Ne İngilizler, ne İrlandalılar, ne siyahlar, ne Hispanikler...
Bunun üzerine onlar da törenlerde, filmlerde bayraklarını çekip, milli marşlarını çalıp Amerikan vatanseverliği (patriotism) yapıyorlar...
Bizde ise apaçık bir referans verme durumu yok mu? Yani Coşkun gibi indirgeme demeyelim de, gönderme yapma şeklinde...
Ülkeye Türkiye demekle... Vatandaşların topuna birden, (üst kimlik olarak) Türk milleti adını vermekle bitmiyor ki olay! Keşke iş o kadarla kalsa...
"Etnik gruba gönderme yapmayan millet" anlayışına göre... Ortak bayrak, ortak milli marş, ortak devlet olacak... Sonrasında kimi "Türküm", kimi "Kürdüm", kimi "Çerkesim", kimi "Arnavudum" diyecek. Türk milleti tabiri de, vize başvurusunda "nasyonalite" hanesini doldurmaya yarayacak.

Köken mi, terkip mi?
Peki, bu anlayışın uygulaması nasıl olacak? Örneğin tarih dersleri nasıl okutulacak? Bugün... "Türkler Orta Asya'dan geldi" deniliyor... Diğer etnik gruplar es geçiliyor.
Etnik gruba referans vermeyen bir tarih kitabının iki seçeneği var:
1) "Bu millet nereden geldi" sorusunu geçiştirmek... O bahse hiç girmemek.
2) Suali değiştirmek... "Bu millet nasıl oluştu" diye sorduktan sonra... Ülkedeki bütün etnik grupların tarihinden söz etmek: "Türkler Anadolu'ya geldiğinde Kürtler buradaydı... Çerkesler, Rus katliamından kaçtı" filan demek.
Başka sorunlar da var. Örneğin Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın resmi tarihçesinde şöyle deniyor:
"Kara Kuvvetlerinin kuruluş tarihi olarak, Büyük Hun İmparatoru Mete Han'ın tahta çıkış tarihi olan M.Ö. 209 yılı esas alınmıştır." Etnik gruba gönderme yapmayan bir millet anlayışı, bu tarihi silmek durumunda... Peki, yerine ne yazacak? 1299? 1919? 1923?

Gök gözlü Türkler
Bunları sormamın nedeni, etnik Türk milliyetçiliğini savunmak değil elbette. O ideolojinin kofluğunu ortaya koyan tonla yazım var. Prof. İsmail Coşkun'un verdiği örnek de çok çarpıcı: Süleyman Demirel, bir Orta Asya ülkesini ziyarete gider. Türklükten söz açıldığında derler ki: "Ne Türklüğünden bahsediyorsunuz? Çekik gözlü gittiniz, gök gözlü döndünüz!"
Soruyorum çünkü... Türkiye'de millet kavramı hep etnik gruba gönderme yapılarak tanımlandı ve kullanıldı. Kah çaktırmadan, kah gözünün içine sokarak...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.