YAZARA MAİL GÖNDER Kadınların gönlünü çelen ses

YAZARLAR

Asık suratlı klasik müzik konserleri bile eğlenceli anlara sahne olabiliyor. Mesela boy farkının yarattığı durumlar...
Hani geçen gün size Yılın Kadın Opera Solisti dalında Donizetti Paşa ödülünü alan Kürt soprano Pervin Çakar'dan söz etmiştim ya...
Teşekkür için kürsüye çıktığında mikrofona boyu yetmemiş; o da laf arasında 154 santimetre olduğunu açıklamıştı.
Boyla ilgili bir başka görüntüye, perşembe akşamı Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası'nın (Bifo) sezon kapanış konserinde şahit olduk.
Bu kez misafir sanatçı ünlü Amerikalı bariton Thomas Hampson idi. Bizim şirinler şirini Viyanalı şefimiz Sascha Goetzel yönetimindeki Bifo, önce bir Wagner çaldı.
Ardından... 1955 doğumlu Hampson sahneye çıktı ki... Kapı gibi bir adam. Dökülmemiş saçları özenle taranmış. Yan taraflar kırlaşmış tabii...
Jilet gibi siyah giysileri içinde, 192 cm. boyuyla dimdik durdu. Eğildiğinde, yerdeki kullarına selam gönderen Manitu'yu andırıyordu.
Bu haliyle kime mi benziyordu? Siz deyin ABD'nin eski aktör- başkanı Ronald Reagan... Ben diyeyim, filmlerde gördüğümüz cinsten bir 'zengin dul' avcısı...

Kendini küçümseme dostum
Ve o andan itibaren komiklikler başladı... Hampson ile aynı sahneyi paylaştığı için Sascha Bey, köpüren sevinçlerle dolmuştu. Bu mutluluğu nasıl ifade edeceğini bilemez haldeydi. "Thomas'ı bir öpmediği kaldı" desem abartılı olmaz.
Ben bu abartılı sevgi gösterisinden pek hoşlanmadım. Tamam, adam dünyaca ünlü bir bariton ama sen de Bifo'nun şefisin birader.
Neyse... Thomas Hampson programa başladı. Wagner, Mahler, Verdi'den aryalar okudu. Maşallah ses de ses hani. Gümbür gümbür...
Arkamda oturan geçkin hanımlar Thomas'tan pek etkilendiler: "Başkemancı hanımdan yanak aldı ayol... Aaa, viyolacı kadının elini öptü..." şeklinde radyo yayını yaptılar.

Ne söyledi dersiniz?
Derken program tamamlandı. Seyirci alkışa geçti... Bakalım Thomas Bey bir tane daha söyleyecek mi?
Önce Ferit Tüzün'ün 'Çeşmebaşı Süiti'nin son bölümüyle bis yaptı Bifo... Tahmin edeceğiniz gibi içi içine sığmayan Sascha Goetzel, parçadaki oryantal tınılara anında uyum sağladı.
O da bitti... Israrlı alkışlardan sonra Hampson da lütfetti... "Hep Avrupa'dan söyledik şimdi de anavatanımdan bir parça..." dedi ve Cole Porter'ın ünlü bestesi 'Begin The Beguine'e başladı.
Müzikal parçasıdır; güzel dans edilir... Batı âleminde bu standardı çalmamışokumamış cazcı veya hafif müzikçiyi bulamazsınız.

Üsküdar'dan duyulmuştur
Hampson, 'Begin the Beguine'i gerçekten çok etkileyici şekilde söyledi. (Zaten Porter bestelerini seslendirdiği bir albümü var.)
Parça sona erdiğinde Lütfi Kırdar'da bir alkış koptu... Meğer klasik dinleyicisi, hafif müziğe nasıl da meraklıymış!
Not: Seyirci, alkışladığı için birkaç parça daha çalındığını sanır. Halbuki bisler de hesaplı. Gördüm: Programın son eserinde kullanılmayan enstrümanlar, alkışlar başlayınca kenardan alındı, çalmaya hazır hale getirildi. Eh, tabii böyle aldatılmaya can kurban.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.