YAZARA MAİL GÖNDER Operasyonun ekonomi-politiği

YAZARLAR

Dün kapsamlı bir operasyonla... Çok sayıda işadamı ve çeşitli kurumların, farklı kademelerindeki yöneticileri gözaltına alındı.
Ekonomi-politik açısından bu olayın anlamı nedir? Dikkatinizi çekerim: Hukuki anlamı nedir, demiyorum. Yani gözaltına alınanlar suçlu mu, suçsuz mu? Veya operasyon haklı mı, haksız mı diye sormuyorum. ("Bal tutan, parmağını yalar" sözü elbette aklımızda.)
Hükümetin izlediği ekonomi politikası açısından operasyonun hangi anlama geldiğini sorguluyoruz.
Hem iç talebi canlı tutmak, hem de depreme dayanması mümkün olmayan konutlardan kurtulmak için Hükümet, bir süredir özellikle büyük kentleri şantiyeye çevirdi.
Niye bunu tercih etti? Çünkü inşaat diğer sektörleri de canlandıran, parayı hızla dolaştıran bir alan.
Bina yaptığınızda, camcı da kazanıyor, parkeci de; armatürcü de memnun oluyor mobilyacı da... Bankalar müteahhitlere ve konut alacaklara kredi açarken, vasıfsız işçiler de iş imkânı buluyor...

Dünyada da önemli
ABD
'de de ekonominin barometresi gibidir inşaat sektörü. Eğer sektör sağlıklı biçimde genişliyorsa ekonominin orta vadedeki geleceğinin iyi olduğu düşünülür.
Tersine, inşaat sektörü yavaşlıyorsa, alarm zilleri çalar, çünkü ardından bir krizin gelebileceği düşünülür. Özetle inşaat, dünyanın her yerinde siyaset için de önemlidir, ekonomi için de...
Dün yapılan operasyonlar, esas olarak inşaat sektörünün çevresinde konuşlanmış, doğrudan veya dolaylı olarak bu sektörden yararlanan kişileri hedef alıyor.
Bu satırların yazıldığı sırada henüz kesin bir durum, bir gelişme yoktu ortada. Sanırım yurt gezisindeki Başbakan Erdoğan, henüz kurmaylarından tüm bilgileri almamıştı.
Ancak şunu tahmin etmek zor değil: Başbakan ve çevresi, bu operasyonları kendilerine yapılmış bir saldırı olarak algılayarak hareket edecektir.
Unutmadan: Seçimler yaklaşırken olayın bir de siyasi propaganda boyutu var... AK Parti inşaatlarla daima gurur duydu. Ticari ya da konut, her türlü yeni binayı gelişmenin ve modernleşmenin somut işaretleri olarak gördü.
Velhasıl son yıllarda ekonomi politiğin stratejik sektörü olan inşaatla ilgili bir operasyon yapılması, Hükümetin hiç ama hiç hoşuna gitmeyecektir.

Gergin bir Türkiye

Dahası da var: Operasyonu kim yapıyor? Savcılık ve Emniyet... Yani Gülencilerin bolca bulunduğu kurumlar.
Hocaefendi'nin geçen günkü "geri adım" açıklamasını, "kavga örtülü biçimde sürecek" diye yorumlamıştım. Meğer yanılmışım: Kavganın, dershaneler konusunda olduğu gibi, gayet açık bir şekilde devam edeceğini görüyoruz.
Başbakan Erdoğan'ın tam seçim dönemine girerken yaptığı dershaneler hamlesinin, Cemaatin etkinliğini epey azaltacağı düşünülmüştü.
Halbuki şu anda tam tersi olmakta. Hükümet bir yandan seçimlerle uğraşırken, bir yandan da bu operasyonun sonuçlarıyla uğraşacak.
Seçimler bitene kadar gergin bir Türkiye'de yaşamaya hazır olalım.


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.