YAZARA MAİL GÖNDER Kutuplaşma: Nesi kötü?

YAZARLAR

Son yıllarda sık sık sözü edilen bir kavram "kutuplaşma". Lafı dolandırmadan soralım: Kutuplaşma niye kötü?
Soruya birçok kişi, "Çünkü kutuplaşma, birlikte yaşaması gereken insanları birbirine düşman kılıyor" diye cevap verecektir.
Yanlış bir cevap değil... Ama sanırım insanlar birbirine karşı düşmanlaşmadan da kutuplaşabilir.
Bence kutuplaşmanın en kötü yanı... Kutuplaşma sürecinde ayrışan tarafların, "gerçeği" yitirmesi oluyor.
Hemen güncel bir örnek vereyim: Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) 52. kuruluş yıldönümü nedeniyle Başkan Haşim Kılıç'ın yaptığı konuşma...
Kılıç'ın söylevinin... Normal şartlarda hukuk bağlamında değerlendirilmesi gerekiyor. Yani hukukun soyut ilkeleri aracılığıyla tartılmasıyla verilecek bir karar...
Kutuplaşma ortamı ise konuşmayı bir anda siyasallaştırıyor. Siyasallaştırma evrensel hukuk normlarını kapı dışarı ediyor. Yerine "Kimin işine yarıyor" sorusunu koyuyor.
Dün olanları gördük işte: Başta Başbakan Erdoğan olmak üzere AK Partililer, Kılıç'a çok bozuldu, ciddi eleştiriler getirdi. Kendi açılarından yüzde yüz haklıydılar.
Buna karşılık az veya çok AK Parti karşıtı olan kesim, Kılıç'ın konuşmasına sevindi, övdü, alkışladı. Eh, onlar da kendi açılarından haklı.
Peki ama Kılıç'ın hangi dedikleri makuldü, haklıydı, doğruydu; hangileri haksızdı, tarafgirdi, yanlıştı? Bunu asla öğrenemeyeceğiz.
Çünkü güzel- çirkin, iyi- kötü, doğru- yanlış, sağlıklı- sağlıksız, makul- saçma gibi parametreler geçerliliğini yitirdi. Artık tek parametre siyasetin belirlediği dost- düşman ayrımı...

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.