YAZARA MAİL GÖNDER Şuursuz kapitalistler

YAZARLAR

Lafı Soma'daki faciaya getirmeden önce, geçenlerde meydana gelen bir trafik kazasından bahsetmek istiyorum. O kaza, hayatın nasıl da basit ilkelerin etrafında döndüğünü gösteriyor.
Kaza otobüs durağında meydana gelmişti: Belediye otobüsü, halk otobüsüne sağ taraftan, 45 derecelik bir açıyla vurarak devrilmesine yol açmıştı.
Sadece bu görüntüye bakarak bile kazanın oluş şeklini anlamak mümkündü: Halk otobüsü soldan gelmiş, hızla belediye otobüsünün önüne girmeye çalışmıştı. Belediye otobüsü de aynı anda hareketlendiği için, diğerine vurarak devrilmesine yol açmıştı.
Halk otobüsü şoförünün o tehlikeli manevrayı niye yaptığını aslında herkes biliyor: Daha fazla kazanmak için...
Şoförün iki rakibi birden var: Diğer halk otobüsleri ve belediye otobüsleri... Bu ortamda ne kadar çok müşteri "kaparsa", o kadar çok kazanıyor (veya işini garanti ediyor.) Bu yüzden kurallara uymuyor.
Belediyenin şoförünün aylığı ise sabit: Daha fazla yolcu taşıdığında, daha çok kazanmıyor. Bu yüzden kuralları çiğneme ihtimali azalıyor.

'SIFIR KAZA' DAHA KâRLI
Yukarıdaki satırları okuyan bazı okurlarımız şöyle diyecektir: "Mesajı aldık. Kâr hırsıyla davranan patron ve yöneticiler, önlem almayarak Soma'daki işçilerin ölmesine yol açtı."
Hemen sonuca zıplamayın. Gelin size başka bir olay anlatayım...
2003'te Adapazarı'ndaki Toyota fabrikasında şöyle bir olay meydana geliyor:
İşçilerden biri yüksekçe bir direğe tırmanıyor.
Sonra da düşüyor.
Herkes telaşlanıyor. İşçiyi hemen hastaneye kaldırıyorlar. Korkulan başa gelmiyor: İşçi sadece yaralanmıştır.
Eh, ölmediğine göre, biz olsak "görünmez kaza", "şanssızlık", "alın yazısı" der geçeriz.
"Sıfır kaza" ilkesiyle çalışan Toyota yönetimi ise başlıyor olayı sorgulamaya: "Bu kaza niye oldu? Yoksa işyerimiz yeteri kadar güvenli değil mi?"
Bu arada kaza raporu Avrupa Merkezi'ne ulaşıyor. Ve ne oluyor biliyor musunuz? Merkez'in başındaki Dr. Shuhei Toyoda anında özel uçağıyla Türkiye'ye geliyor.
Hemen fabrikaya gidiyor ve işçinin düştüğü direğe bizzat tırmanıyor.
Sonra da yaralı işçiyi hastanede ziyaret ediyor. "En iyi biçimde bakın" talimatı verdikten sonra geri dönüyor.
Sonuç: Kaza, fabrikanın aldığı güvenlik tedbirlerine, işçinin dalgınlık sonucu uymamasından kaynaklanmıştır. İyileşen adam kısa sürede işinin başına dönüyor.
Ya bu olaya ne diyeceğiz? Soma'daki maden şirketi kâr etmeye çalışıyor da, koskoca Toyota kâr yapmak istemiyor mu?
Olayın esası şu: Bazı şirketler, iş güvenliğinin, aslında kazanca yansıdığının bilincinde.
Kazaların sıfırlanması ve sağlıklarına özen gösterilmesi, işçilerde şirkete karşı büyük bir bağlılık oluşturuyor. Kaytarmıyor, boş vermiyor, daha dikkatli çalışıyorlar. (Bu konuyu merak edenler, 25 Ekim 2012 tarihli yazıma bakabilir.)
Sıfır kaza politikası gütmeyen şirketler ise uzun vadede daha az kazanıyor. Mesela Soma'daki şirket tarumar oldu.
Toyota örneği, kapitalizmin illa da 'vahşi' olması gerekmediğini gösteriyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.