YAZARA MAİL GÖNDER Aymazlar mangası

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR

Hani Başbakan Erdoğan için, "Dünyanın en şanslı siyasetçisi, hiçbir ülkede böylesine basiretsiz bir muhalefet yok" diyorlar ya... Vallahi doğru. Ekmeleddin İhsanoğlu'nun çatı adayı olarak gösterilmesiyle bu iddia bir kez daha doğrulandı.
Daha fazla ilerlemeden, Köşk'e aday olacak bir kişinin ne tür temel özelliklere sahip olması gerektiğini anlatmaya çalıştığım geçen günkü yazımı hatırlatayım:
"Köşk'e uygun da, seçime uygun mu" başlıklı yazıda demiştik ki: Adayın sadece Cumhurbaşkanı olmak için gerekli niteliklere sahip olması yetmez. Yani mesele, "Çankaya'ya yakışır mı, yakışmaz mı" meselesi değil. (Sabah, 7 Haziran)
Bu sefer seçim süreci belirleyici olacak. Niye? Çünkü Cumhurbaşkanını Meclis değil, Halk seçecek.
Bitmedi: Bir ay süreyle kampanya yapılacak. Adaylar meydanlarda nutuk atacak, ekranlarda konuşacak.
O halde adayın, seçilebilmesi için, şu özelliklere sahip olması gerekiyor:
1) Halk tarafından zaten tanınmış olmalı (ki ayrıca tanıtmaya gerek kalmasın)..
2) Siyasete vakıf olmalı ki seçim sürecinin yükünü kaldırabilsin...
3) Meydanda ve ekranda konuşmaya alışık olmalı. (Örneğin iki-üç nutuktan sonra sesi kısılmamalı.)
Bugüne kadar medyada AK Parti adayına karşı birçok aday gösterildi. Ben bunlardan sadece ikisine değinerek (İlber Ortaylı ve Celal Şengör) seçim sürecinin altından kalkamayacaklarını söyledim: Ünlü değiller... Siyasetçi değiller... Siyaseti bilmiyorlar...
Şimdi sorarım: Ekmeleddin İhsanoğlu'nun, İlber Hoca'dan veya Celal Hoca'dan bir farkı var mı?

Değerli olmak yetmez

Ekmeleddin Bey, muhakkak ki değerli bir insan. Bundan kuşkumuz yok. Köşk koltuğuna oturursa, gayet iyi bir performans gösterebilir. (Ahmet Necdet Sezer den daha kötü olacak değil ya...)
Ancak İhsanoğlu yukarıda saydığım 3 temel ölçütün hiçbirine sahip değil:
1) Halk o kadar tanımıyor ki medyada "İhsanoğlu kimdir" diyerek tanıtılmaya çalışılıyor.
2) Siyasetin inceliklerinden habersiz. Bir şey söyleyecek CHP'liler, başka bir şey söyleyecek MHP'liler bozulacak. O ise profesör olmaktan gelen alışkanlıkla, şaşkın bir şekilde, "Ama söylediğim doğruydu" diyecek.
3) Meydanda ve ekranda "siyasi söylev çekme" becerisine sahip değil.
Tabii bir de şu var:
AK Partililer kendi adaylarını Köşk'e seçtirmek için ciddi biçimde çalışacak.
Buna karşılık, daha İhsanoğlu'nun adını duyar duymaz CHP'lilerin bir kısmı kazan kaldırdı. Bu kişi için ter dökmeyecekleri apaçık. (Şuna eminim: Bazı CHP'liler çatı adayının "Din ve Arapça kokan" ismine bile gıcık olmuştur.)
Eğer Başbakan Erdoğan şöyle bir hesap yaptıysa: "Muhalefet dişli bir aday gösterirse, karşısına ben çıkarım... Ama rakip zayıf olursa, icabında bir arkadaş aday olur..." İhsanoğlu'ndan sonra artık çok rahat: AK Parti kimi aday gösterse kazanır.
Özetle: Önündeki seçimin mahiyetini dahi kavramamış bir muhalefet olur mu? Bizde oluyor işte. "Ama zaten kazanmak istemiyorlar" diyorsanız; onu bilemem.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.