YAZARA MAİL GÖNDER Orta sınıfın vasatlık imtihanı

YAZARLAR

Bu hafta Fukuyama'nın söylemleriyle "orta sınıf" ve "vasatlık" kavramları tekrar gündeme geldi. Bu kavramların aslında layıkıyla analize muhtaç olduğunu ve Türkiye özelinde ifade ettikleri anlamların derinlemesine incelenmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Vasatlıktan kurtulmak statükoyu tasfiye etmekten geçer. Ama vasatlıktan kurtulma ve statüko deyince sadece kurumlardan değil, aynı zamanda bireylerin zihin ve düşünce yapılarındaki vasatlıktan da bahsediyoruz.
Bunun tasfiyesi ise düşünme biçimlerinden çalışma şekillerine, ilişki formlarından uygulama şekillerine kadar birçok alanda değişimden geçer. Temelinde ise eğitim ile kültür ve buna bağlı olarak nesillere dayalı uzun bir süreç yatar.
Hatırlanması gereken en önemli nokta ise Türkiye özelinde bakıldığında son 10 yılda belki 50 yıllık bir mesafe kat edilmiş olsa da, zamana ve nesillere dayalı değişimlerin bir anda olamayacağı gerçeğidir. Bu toprakların 100 yıllık (hatta birkaç yüzyıllık) zihinsel sorunlarını çözme sorumluluğunu -hem de bir çırpıda- bir şahsa veya ekibe yüklemek sadece insafsızlıktır. Bu; Fatih Sultan Mehmet'in kendi döneminde Mimar Sinan'ı neden yetiştiremediğini sorgulamak kadar abestir.
Türkiye ve nesiller hızlı bir şekilde değişiyor ve gelişiyor. Tıpkı 2000'lerin 90'lardan, 90'ların 80'lerden, 80'lerin 70'lerden çok farklı olduğu gibi... Kilit rol tabii ki eğitime düşüyor. Bu eğitim gerçeğinden hareketle önemli adımlar atılıyor. 28 Şubat sonrası travmanın oluşturduğu yaklaşık 15 yıllık nesil boşluğu -son dönemde eğitim kisvesi altında yaşananlar ışığında- çok daha dikkatli dolduruluyor.
Peki büyüyen ve zenginleşen orta sınıf gerçeğine nasıl yaklaşmalıyız? Geçtiğimiz yüzyılın egemen devletleri yükselen orta sınıf olgusunun 'sorgulama' gerçeğini ve bunun sistem için oluşturduğu ikilemi, hangi strateji ve metodolojiyle aşmış bunu dikkatle incelemek gerekir. Burada Batı kültürünün orta sınıf sorunsalını kendisinde nasıl yönettiği ve Doğu coğrafyalarına nasıl ihraç ettiği hususunun iyice anlaşılması gerekmektedir.
Bugün artık daha çok tartışılan ve önümüzdeki dönem sıkça karşılaşacağımız bu mevzu Yeni Türkiye yolculuğunun kritik konu başlıklarından biridir.
Türkiye, kamusundan özeline her kesim ve alanda vasatlıktan sıyrılıp özgüvenli bir duruş ve vizyoner bir bakış açısıyla artık azla yetinmeyerek daha iyisini başarmalıdır. Bu da her bir bireyin kendi üzerine düşen görevleri ve sorumluluğu layıkıyla yerine getirmesiyle ve tabii ki dayatılmaya çalışılan klasik orta sınıf tuzağına düşmemesiyle mümkün olabilir.
Not: Soma'daki maden kazasında hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet ve mağfiret, geride kalan ailelerine ise sabr-ı cemil niyaz ederiz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.