YAZARA MAİL GÖNDER Karpuzindiren

YAZARLAR

Dokunabilir mi, diye sormuştuk. Dokunurum dedi başbakan.
Yani artık karpuzu asker kaldırmayacak, sivil kaldıracak. "Karpuzkaldıran tesisleri" askerden alınıyor.
O tesislerde asker büyüklerimiz "incelemelerde bulunurlardı"... Özellikle de Kenan Paşa... Paşanın diktatörlük günlerinde deniz kenarında tatil yaptığını, dinlendiğini yazmak hem ayıptı hem yasak. Mutlaka "incelemelerde" bulunacak. Her an bizim için çalışıyor, dur durak bilmiyor ya...
Neyse ki paşa bu tesislerde "muhterem balıklar, ne zamandır gelmek istiyordum, nasip kısmet bugüneymiş" diye başlayan nutuklar atmıyordu.
"Benim babam da sandalcıydı" ya da "benim babam da cankurtarandı" demiyordu.
Bu kıyı kampları, "bürokrasiyi halktan iyice koparmak" için icat edilmiş özel tatil beldeleriydi. Bir tür yazlık "memur gettosu"...
Böylece, orduevinin deniz kenarındaki uzantısı, yani "yazlık orduevi" kimliğine bürünmüşlerdi.
kimliğine bürünmüşlerdi. Tabii Fenerbahçe gibi yerlerde yazlık ve kışlık birbiriyle kaynaşıyor, bütünleşiyordu. Zaten bütün paşalar Fenerli değil miydiler?
Neden? Çünkü Atatürk'ün de Fenerli olduğu söyleniyordu.
Olsundu. Çanakkale'de yirmi bir yaşında şehit düşen hemşerim Teğmen İbrahim Naci Efendi de Beşiktaşlı'ydı. "Çarşı çetesi" müthiş bir duyarlık göstererek Fener maçında şehidimiz için pankart açtı.
Kenan Paşa'ya şehitlik mertebesi nasip ve de kısmet olmadı. 12 Eylül davasının şişi de kebabı da yakmadan hayırlısıyla sona ermesi için eceliyle ölmesi bekleniyor, Allah gecinden versin o ecel de bir türlü gelmek bilmiyor. Oysa ölünce dava düşecek ve 12 Eylül mağdurlarından, işkencede ölenlerin yakınlarından ağızlarına çalınmış bir parmak balla yetinmeleri istenecek.
"Tanrı beni unuttu" dedi Kenan Paşa, biz unutmadık ki...
Ama karpuz artık kalkmayacak.
Böyle tam 230 kamp varmış.
Hükümet bunları askerden alacak, TOKİ bunların yerlerine kat ve arsa karşılığı inşaat yapacakmış.
Deniz kıyısı "siteleri" olacaklar yani...
Maliye de buna öncülük etmek amacıyla kendi elindeki tesisleri satışa çıkarmış. Peki diğer bakanlıkların bu tür çiftlikleri ne olacak? Herhalde onlar da özelleştirilecekler.
Transformasyonun farkında mısınız? Memur gazetesi barış görüşmelerinin gizli tutanaklarını açık edip "bürokrasi adına sivil iktidara kamış atabiliyor" ama kıyı kampları kapatılınca yüksek memurlardan "bu ne rezalet" diye demeç alamıyor!
Askerden olumlu ya da olumsuz herhangi bir tepki yok, çünkü kuvvet komutanlarının adlarını ha deyince bilen de yok.
Fenerbahçe kıyısında rakı içerek darbe planları yapanlar gıklarını çıkaramıyorlarsa, muhalefet artık çok daha sinsice yürütülecektir.
Çünkü artık rahatsız olanlar genç ya da yaşlı subaylar değil, holding sahipleriyle al takke ver külah olmuş genç ya da yaşlı basın ağalarıdır. Onlar da kertenkelelikte herkese nal toplatırlar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.