YAZARA MAİL GÖNDER Hiç boşuna sallama yavrum, düşmezler

YAZARLAR

Şartlar olgunlaşmış, vakit saat gelmiş, ne zamandır darbe yaptırmak istermiş, nasip kısmet bugünlereymiş...
Ayakta zor duruyorlarmış, birileri sallasa düşeceklermiş!
İyi de, iki tane kıçıkırık gazetenin sallamasıyla düşülmüyor.
Muhalefet partilerinin bırakın hükümeti, kendi kolunu sallayacak hali yok, kim sallayacak bunları?
Elbette "zinde kuvvetler"... Yani şanlı ordu.
Biz bu teraneyi çok duyduk, fakat seçim sath-ı mailinde... Amigolar, muhalefet liderini yüreklendirmek için "silkele, düşecekler" diye pankart açarlardı.
Yani sallamak değil de silkelemek üzerine kuruluydu özlemler. Belki de "meyve ağacını silkelemek" eylemi çağrıştırılarak, meydanı dolduran köylülerin köylülüğü öne çıkarılıyordu...
Basın mensupları şehirli oldukları için sallamak kavramını tercih ediyorlar.
Başka bir anlamda asıl kendileri sallıyorlar.
Öyle ya, "salla Kemal" diyemiyorlar, Kemal'in kendisi sallanıyor, Sarıgül'ün içi çürümüş koca çınarı kökünden sarsmaması için dua ediyor. Başka bir sıkı sallayıcı, Baykal da "turlara" başlamış partiyi yeniden ele geçirmek için.
Öyleyse kim sallayacak?
"Hükümet, süregelen tutum, görüş ve icraatıyla..."
Şeyi de eklesinler mi yahu,
"Anayasa'nın öngördüğü reformları Atatürkçü bir görüşle ele alacak ve süratle tahakkuk ettirecek..."
Bakalım o sallayıcılık görevi verilmek istenen ordu ne yapmış?
"Kürtçe isimler geri verilsin" demiş!
Ordu diyor. Hükümete diyor.
"Ders kitaplarındaki aşırı milliyetçilik törpülenmelidir" diyor.
"Kürtçe'nin kullanımı ve öğretilmesi kolaylaştırılmalı ve bölgedeki yer adlarında hızla eskiye dönülmelidir" diyor.
"Kürtçe vaaz verilebilmelidir" diyor.
Vallahi diyor, gazeteler yazdı.
"Çalıştay" yapmışlar, BİLGESAM yani Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi bu sonuca varmış. Bu bilge adamlar arasında genelkurmay, kuvvet komutanlıkları ve MİT temsilcileri de varmış.
Hani neredeyse "Kürt kasabalarına Türkçe isim koyuyorlar" diye sallayacak hükümeti ha...
Eh, bu durumda kim kimi nasıl sallayacak?
Dikkat et de genel yayın müdürün seni sallamasın, yazıları okunmuyor, işe yaramıyor, boşu boşuna para alıyor diye...
Sonra gidip de sağda solda "Türkiye'nin bugünkü durumunu Nazi Almanyası'na benzetiyorum" diye bazı arkadaşların gibi saçmalamak zorunda kalmayasın.
Bir de şoförünle sekreterinin maaşlarını kendi cebinden ödemek var ki, o senin için hepsinden beter!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.