YAZARA MAİL GÖNDER Ne çektin be Balkan Paktı

YAZARLAR

Postalcılar satacak mal bulmakta zorlanıyorlar, eh, her gün de 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos değil ya... Üstelik Silivri de bitti... Bir merdiven tantanası başgöstermişti ama bundan da yeni bir ayaklanma doğuramadılar.
Gelgelelim "otuzlu yıllar" konusu asla bitmeyeceği için, şimdi, dam üstünde saksağan, Balkan Paktı'nı hatırlamışlar. Bu ne büyük bir pakt imiş...
Elhak öyledir. Hiçbir işe yaramamıştır ama altında Atatürk imzası olduğu için tartışılamaz ve tartışılması teklif edilemez.
1934 yılında bir gece... Olay Yozgat'ta, Bekir Sami Bey'in evinde geçiyor... Atatürk'e bir şifreli telgraf uzatmışlar. Hariciye vekilimiz Tevfik Rüştü Bey, Yugoslav hariciye vekilinin "Balkan Paktı'na girmeyi kabul etmediğini" bildirmekte...
Atatürk çok kızmış. Tevfik Rüştü Bey'e gene şifreyle demiş ki: "Hariciye vekiliyle ve başvekille görüşmeleri kesiniz, doğruca Yugoslav Kralı'na çıkınız, bu pakt derhal imzalanmazsa tacını tahtını başına geçireceğimizi söyleyiniz!"...
Acaba "çakma Bursa Nutku" gibi bir de "Yozgat deklarasyonuyla" mı karşı karşıyayız da haberimiz yok?
Peki sonra ne mi olmuş?
Yugoslav Kralı çok korkmuş ve hemen pakta girmiş tabii.
Acaba Atatürk Yugoslav Kralı'nın tacını ve tahtını nasıl kafasına geçirecekmiş?
Orduyu mu gönderecek? Yugoslavya'ya ortak sınırımız yok ki, Yunanistan'ı mı ezip geçecek Bulgaristan'ı mı?
O tarihte Yugoslavya'da "Ustaçi" falan gibi örgütler de henüz kurulmamış ki onları desteklesin...
O sıralarda Moskova'da sıradan bir Komintern memuru olan Yosip Broz'un, "bu çocuk ileride kendinden çok söz ettirecek, günün birinde mareşal bile olup Tito adını alabilir" diyerek elinden tutsun...
MAH Teşkilatı'na emir verip Yugoslavya'nın içini mi karıştıracaklar?
İyi ama Yugoslavya'ya müdahale olursa "yurtta sulh cihanda sulh umdesi" nerede kalacak?
Vallahi çok merak ettim bu iş nasıl olacakmış, çünkü o tacı ve tahtı o adamın başına ancak Hitler geçirebilmişti, oraları istila ederek...
Yok efendim, Atatürk blöf yapmış. Yugoslav kralı öyle tırsakmış ki, fırçayı yiyince hemen pakta girivermiş. Posta attın mı böyle atılırmış, Tayyip gibi değil! Atatürk çok nazikmiş ama "yerine ve adamına göre nezaketi elden bırakabiliyormuş"... (Tayyip bırakınca çok kızıyorlar.)
Balkan Paktı 1934 yılında Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında kuruldu. Bulgaristan, Balkan Yarımadası'nda değil herhalde Karayipler'de bulunduğu için, bu pakta girmedi. Arnavutluk gerçi Balkan Yarımadası'ndaydı ama galiba devletten sayılmıyordu, o da girmedi.
Bu pakt, Balkan devletlerini muhtemel bir Alman ve/veya İtalyan saldırısından koruyacaktı. Türkiye gerekirse silahla karşı koyarak bu ülkelere sahip çıkacaktı.
Çıkmadı. İtalyan orduları Arnavutluk ve Yunanistan'a saldırdılar, onlar çuvallayınca Almanya meseleye el koydu ve bütün yarımadayı bir çırpıda ele geçirdi
Türkiye kılını bile kıpırdatmadı. Ama Atatürk ölmüştü, İsmet Paşa başa geçmişti.
Varol İnönü, sen de eksik olma, poposundan hikmet yumurtlayan postalcı basın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.