YAZARA MAİL GÖNDER Fransa'ya şeriat gelmiş

YAZARLAR

Vallahi çıkmaya çekinmiştim, kafama şişe yeme tehlikesi vardı...
Biz de otel odasında oturduk, bir şişe Gevrey- Chambertin açtık, ayak kokulu Camembert peyniri de var, eh, Radio Nostalgie de altmışlı yıllardan çalıyor, kendi kendimize siftindik, kifaf-ı nefs eyledik.
On yıl kadar önce bir yılbaşı gecesi, Paris'te...
İstanbul'dan telefon ettiler, "çıkmayın, şişe atıyorlarmış, az önce televizyon gösterdi" diye...
İçki içtiğim ve yılbaşında "çıkmayı" düşündüğüm günler. Yaşım henüz elli küsur o zaman.
Champs-Elysees o gece tehlikeli bir yere dönüşmüştü, yetmiş iki milletin sarhoşu oradaydı ve boşalan şişeleri, birbirlerine değil hayır, keşke öyle olsa, havaya atıyorlardı. Beynine yersen gidersin.
Yeni bir yıla bir otel odasında girdik, boyumuz da kısalmadı.
Artık çıkılabiliyor, bir Fransız yazarının deyimiyle "havaalanının Duty Free mağazalar bölümüne benzemiş" Champs-Elysees'ye...
Virgin Megastore battı, kara boşluğu, tıpkı batan bir başka büyük mağaza Samaritaine misali, ışıkların arasında çekilmiş diş gibi sırıtıyor, Madrigal kahvehanesinde tadilat yaptılar, tadı tuzu kalmadı, ne çıkacağım zaten, Fnac'ın artık hep elektronik oyuncaklar satan çoluk çocuk mağazasına bakmaya mı?
Fakat artık güvenli, çünkü içki yasaklanmış!
Evet, yılbaşında, hem de akşam üstü saat 17.00'den taa ertesi sabah 07.00'ye kadar tam on dört saat boyunca Champs-Elysees'de içki satışı da, bulundurması da, içmesi de yasaklanmış!
Yalnız orada değil, Eiffel kulesi ve Champs de Mars civarında da.
Sokakta alkol yasağı.
Yalnız havaya şişe atmakla kalmıyor, "mağaza vitrinlerine de zarar veriyorlarmış" çünkü. Kırıp döküyorlar. (Karıya kıza sarkıntılık yok, o bizim şanlı Taksim'e özgüdür.)
Paris gibi yerde, sokakta alkol yasağı!
Elbette belli gün ve belli saatte.
Haa, o zaman başbakana küfür etmeyiniz.
Gece on birden sonra yalnızca "bayi satışını" yasakladı, saat on elli beşte serbest, yirmi şişe al götür, lokantada kahvehanede serbest. Meyhanede hepten serbest.
Fakat parkta yasak. Sahil yolunun kendi dibini bile aydınlatamayan cılız lambaları altında, ürkütücü karanlıkta, ağaçlar arasında, banklarda, kuytularda yasak.
Demek ki bazı durumlarda, olabiliyormuş... Demek ki her ülkenin her yönetiminin böyle birtakım "sınırlama" hakları ve yetkileri varmış.
Ya da isterseniz utanmayın, "Paris'te şeriat hükümleri" yazın. Onu da yaparsınız.
Şu cizvit tarikatı da François Hollande'ı devirmek için bir atraksiyon çevirmeyecek mi yahu? Bizim kadar olamadılar.
Belki Fransız masonları da hükümete bir iyilik düşünürler ve utanmadan köktendincilerle işbirliği yaparlar canım, Batı'ya Batılılık öğretiriz.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.