YAZARA MAİL GÖNDER Arkasına dolan

YAZARLAR

Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olup olmayacağını artık hiçkimse tartışmıyor. Kılıçdaroğlu'nun "yüzde 60'la alırız", ya da "belki birinci turda kazanırız" gibi sözlerini kendi basın amigoları bile ciddiye almıyorlar. Fıkra gibi bir adam oldu bu Çakma Gandhi ama gülen yok.
Tövbe, bir Gülen var tabii ama son günlerde suratı asık.
Hele hele İhsanoğlu'na "Emsalettin" diyebilen bir yavru muhalefet liderine o cephede kızan bile yok. CHP'de kanlı bir kurultay hazırlığı yapılıyor da, öbür tarafta emir demiri kestiği için herhangi bir "parti içi hareket" bekleyen de yok.
Öte yandan, yeni cumhurbaşkanının ülkeyi nasıl yöneteceği de belli.
"AKP'nin başına kimin geçeceği" de kimsenin umurunda değil, Abdullah Gül de olur, Bülent Arınç da olur, Binali Yıldırım da olur, Abüzittin Bey de olur, farketmez. Muhalefetin umduğu çatışmalar da çıkmaz.
Yeni cumhurbaşkanının paralel suç örgütünü "bire kadar kıracağından" da kimsenin şüphesi yok.
Merak konusu olan tek bir mesele var: Yeni bir anayasa yapılabilecek mi?
Zor. Çok zor.
Başında "fiilen" Erdoğan olmayan bir AKP, 2015 seçimlerinde, dört yıl önce aldığı oyun üstüne çıkabilir mi? Anayasayı değiştirmek için gerekli 367 koltuğu bulabilir mi?
Tut ki yeni cumhurbaşkanı ayağının tozuyla meclisi feshetti ve hemen bu kış, diyelim aralık ayında erken seçime, ya da muhalif basının sevdiği deyimle "baskın seçime" gitti, bu oy artar mı?
Çünkü oylar artık "kemikleşmiş" gibi görünüyor.
Öyle ya da böyle seçimleri mutlaka kazanan ama yüzde 50'yi de aşamayan bir AKP, öyle ya da böyle seçimleri mutlaka kaybeden ama bir türlü ölmeyen, yüzde 20-30 aralığında zombi gibi gidip gelen bir CHP, "çeşit olarak" da hep yüzde 15 dolaylarında dolaşan bir MHP...
Bu arada yüzde 5 kadar Apocu oyu, yüzde 5 kadar da çeşitli küçük partilere dağılıp çarçur olan "marjinaller"...
AKP bu çemberi kırabilir mi? Zor.
İktidar hep çantada keklik ama anayasa değiştirecek kadar yüksek oy?
Misli görülmemiş yepyeni bir kalkınma hamlesiyle "AKP'nin kendini de aşması", kişi başına resmi olarak on bir bin dolar (gerçekte on beş bin dolar) dolaylarında "donmuş" görünen milli geliri yirmi binin üstüne doğru zıplatması şart.
Yani, azgelişmişlik çemberini kırıp "orta gelişmiş" bir ülke düzeyine çıkmayı başarmış Türkiye'nin, şu beş- on yıllık sürede onu da aşıp "ileri ülke" düzeyine çıkması gerekiyor. O Türkiye, yeni bir anayasa yapacak siyasi gücü de kendiliğinden yaratır. O anayasa, siz istemeseniz de değişir.
"Konjonktür" buna müsait mi? Çok değil.
O zaman da kalıyor işte "Türk usulü yarı -başkanlık" sistemi...
Yani, mevcut anayasayı çiğnemeden, çiğnememeye çok dikkat ederek, ama onun otuz iki sene evvel Kenan Evren için "ısmarlanmış" olanaklarını da sonuna kadar kullanarak, kalkınma hamlesine devam!
Statükocu güçler set çekiyorlarsa, seti de yıkamıyorsan, çevresinden dolanırsın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.