YAZARA MAİL GÖNDER Girmeyiveririz

YAZARLAR

Paralel çeteye asker yazılmış medrese mollalarına ve de üstüme her saldıran ite kopuğa yanıt vermeyeceğim, ciddi konulara gelelim: Bazı yorumculara göre yeni hükümette ekonomiden sorumlu bakan olması beklenen başdanışman Yiğit Bulut, "gerekirse AB ile yollar ayrılmalı" demiş.
Avrupa Birliği'yle yollar çoktan ayrıldı bile!
İki taraf da bunu "dillendirmekten" kaçınıyor ve iki taraf da birbirine "polim" yapıyor. Böylece, yıllardır karşılıklı bir güldürü oynanıp duruyor.
Yeni cumhurbaşkanımız "bizi almayacaklarını" pek iyi biliyor.
Çatır çatır çatırdama sürecine giren Birlik de asla "almayız" diyemiyor, yolu sürekli yokuşa sürüyor.
Birliği "gütmekte" olan Almanya'da ve onun dümen suyuna girmiş Fransa'da, yalnız yöneticiler değil halkın büyük çoğunluğu da girmemize karşıdır.
Bu konuda Avrupa sağcıları daha dürüst, solcular daha ikiyüzlü davranıyorlar, demokratlık ayağından, sanki girmemizi onlar istiyorlarmış da sağcılar engelliyormuş numarasına yatıyorlar...
Üstelik, diyelim 2020'li yıllarda giriş gündeme gelse bile, her ülkede, birliğin en kıytırık ülkesinde bile ayrı ayrı referandum yapılacaktır. İrlanda arpa üreticilerinin ya da Danimarka sütçülerinin ya da Portekiz balıkçılarının ya da Yunan faşistlerinin hayır demeleri, konunun kapanmasına yetecektir.
Birlik, ortak parası var ama ortak hükümeti yok, ortak parlamentosu var ama ortak ordusu yok, bir anayasası bile olmayan tuhaf bir birliktir.
Nasıl girileceğini çok sıkı kurallara bağlamış ama "nasıl çıkılacağını" hiç düşünmemiş, bu yüzden çok istediği halde Yunanistan'ı kovamayan bir garip birlikteliktir. Bir federasyon değil, bir konfederasyon bile değil, fiyaskoya saplanmış bir ucubedir.
Kaldı ki girsek bile "Türk vatandaşlarına serbest dolaşım, yerleşme ve çalışma hakkı tanımayacaklarını" en başından açık seçik belirttiler, doksanlı yıllarda Türkiye'yi batağa sürükleyen yerli gafiller de bunu kabul ettiler...
Türkiye, "oradan gelecek" birkaç milyar avroyu kendi ekonomik gücüyle de sağlayacak düzeye gelmiştir.
Yani, girsek de olur girmesek de...
Türkiye hızla, "almazsanız almayın be" diyebilme noktasına yaklaşıyor!
Fakat bunu dillendirmek için de güçlü bir başkan şart.
Bakın ne olacak: 2015 seçimlerini gene AKP kazanacak. Fakat, "anayasa yapacak 367 kişiden" ziyade "anayasa yapıp referanduma götürecek 330 kişi" daha gerçekçi bir hedef sayılacaktır.
Hele bir AKP-HDP ittifakı Türkiye'ye çağ atlatır.
Öyle ya da böyle, Türkiye yeni bir anayasaya ve başkanlık sistemine kavuşacaktır. O zaman AB ile ilişkilerini de elbette daha rahat gözden geçirecektir.
Bendeniz AB ile ilişkilerimizin böyle bir noktaya geleceğini, bizi almalarının hayal olduğunu daha "fetret devrinde", on beş sene evvel yazmıştım. Eski yazılarımı avuçlamaya meraklı olanlar onları da sıvazlasalar iyi ederler.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.