YAZARA MAİL GÖNDER Bürokratlar biraz daha eşittir

YAZARLAR

Daha önce bir tek mahkemede, yanılmıyorsam Bursa'da, dostlar alışverişte görsün niyetine denenmişti, bu sefer artık "içtihada bağlanacak" gibi görünüyor...
Hani şu, duruşma salonunda "savcılarla avukatların Avrupa standartlarına uygun olarak aynı düzeyde oturmaları" meselesi.
Çünkü biliyorsunuz, bizde savcı hâkimin yanıbaşından, sanığa ve avukatına tepeden bakar.
Böylece hem iddianın "savunmadan daha makbul" olduğu havası yaratılır, hem de "iddia makamının karar makamıyla sıkı fıkı, içli dışlı olduğu" izlenimi oluşur.
Bakınız Gaziantep'te ne olmuş: Bir duruşmada avukatlar "savcının kürsüden inmesini ve kendileriyle aynı seviyede oturmasını" istemişler!
Hâkim de bunu kabul etmiş, fakat savcıyı aşağı indirmemiş, kürsüye koltuk ekleterek avukatları da yanına, öbür tarafına almış.
Böylece onları eşitlemiş.
Bu işin bir kurala bağlanması şarttır, böyle keyfe keder yürümez.
Bu reform önerisi birkaç yıl önce ortaya atılmış, savcıların tepkisiyle karşılaşmıştı.
Savcılar bu ayrıcalığın, bu "üstünlük duygusunun" ellerinden alınmasını istemiyorlardı. "Hâkimlerle aynı servis otobüsüne binmiyor muyuz, aynı yemekhanede yemek yemiyor muyuz?" diye soruyorlardı.
Elbette onların da haklı oldukları bir nokta vardı: Sorun, yargıçla savcıyı birbiriyle bu kadar kaynaştıran adalet sisteminde yatıyordu. Çünkü devlet, savunmayı sanki önemsemiyor, ona sanki "adet yerini bulsun diye göz yumulan fuzuli bir çaba" gözüyle bakıyordu. Suçlamayı da bürokrasi yapar, hesabı da bürokrasi keserdi.
Adı konmamış da olsa, acı gerçek buydu.
Bu reform daha fazla savsaklanmamalı (eski Adalet Bakanı'na özel sohbetlerimizde defalarca sorduk, hep lafı değiştirdi), bürokratik vesayetin bu son "göstergelerinden" biri hemen ortadan kaldırılmalıdır.
Amerikan sisteminde, bırakın aynı düzeyde oturmayı, savcı hâkimin kürsüsüne duruşma sırasında "yaklaşabilmek" için dahi izin ister!
Ve de, hâkim ona bu izni verirse, karşı taraf avukatının da onunla birlikte aynı anda kürsüye yaklaşma ve hatta lafa karışma hakkı vardır!
Demek ki eloğlu yapınca oluyormuş. Bizde niçin olmuyor?

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.