YAZARA MAİL GÖNDER Aristokrat komünizmi

YAZARLAR

Merhum Rasih Nuri İleri'nin ölüm ilanını okuyordum, meğerse Galatasaray'dan ağabeyimizmiş, bilmiyordum... Sultani'li bir komünist!
Başka bir şey daha dikkatimi çekti: Merhumun şeceresi.
"Demirtaşoğlu Umur Bey, Alkuş, Gazi Turhan, Aslanpaşa, Helvacızade ve Dino soyundan..."
Vay vay vay... Bir Osmanlı aristokratı!
Hani şu Cenevre'de yaşayıp Yeniköye'de yalı yaptıran Divan-ı Muhasebat Müdürü'nün torunları falan... Arif, Abidin, Güzin, hep akraba...
"Hariciye Nazırı ve Cezayir-i Bahr-i Sefid Valisi Abidin Paşa ile Ayan Meclisi üyesi ve Hazine-i Hassa Nazırı Nuri Paşa'nın torunu..."
Paşa torunu.
Bendeniz de Kasımpaşa Tersanesi'nde gariban tornacı Ali Saip Efendi'nin torunu.
Paşa torunu, komünist. Ben işçi torunuyum ve komünist değilim.
Anne tarafından da kamyon sürücüsü Cemil Efendi'nin torunuyum üstelik.
Biz Cenevre'de doğup yalıda büyümedik. Dedelerimin, anlı şanlı otuzlu yılların anlı şanlı devrimci yönetimi sırasında ne sendikaları vardı ne de grev hakları.
Olur ya efendim, aslına bakarsanız Karl Marx da bir burjuvaydı, Friedrich Engels de... Hep bunu derler...
Fakat şu bizim "eski tüfeklerin" sınıf kökenleri her zaman ilgimi çekmiştir.
Hepsi aristokrattır, hepsi seçkindir, hepsi paralı pulludur.
Batı'daki gibi değil tabii. Gerçek Türk aristokratlarını, daha oluşma döneminde Fatih Sultan Mehmet tasfiye etmişti. Bunlar, Fatih'in yarattığı "devşirme kapıkulu" sınıfının son temsilcileri...
Mustafa Celalettin Paşa adını alan Konstantin Borzecki'nin torunu Nazım Hikmet... (Münevver Hanım niçin başka yere değil de Polonya'ya yerleşmişti acaba?)
Çuvalla parası olan "İstanbul sosyetesinden" Mehmet Ali Aybar...
Dedesi Mehmet Ali Paşa'nın Erenköy'deki köşkünde doğup büyümüş Memet Fuat, nam-ı diğer Fuat Bengü...
İzmir Kemeraltı'nda han sahibi fabrikatör Cazım yoldaş da cabası.
Ali Fuat Cebesoy'dan Zeki Baştımar'a, Numan Menemencioğlu'na uzanan ilginç akrabalıklar zinciri, falan filan.
Merhum Rasih Nuri'nin serüveninde işçi neredeydi? İşçi sınıfı niçin bu aristokrat çocuklarının "komünistçilik oyunlarında" yer almamıştı?
Bu insanlar niçin hayatları boyunca kendi kendilerine gelin güvey oldular? Kim kimi nereden ve nasıl kurtaracaktı?
Acaba Osmanlı aristokrasisinden gelmekten ötürü halka karşı gizli ya da açık bir "kompleksleri" mi vardı?
Hani şu, "babam halkı sömürüyor" kompleksine kapılıp öğrencilik yıllarında solculuk oynayan bizim kuşağımızın zengin çocukları, özellikle Robert College kökenliler gibi?
Dostoyevski'nin taa yüz kırk yıl önce "Ecinniler" romanında o eşsiz sanatçı sezgisiyle anlattığı tiplerin bizdeki benzerleri üzerine bir araştırmayı arslan sosyologlarımız ne zaman yapacaklar?
Türkiye'yi kurtarmaktan başlarını alabilirlerse belki günün birinde...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.