YAZARA MAİL GÖNDER Dikkatli ol Feyzullah

YAZARLAR

Bazı şerefsizler, beğenmedikleri partiye verilecek oyların geçersiz kılınması için şeytanın bile aklına gelmeyecek bir yol bulmuşlar. Duyduğum zaman ağzım açık kaldı:
"Oyunu şu partiye ver ama bu partinin üzerine de çarpı çek" diye propaganda yapmışlar.
Sakın bunu yapma!
Oy pusulasının üzerine herhangi bir işaret koymak yasaktır. En küçük bir çizik bile olsa oy geçersiz sayılır. Politikadan geçtim, "Şampiyon Cimbom" ya da "Ahmet Ayşe'yi seviyor" falan da yasaktır.
En iyisi, evden çıkarken yanına kalem alma.
Böylece "son anda şeytana uyma" tehlikesi de ortadan kalkar.
Çakallık edip zarfın içine "kebapçı Feyzullah hizmetinizde, paket servisimiz vardır, nefis ayran, yaprak döner" falan diye broşürünü de koymaya kalkma, o da yasaktır, oyun geçersiz olur.
Yanına cep telefonunu da alma.
Sandık başında cebin çalar, sen de konuşursan başın ciddi olarak derde girebilir, isterse arayan sevgilin olsun.
"Neredesin aşkım, buradayım aşkım, nasılsın aşkım, iyiyim aşkım" muhabbeti, "şu anda nezaretteyim aşkım, yarın sabah mahkemeye çıkacağım, kendine iyi bak" sızlanmasına dönmesin!
Sakın oralarda, yalnız oralarda değil kendi evinin dışında hiçbir yerde "şu parti iyi, bu parti kötü, şu lider iyi, bu lider kötü" şeklinde konuşmaya da kalkma. Başın derde girer.
Dilini tut, oyunu ver.
Yanında mutlaka "TC kimlik numaralı" ve fotoğraflı bir kimlik bulundurmak zorundasın.
Zahmet edip şimdiye kadar TC kimlik numarası almadıysan, gene hiç zahmet edip sandığa da gitme. Oy kullanamazsın. Bu da sana ders olur.
Nüfus kağıdı şart değil, seçmen bilgi kağıdı da şart değil. Ehliyet olur, pasaport olur, evlenme cüzdanı bile olur, yeter ki üstünde numaran bulunsun, bir de sandıkta kayıdın olsun tabii.
Evlenme cüzdanına içlerinden azıcık gülebilirler ama aldırma, TC numarası varsa geçerlidir.
Lafı tatlıya bağlayalım, ellili yıllardan, çocukluğumuzdan bir fıkra hatırlayalım:
Köylü dayı hayatında ilk kez İstanbul'a gelmiş, ilk kez otobüse binmiş...
Bakmış ki herkes paso, şebeke, birşeyler gösteriyor, bileti indirimli alıp geçiyor...
Sıra ona gelince, ne yapsın, o da cebinden evlenme cüzdanını çıkarıp göstermiş.
Biletçi gülmüş, demiş ki: "Hemşerim, sen bununla otobüse değil, ancak Kezban'a binersin!"
O günler geçti. Halk artık o "eski halk" değildir, ben bu yazıyı boşuna yazdım.
Hadi hayırlı seçimler.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.