YAZARA MAİL GÖNDER Olmayacak duaya amin

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR

Bir milletvekili aday adayı şöyle demiş: "Milletvekili olmak Gazze'nin, Bosna'nın, Arakan'ın, Mısır'ın, Kudüs'ün ve bütün Afrika'nın ve Müslüman kanı akan her yerin bir milletvekili olmak demektir. İslam dünyasının beklediği tek bir ülke var. Alem-i İslam'ın lideri Türkiye'dir.
Hilafet Türkiye'den batmıştır, tekrar Türkiye'den ayağa kalkacak."
İmdi... Buna "işte biz demiştik, şeriatı getirmek istiyorlar" şeklinde tepki gösterecek vatandaş sayısı çoktur. Oysa, bir partinin bir tek aday adayının o partiyi de o partinin yönetimini de "bağlamayacağını" göz ardı etmeden, meseleye çok daha serinkanlı yaklaşmak gerekir.
Haklı olabilir mi?
"Temenni" başka şeydir, uygulama bambaşka. Acaba söylediğinin fizibilitesi, uygulanabilirliği var mıdır?
Yoktur. İsteyen buna "maalesef" kelimesini de eklesin kendi itikadınca.
Türkiye'yi "bekleyenler", İslam dünyasının tamamı değil, İslam dünyasının garibanlarıdır.
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt gibi ülkeler, yüz yıl sonra bir "Osmanlı canlanmasından" hiç memnun değiller ki bir de Halife istesinler başlarına...
Fakirler, ezilenler, sömürülenler, mülteciler, yersiz yurtsuzlar bir Türk Halifesi'ne umutla, dört elle sarılabilirler, petrol kralları, zenginler, tuzu kurular asla.
Adamların varlık nedenleri, sebeb-i hayatları, esbab-ı mucibeleri zaten Osmanlı'ya başkaldırıp İngiliz ipine sarılmaktı! 1915 yılında dinlemedikleri Halife sözünü 2015 yılında mı dinleyecekler?
Keza İran ve Şii dünyasını hiç saymıyorum, onların varlık nedenleri de "bizatihi Sünni Halifesi'ne karşı olmak" değil miydi?
Bir Türk Halifesi lafını ancak Afrika'da, belki Endonezya'da, Malezya'da dinletebilir...
Ancak Filistinli garibanlara, Gabonlu köylülere manevi destek olur. (Tunus ve Cezayir'in ılımlı yönetimleri bile bizi hoş karşılamazlar, hele Mısır ordusu hepten düşman kesilir.)
Fethullah Hocaefendi darbesini yapıp Akın İpek'in kendisi için yaptırdığı saraya hoplasaydı, buna oynayacaktı!
Batı'nın tepkisini ve Batı'nın ileri karakolu İsrail'in tepkisini de hiç yabana atmayınız. Bir "one minute" çıkışına karşılık başımıza bunca belalar açan İsrail yönetimi, hele bir de karşısında Halife görünce, elinden gelen melanetten çok daha fazlasını da ardına koymaz.
Örgüt lideri Fethullah, İsrail'in el altından kendisini desteklediğine bakıp Hilafet'ini de kabul edeceğine inanacak kadar saf mıydı, yoksa "hele bir darbemizi yapalım, gerisi Allah kerim" mi diyordu?
Haaa, mesele Ortadoğu'da etkin olmaksa, buna Hilafet kılıfı uydurmak şart değildir, güçlü ekonomi, güçlü ordu, tarih bilinci ve irade yeterlidir. O da "birilerinde" var zaten.
Bir Hilafet ilanı, işte asıl o zaman bazı çevrelerin pek özledikleri darbeyi ve "bize çok acı çektirecek büyük bir altüst oluşu" da beraberinde getirir.
Petrol zengini Arap ülkeleriyle son on yıldır güç bela elde ettiğimiz yakınlaşmayı da bir çırpıda siler atar, eskiye döneriz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.