YAZARA MAİL GÖNDER Bir Tuncel Kurtiz hikâyesi

YAZARLAR

Yıllar önce Paris'te özel ve tarihi bir etkinliğe katılıp haber belgesel çekimleri yaptım.
Yılmaz Güney'in Paris'teki mezar projesiydi bu. Yaşam yoldaşı Fatoş Hanım Yılmaz Güney'in Paris'teki kabrini bir anıt mezar projesi olarak yapmak istiyordu. Fransa Kültür Bakanlığı'ndan 10 bin kişilik bir salon istedi. Yazar, sanatçı, siyasetçileri çağrıldı. Adalet Ağaoğlu, Ahmet Kaya, Edip Akbayram, Aziz Nesin, Arif Sağ, Şivan Perver...
Büyük bir tören şekline dönüştü.
Burada da mimar arkadaşları Yavuz - Rezzan Önen'le bir jüri oluşturup bir yarışma açtılar. Türkiye merkezliydi yarışma. Bir proje kabul edildi, ancak çok modern olduğu için Pere Lachaise Mezarlığı yönetmeliğine uymuyordu.
Bu projenin hayata geçirilmesi için bizzat Kültür Bakanı Jack Lang'la görüştü. İzni mezarın yerinin değiştirilmesi şartıyla aldı ve uyguladı...
Bu olaydan en az 5-6 sene önce İsveç'te tanıştığım Tuncel Abiyle (Kurtiz) bir kez de Paris'te, ödül töreni için bir araya geldik. 3 gün 3 gecemiz, birlikte gezerek, Paris'in banliyölerinden ünlü meydanlarına kadar onunla ilgili fotoğrafalar çekerek, Yılmaz Güney'le ilgili anılarını kaydederek geçti.

Ramak kaldı

Ne zaman ki tören günü geldi çattı, belli belirsiz kuşkular sardı herkesin içini.
Solun o zamanki malum tekmil fraksiyonunun (galat-ı meşhur diye yanlış yanluş kullanıyorum:) içinde hapsolmuş kıpırtı salonda kelebek etkisine dönüşür. Fatoş Hanım başta, tüm vakıf üyeleri, Yılmaz severler ve Fransızlar pişman olursa diyorduk.
Nitekim Şivan Perwer, Ahmet Kaya, Edip Akbayram, Arif Sağ gibi ustalar art arda sahne alınca önce desibel ardından da heyecan kasırgası ardından da militan duyguların gemi azıya almasına ramak kaldı.

Helal olsun
İşte tam o sırada Tuncel Kurtiz gerçeğini yaşadı orada bulunan herkes.
Bana bırakın, ben hallederim diyerek işi uzatmadan sahneye çıkıverdi Tuncel Kurtiz. Daha görünmesiyle birlikte sessizlik kaplayıverdi her yeri. Tane tane sıcacık içten sahici konuştu. Dedi ki, "Hepsinin ne diyeceğini meraktayız.
Özledik onları. Konuklarımız onlar bizim. Susacağız ve dinleyeceğiz.
Performanslarını devrimci disiplin ve vakar içinde, Yılmaz Güney'in yoldaşlarına yaraşır olgunlukta takip edeceğiz. Haydi arkadaşlar..."
Muhteşem bir geceye dönüştü bu sözler üzerine ortam. Aziz Nesin, Tuncel Abiyi alnından öptü ve helal olsun çekti..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.