YAZARA MAİL GÖNDER İntihar girişimi!

YAZARLAR

Korkulan oluyor!
Böyle giderse...
Müslümanlara yine kan, gözyaşı, sefalet ve utanç kalacak.
Batı yine zihin kontrol süreçlerini ve medya kanallarını kullanarak gizli bir sevinçle ovuşturup durduğu ellerinin temiz olduğu hissini bütün dünyaya yayacak.
Ağzımdan yel alsın ama...
Korkarım, şu yaşadığımız korkunç gelişmeler Ortadoğu'nun nispeten stabil ülkelerinde başka Sisi'lerin önünü açacak bir manivela olarak da kullanılacak!
Kabul edelim ki, zaten önceden ezik bir Batıcılığa seküler tutkalla yapıştırılmış kitleler kendi Sisi'lerine dünden razılar.
Mısır'dan uluslararası ajanslara geçilen fotoğrafları görmüşsünüzdür: Birkaç bin kilometre ötede kafalar kesilirken, bisikleti üzerinde bulvarlardan pedal basarak kayar gibi geçen alabildiğine "Beyaz" bir Arap diktatör...
Neden böyle karamsar konuşuyorum?
Çünkü tezgâh tuttu.
Çünkü "İslam'a karşı İslam" yürüyüşü başlatıldı.

***

Şimdi bir duralım ve...
11 Eylül'den önceki dünya manzarasına bakalım.
Hızlanan globalleşme (yani dünyanın devasa bir Batı'ya dönüşmesi), dağınık eski Sovyetler coğrafyası, kendini ekonomik başarı hırsına kaptırmış Uzakdoğu ve yavaş yavaş "milliyetçilik" çemberinden sıyrılıp kendi varlığının farkına varan İslam dünyası...
11 Eylül bu potansiyel tehdidi parçalayıp dağıtmanın ilk adımıydı. Böylece "Müslümanlar teröristtir" mesajı zihinlere kazınmaya çalışıldı.
Fakat global ekonominin gerçekleri ve dijital teknolojinin hızlı gelişimi bu mesajın etkisini sildi. Geriye popüler kültürde durmadan mıncıklanan "İslamofobi" kaldı ki, o da İslam'ın direniş damarlarını güçlendirdi.
***

Batı yanlış bir strateji izlediğini anladığında 2010'lara girmiştik.
Batı için başka bir yol gerekiyordu. Sekülerleşmeye teslim olmayan Müslümanların sırtını duvara dayayacak başka bir yol...
2012'nin ocak ayında bu köşede "bir şeyler tezgâhlanıyor sanki" diye yazmıştım; "İslam dünyasında bütünlüğün ihtimalinden bile korkanlar son bir darbeye hazırlanıyorlar.
Bu darbe mezhep çatışması çıkarmaktır. Bu sefer diyecekler ki, bakın bunlar hep birbirlerini yerler!"
Davutoğlu, o tarihte Ortadoğu'da mezhep çatışmasının körüklenişi sorulduğunda, "bölgesel bir intihar olur" demişti.
İşte şu an nutkumuz tutulmuş halde bu intihar girişimini izlemeye başladık!
ABD, Avrupa ve İsrail ise etkileri uzun sürecek bir zaferden emin biçimde hamle zamanlarını bekliyorlar.
Yazık. Çok yazık!

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.