YAZARA MAİL GÖNDER Bu "uluslararası kişilik" kim, neden başımıza sardılar?

YAZARLAR

Bazen şüpheye kapılıyorum...
Ağır seçim yenilgilerine rağmen iktidarı yıkma hevesinden vazgeçmeyen malum odaklar acaba bizimle dalgalarını mı geçiyorlar?
Neden mi?
Kılıçdaroğlu'nun "paralel" megafonluğu; Sarıgül'ün İstanbul surlarını Mimar Sinan'a inşa ettiren kültürel sığlığı falan derken...
Son noktayı Ekmeleddin İhsanoğlu koydu.
Ortalık Mehmet Akif'in en yakın arkadaşının oğlunun İstiklal Marşı gafıyla yıkılıyor.
Kahire doğumlu, 30 yaşında Türkiye'ye gelmiş ama CHP'ye göre "bozkırın tezenesi" olan İhsanoğlu, ziyaret ettiği Edirnekapı Şehitliği'ndeki dizelerin hangi şiire ait olduğunu tanıyamamış!

***

Kendimi tutmasam...
Paranoyaya kapılıp bütün bunların millete yönelik bir illüzyon taktiği olduğunu düşüneceğim.
Öyle ya, hatırlayın...
Kılıçdaroğlu ilk ortaya sürüldüğünde...
Başta Doğan medyası kamuoyunu "Gandi Kemal" diye saçma sapan bir iddiayla oyalamış, böylece Baykal'ın gönderiliş biçimi ve nedenleri unutturulmuştu.
Sonra Kılıçdaroğlu'nun çarklarıyla tanıştık.
Sabah bir şey söylüyordu, akşam bambaşka bir şey.
Samimi CHP'liler üstünü örtmeye çalışıyor, medyanın bir bölümü şaşkınlıkla, bir bölümü dalga geçerek karşılıyordu.
Kaç yıl böyle geçti. Kılıçdaroğlu'nun geçen yazdan beri yaşadığımız günler için "özel görevle" CHP'nin başına getirildiği gerçeğiyle yüzleşmemiz gecikti.
***

Şimdi de benzer bir durum söz konusu...
Hatırlayın, muhafazakâr kesimden bazı şaşkınlar İhsanoğlu'nu "muhalefet tarafından bir ulusalcının değil de, İslam İşbirliği Teşkilatı'nı yönetmiş birinin aday gösterilmesi gelişme sayılmalıdır" diye karşıladılar.
Derken, ilginç bir reklam ve halkla ilişkiler çalışmasıyla ortaya "Ekmek Bey" diye bir imaj çıkartıldı.
Üzerinde gevezelik etmeye çok müsait ve neredeyse "sevimli" bir söylem.
Kimi demode buluyor, kimi hafife alıyor.
Fakat sanki maksatlı biçimde esas nokta gözden kaçırıyor: Kim bu "uluslararası kişilik?" Neden başımıza sardılar?
Türkiye'yi tanımıyor, İstiklal Marşı'nın dizelerini hatırlamıyor, Alevilik nedir bilmiyor, Türk Solu dergisiyle poz veriyor, Trabzonspor'dan Dünya Kupası istiyor, vesaire.
***

Emin olun, İhsanoğlu'nu sahneye sürenler de bu gaflara bakıp eğleniyorlardır.
Cumhurbaşkanlığı seçimini de önemsemediklerinden; İhsanoğlu'nun kaybedeceğini bildiklerinden emin olabilirsiniz.
O halde bütün bunlar ne için?
İnsanın aklına ister istemez Mısır örneği geliyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Başkanı ve Nobel Barış Ödüllü Muhammed El Baradey'i 2011'de Mısır'a gönderip onun prestijinin arkasına saklanarak 2013 darbesine giden yolların döşendiğini hatırlıyorum.
Şimdilik diyeceğim şu...
Ortada gülüp geçilecek veya hafife alınacak bir şey yok.
Tersine, tetikte durmak gerekiyor!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.