Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Brüksel'e trenle bir saat uzaklıktaki Brugge kenti adeta zamanın durduğu bir yer. Ortaçağ'dan beri hiç değişmeden günümüze kadar ulaşabilen bu minik şehir, kışın da ayrı güzel

"Hafta sonu Brüksel'e gidiyoruz" dediğimi duyanlar, "Aaa, Brüksel çok sıkıcı bir yer. Ne yapacaksınız?" dediler... Bizim de amacımız Brüksel değildi zaten. Orayı merkez seçerek, günübirlik geziler yapmayı düşündük. Brüksel'den trenle her yere kolayca ulaşabiliyorsunuz. Hatta bizim de bir günlük planımız hızlı trenle Paris'e gidip dönmekti ama yorgunluk pes ettirdi, plan suya düştü... İkinci günümüzde Brugge'e gidelim dedik. Çok seyahat ederim, Brüksel'e de defalarca gittim ama Brugge'e gitmek bugüne kadar kısmet olmadı. Aklımda fotoğraflardan kalan masalsı görüntülerle Brugge'e doğru yola çıktık. Tren, Brüksel'in her iki istasyonundan da kalkıyor; Brüksel Midi ve Brüksel Merkez. Bir saatlik bir yolculuktan sonra bu masal diyarına ulaşıyorsunuz. Trenden inen herkes koşar adımlarla şehrin içine ulaşmaya çalışıyor. Herkesin elinde fotoğraf makinaları, adım başı gördüğü evi, ağacı, renkleri, kanalları, çikolata dükkanlarını, dantelcileri fotoğraflıyor. Kışın gitmek insanı zorlayabilir ama güneş yüzünü gösterdiğinde soğuk bile olsa aldırmıyor, her sokağa girmek, her ayrıntıyı hafızanıza kaydetmek istiyorsunuz. Biz gittiğimiz gün hava 4 dereceydi, gerçekten soğuktu ama yine de değerdi. (Bu arada yaz aylarında, özellikle hafta sonları rahatsızlık verecek derecede aşırı kalabalık olduğunu belirtelim.) Dünya çok büyük. Hepimiz bazen hayatlarımızın içinde kaybolduğumuzu hissediyoruz. Yaşadığımız şehirler (özellikle büyük şehirde yaşıyorsanız) üstümüze üstümüze geliyor. Oysa Brugge gibi küçük şehirlerde yeniden kendiniz oluyor, kendinizle buluşuyorsunuz. Küçük bir kafede oturduğunuzda yan masada oturan, dünyanın bir başka ucundan gelmiş bir insana gülümseyebiliyor, konuşabiliyorsunuz. Ya da yürürken kendi ayak seslerinizi duyabiliyorsunuz. (Bir hatırlayın bakalım; en son ne zaman kendi sesinizle yürüdünüz?) Fotoğraf çekmeyi çok seviyorum. Ki Brugge bu konuda insanın önüne tam bir renk skalası sunuyor. Rengarenk boyalı evler, camlardaki perdeler, çiçekler ve tabii gülümseyen yüzler... Her evin içine girme isteği duyuyor insan... Sokak arası gezimizden sonra bu kez kanallarda dolaşmak için tekneye biniyoruz. Biz evlerin arasındaki daracık kanallardan geçerken, yanımızda kuğular süzülüyor. Bu tablonun bir de bahar ve yaz aylarında yaşandığını düşünün; kimbilir nasıl bir güzelliktir. Kanal turunu tamamladıktan sonra bir cafeye oturup yüzümüzü güneşe veriyoruz, kahvelerimizi yudumlayarak... Sonra küçük alışverişler başlıyor dantel dükkanlarında... Artık otomatiğe bağlanmış, dijitalleşmiş dünyamızda el emeğinin, göz nurunun o küçücük örtülere nasıl aktığına şahit oluyoruz. Ve tabii çikolata dükkanları... Her birinin vitrini sanat eseri gibi. İçeri girdiğiniz anda binbir aroma yüzünüze çarpıyor, çocuklar gibi hepsine dokunmak, tadına bakmak istiyorsunuz.

YÜZYILLARDIR DEĞİŞMEMİŞ

Brugge bir Ortaçağ kasabası. Yara almamış, yıpranmamış, bozulmamış. Kentte 100 bin kişi yaşıyor ve herkes yaşadığı kentin değerinin farkında. Herkes güler yüzlü. Şehrin büyük meydanına ulaşınca faytonlar karşılıyor sizi... İsterseniz kanaldan yaptığınız turu bu kez faytonlarla yapabiliyorsunuz. Biz meydana bakan bir kafede, cam kenarında oturup yolunda, sessiz, sakin, telaşsız giden hayatı izleyip yemeğimizi yiyoruz. Bu bir günün sonunda Brugge ile aramda kurulan bağın beni bir kez daha buraya getireceğini adım gibi biliyorum. İstasyona doğru yürürken, Aşk Gölü'nün kenarından yürüyoruz. Çevresindeki o görkemli yapıların gölgeleri suya vurmuş, rengarenk. Son kez fotoğraf makinama dokunup, tablo gibi fotoğraflar çekiyor ve "Hoşça kal Brugge" diyorum. Size gezilecek yerler, alışveriş yapılacak yerler gibi listeler yapmıyorum. Çünkü hepsi, şehri yürüyerek dolaşırken karşınıza çıkıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER