Türkiye'nin en iyi haber sitesi
BAŞYAZI MEHMET BARLAS

Anayasa değişse de olur değişmese de...

Çok uzun yıllar önce, 1960'lı yılların başında Batman'a gitmiştim.
1962'nin Batman'ı bugünkü Batman'dan çok farklıydı.
Yoğun bir yoksulluk vardı.
Sofralara örtülen muşambaların eskimiş olanlarını kışlık giysi olarak kullanan insanları hatırlıyorum.
Petrol arayan yerli ve yabancı teknisyenlerin lokalleri bu yoksulluğun dışındaki adalar gibiydi.
Bir akşam bu teknisyenlerle oturmuş sohbet ediyorduk.
Karlı yağmurlu bir hava vardı dışarıda.
MTA'nın kuyularına giden yollarda çamura batıyordu araçlar.
Bir mühendis girdi lokale.
Kasasında kırsal kesimden gelen işçilerin bulunduğu kamyonu, yolda çamura batmış.
Pencereyi açıp arkaya, işçilere doğru "Kamyonu itin" diye bağırmış.
Biraz sonra bakmış ki kamyonda hiç hareket yok.
"İşçiler artık beni dinlemiyorlar mı" diye kuşkuya düşmüş.
Şoför mahallinde oturduğu kamyonun kapısını açıp, çamura atlamış.
Arkaya gitmiş.
Bakmış ki işçiler tempo tutup, itiyorlar kamyonu.
Ama kamyonun kasasında durup çamura inmeden, şoför mahallini itiyorlarmış.
Hem söyleneni yapıyorlarmış, hem de yapmıyorlarmış yani...

Ankaralılar

Bundan 50 yıl önce Batman'da dinlediklerimi şimdi hatırlamamın nedenini belki anlamışsınızdır.
Yine Türkiye'nin şoför mahallini itmeye veya çekmeye çalışır gibi yapıyor birilerimiz.
Kaçıncı defadır ki Anayasa değişirse bu kamyon bataktan çıkıp ilerlemeye başlayacak, hem demokrasi hem de kalkınma kalıcı bir hıza ulaşacak sanıyoruz.
Oysa biliyoruz ki çok partili demokrasi 1924 Anayasası varken geldi.
Yine gördük ki 1961 Anayasası varken 12 Mart 1971 askeri darbesi oldu ve "Rejim" bundan hiç yüksünmedi.
Turgut Özal'ın Türkiye'yi kökten devletçilikten çıkartan transformasyon eylem programı da, 12 Eylül'ün hemen ertesinde, 1982 Anayasası'nın mürekkebi henüz kurumamışken gerçekleşti.
Tabii ki daha özgürlükçü, kuvvetler ayrılığını eşitlik üzerinde kurmuş, askerler siyasetten uzaklaştırılmış, dünyevi kutsalların ve tabuların olmadığı, kanunlar önünde bireyin devletle eşitlendiği, hukukun devletin de üzerinde olduğu bir anayasaya sahip olmak güzel bir şeydir.
Son değişiklik taslağını hazırlayanlar da, yamalı bohçaya benzeyen bu Anayasa'ya yeni yamalar yapılarak ancak günün kurtarılabileceğinin farkındadır.

Değişse de değişmese de

Ancak biliyoruz ki Anayasa değişse de değişmese de Türkiye yoluna devam edecek.
Yakın yıllarda gittiğim Batman modern ve gelişen bir kent görüntüsü veriyordu.
Kamyon kasasındaki Batmanlılar asfalt yollar üzerinde kendi araçlarını kullanıyorlar, kendilerine özgü siyasi söylemlerini seslendiriyorlardı.
Tüm Türkiye aynı görüntüde bugün.
Ankara'da ise birileri hâlâ kamyonun kasasından şoför mahallini geriye çekerek, kamyonu yavaşlatacaklarını sanıyorlar.
Direksiyonda artık kendilerinin bulunmadığının farkına varmanın dehşeti içindeler.
Girişimciler Anayasaya göre yatırım yapmıyor...
Siyasi partiler Anayasa'ya göre bir gün kapatılmak için kurulmuyor.
Artık ne yapılırsa yapılsın "Cumhuriyet'in ana sütunu" demokrasidir ve özgür insandır.
Devlet efendi değil hizmet aracıdır artık.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA