YAZARA MAİL GÖNDER Eski dünyada başarılı olmak insanları öfkelendirir

YAZARLAR

Başarının değil başarısızlığın daha çok ilgi çektiği bir coğrafyada yaşamaktayız.
Televizyonlarda reyting alamadığı için kaldırılan programlar ve diziler medyanın daha fazla ilgisini çekiyor. İflas etmiş girişimcilerin, çalıştırdığı futbol takımı son maçta yenilmiş teknik adamların haberlerine adeta özlem duyuluyor.
Barışı veya ekonomik gelişmeyi hedef alan icraatın sahipleri olan siyasetçilerin başarısızlıklarına dönük beklentiler de, köşe yazılarının ana çizgisini oluşturmuyor mu? Sizin de yaşadığınız ülkede barışın egemen olması değil, oy vermediğiniz siyasetçinin başarısız olması daha önemli sanki...
Kimse ölmeden cesaretlendirilmeye, başarılarından ötürü övülmeye layık görülmüyor.
Eski dünya böyle... Başarısızlığı adeta kutsayan bir toplumsal ruh haletine rağmen, hâlâ nasıl her alanda yeni isimler çıkıp, daha ileri ve daha gelişmiş bir çizgiye ulaşmak için kendilerini ortaya atarlar, bunu anlamak kolay değil.

Yaşlı Yahudi'nin öyküsü

Kıtalararası bir uçak yolculuğunda koltuk komşum olan yaşlı bir Yahudi eski ve yeni dünyanın farkını, yaşadıklarını aktararak anlatmıştı. Bunu yıllar önce yazmıştım.
Kimyagermiş... 2'nci Dünya Savaşı döneminde yaşadığı Doğu Avrupa ülkesinde Naziler tarafından toplama kampına atılmış. Kolundaki dövmeyle yazılmış mahkûm sayısını göstermişti bana.
O kamptan kaçıp, Kızıl Ordu'ya katılmış, Berlin'e girenler arasında bulunmuş.
Daha sonra İsrail'e göç etmiş. İsrail'in hem kuruluşunda, hem de sonraki savaşlarında, makineli tüfekçi olarak görev almış. Bu arada bir şirket kurmuş, para da kazanmış.
Devamını şöyle anlatmıştı bu yaşlı Yahudi...

Hemen ihbar etmişler

- Kazandığım parayla hayalini kurduğum Amerikan yapımı gösterişli bir otomobil aldım ve akşam mahalleme o arabayla geldim. Ertesi gün işyerimi vergi denetçileri bastı. Komşularım yeni otomobili görünce beni "Vergi kaçakçısı" diye ihbar etmişler. Bu tür davranışlar hiç kesilmeyince Amerika'ya göç ettim. Şikago'da bir iş kurdum ve orada da para kazandım.
Bir gün bir Bentley marka otomobil aldım. O araba ile mahalleme geldiğimde tüm komşular, ellerine içki şişeleri ve yiyeceklerle gelip, yeni arabamı ve dolayısıyla başarımı kutladılar. İsrail yeni bir devlet ama insanları eski dünyadandı. Amerika devlet olarak İsrail'den eskiydi ama insanları yeni dünyanın insanlarıydı.

Pes etmek yok

Durup bir düşünelim bu noktada.
Hepimizin hayatını olumlu yönde etkileyecek olumlu gelişmeleri siyaseten veya bireysel nedenlerle karşıt olduğumuz insanlar gerçekleştirse de, bunların başarısız olmaları için dua etmeyelim.
Bir de başarılı insanları eski dünyanın başarısızlığa kilitlenmiş alışkanlıkları yıldırmamalı.
Eğer Oslo Süreci'nin veya Habur'un sabote edilmesi ile bu girişim başarısızlıkla sonuçlandığında Başbakan Erdoğan pes etseydi, bugün devam eden "Barış Açılımı" gündemde olabilir miydi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.