YAZARA MAİL GÖNDER Teyzemin bıyığı olsaydı dayım mı olurdu?

YAZARLAR

Olmayana ergi yöntemiyle tarihi yorumlayıp bugüne dönük dersler çıkartmaya çalıştığınızda, tabii ki ilgi çekici sonuçlara ulaşabilirsiniz...
Örneklerle ne demek istediğimi anlatayım.
Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethetmeseydi, bugün Marmaray'ı da Boğaz köprülerini de biz değil, Bizans yapmış olacaktı.
Napolyon Waterloo'da yenilmeseydi, İngiltere'de trafik Fransa'daki gibi sağ yönden akacaktı.
Kristof Kolomb Amerika'yı keşfetmeseydi, dünyanın geri kalan kıtalarındaki insanlar ve biz de domatesi bilmeyecektik.
2'nci Dünya Savaşı'nı Hitler Almanya'sı kazansaydı, Türkiye çok partili demokrasiye geçmeyecekti.
Böyle gerçekleşmeleri imkânsız durumlara ilişkin varsayımları sonsuza kadar sürdürebilirsiniz.

Hayali varsayımlar

2'nci Abdülhamit İttihatçı darbe ile devrilmeseydi Osmanlı muhtemelen 1'inci Dünya Savaşı'na katılmayacak ve yenilgi olmayacağı için de Cumhuriyet kurulamayacaktı.
İngilizler ve Fransızlar Çanakkale Savaşlarını kazanıp önce İstanbul'a sonra da Karadeniz'e 1915'te geçebilselerdi, Rusya'da Çarlık kurtulacak ve Sovyet Devrimi olmayacaktı. Olmayana ergi yöntemiyle geçmişi değiştirerek bugünü yorumlama tarzını çok güncele de mesela şöyle uygulayamaz mısınız?
Kaset skandalı olmasaydı CHP'nin başında hâlâ Deniz Baykal bulunacak ve CHP'de de bugün Mustafa Sarıgül sorunsalı olmayacaktı.
Bu tür düşünce denemelerinin en bilineni de "Teyzemin bıyığı olsaydı dayım olurdu" şeklinde değil midir?

Olanla ölene çare yok

Hepimiz biliriz ki aklın ve mantığın yolu "Olanla ölene çare yoktur" gerçeğinden geçer.
Ne var ki bugün Türk siyasetine bazılarının bakış açıları, yukarıda örneğini verdiğimiz varsayımları andıracak yeni örneklerle devam ediyor. Özellikle bugünün dünyasına ve Türkiye'sine dönük değerlendirmelerde hepimizin sevgisinin ve saygısının üzerinde birleştiği "Atatürk"ü, bugünün siyasi kamplaşmalarına şu ya da bu şekilde bir tarafa çekmek çabaları, günlük gelişmeler arasında.
Bizim tarihimizdeki herhalde gelmiş geçmiş en gerçekçi ve en akılcı devlet adamı olan Atatürk 21'inci yüzyıl dünyasına ve Türkiye'ye 1930'ların koşulları değişmemiş gibi bakan bazı kesimlerin "Atatürk olsaydı" varsayımıyla siyasi kamplaşmaları körüklediklerini görseydi, "Bunlar ne akılsız adamlar" demez miydi?

Akla davet

Düşünün ki Atatürk hayata gözlerini yumduğunda Hitler (Führer) Almanya'da, Mussolini de (Duce) İtalya'da iktidardaydılar.
Atatürk de tek parti CHP'nin "Ebedi Şef"iydi. Sovyetler de Türkiye'den Kars'ı, Ardahan'ı ve Boğazlar'da askeri üs verilmesini henüz istememişti.
Artık akıl dışı çeşitlemeleri siyaset etmek zannederek tarihi ve bugünü çarpıtmayı bırakmalıyız. Olanları ve ölenleri yok sayamayız.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.